“en derinlerimde yatan duygularımı seziyor, aslında birbirimize yabancı olmamıza karşın neyin beni üzüp canımı acıttığını biliyor, buna karşılık beni tanıyan kişi değerimi anlamıyor ve paramparça ediyor beni.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Keyfim çakı gibi," diye yazdı Davies mektubuna.
Sonra karaladı adını altına: "Seni seven sevgilin, Willie."
Kucaklaşma niyetine koyduğu çarpı işaretleriyle. Bir kadeh de içmişti
Rumlu çaydan; ve ahır soğuk olsa da,
Uzun zamandır ilk kez kanı sıcak akıyordu; harcayacak harçlığı da vardı.
Kış geçiyordu; yakında düzelecekti yılın havası.
Uyamadı o gece. Karanlığın içinde kaskatı,
İnledi ve çiftlikteki o pazar günlerini düşündü;
Hani bir tarla kuşu kadar neşeli dışarı çıktığı,
En güzel takım elbisesiyle, kol kola gezinmek için
Kahverengi gözlü Gwen’le, ve fısıldamak için kulağına
Kızın duymayı sevdiği o sade, aptalca şeyleri.
Ve sonra düşündü: Yarın gece ağır adımlarla yürüyeceğiz
Siperlere doğru, ve botlarım paramparça.
Beş millik o ağır, yapışkan kil ve buz gibi çamur,
Ve perişanlıktan başka her şeyin unutulup gittiği o yol.
Bu gece keyfi çakı gibi; ama yakında ölecek o.
Ve savaş hâlâ devam ediyor; Davies bilmiyor nedenini.
Evli eşin cinsel taleplerini karşılamamanın sonuçları ciddiydi. Eğer reddetme karşı tarafın mastürbasyon veya zina yapmasına yol açmışsa, o zaman reddeden eş bu günahın suçunu paylaşıyordu. Ayrıca seksi geri çeviren eş ciddi fiziksel tehlikelerle karşılaşabiliyordu. Nitekim Paskalya arifesi gecesinde Sırp bir papaz eşi ve bir ineğin başından şunlar geçmişti:
"[Seksin yasak olduğu] Kutsal Cumartesi akşamı bir şehvet iblisi papaza eziyet ediyordu. Cinsel perhizi hatırlayan karısı adamın dürtülerini tatmin etmeyi reddetti. Sonunda papaz ahıra gidip bir inekle rahatladı. Ertesi gün Paskalya kutlaması yapılırken kuş sürüleri kiliseye saldırdı. Bunun üzerine papaz kapıların ve pencerelerin kapatılmasını emretti ve cemaatin önünde gözyaşları içinde günahını itiraf etti. Daha sonra papaz ve cemaattekiler kapıyı açtı ve zarar görmeden oradan ayrıldılar. Ne var ki, papazın karısı dışarı çıktığında kuşlar saldırıya geçip kadını paramparça ettiler."
Bu kıssadan alacağımız hisse açıktı: Eşi onun şehvetini giderseydi, papaz günah işlemeyecek ve kadın da böyle feci bir bedel ödemeyecekti.