Böylece, ben hâlâ imparatordum ve kişisel hayatıma güvenli ve hızlı bir dönüş yapma hayallerim paramparça olmuştu. Augustus'un zaman zaman yaptığı Cumhuriyet'i geri getirme konuşmalarında samimi olduğunu, hatta amcam Tiberius'un iktidarı bırakmaktan söz etmesinin sandığım kadar sahte olmadığını söylemeye başladım kendime. Evet, sıradan yurttaş için, fanatik Cumhuriyet ağzıyla, "Ne yani! Sakin bir zamanda iktidarı Senato'ya devretmek çok mu zor?" diye homurdanmak kolaydı. İşin zorluğu, ancak o sıradan yurttaşın kendisi imparator olursa anlaşılabilirdi. Zorluk, "sakin bir zaman" sözündeydi: Sakin bir zaman yoktu. Ortamda her zaman huzur bozucu unsurlar mevcuttu. Tüm içtenliğinizle, "Belki altı ay sonra, belki bir yıl sonra," diyebilirdiniz. Ama altı ay sonra, bir yıl sonra, hatta ortamdaki huzur bozucu unsurlarından bazıları başarıyla bertaraf edilse bile, onların yerini alacak sorunlar baş gösterecekti. Tiberius ve Caligula'nın geride bıraktığı karışıklık temizlenince ve ben, Senato'ya, sorumlu bir yasama organı gibi davranarak özsaygısını yeniden kazandırınca -özsaygı olmadan özgürlük olmaz- iktidarı devretmeye kararlıydım. Ama Senatörlük Sınıfı'na ancak hak ettiği kadar saygı gösterebilirdim. Var olanın en iyilerini sokmuştum Senato'ya; ne var ki, imparatorun keyfine boyun eğme geleneğini kırmak çok zordu. Benim yumuşak mizacımdan şüpheleniyor ve onlara doğal bir nezaketle davrandığımda, ellerinin ardından terbiyesizce birbirleriyle fısıldaşıyorlardı. Ve sonra, bazen olduğu gibi, sabrım taşıp öfkelenince, hoşgörülü bir öğretmenin tahammül sınırlarını zorlamış okul çocukları gibi, suspus olup titremeye başlıyorlardı. Hayır, henüz işi bırakamazdım. Monarşi karşıtı başarısız bir isyanın liderlerini öldürtmek zorunda kaldığım için teoride, kendimden utanıyordum; ama
Sayfa 249·Kitabı okudu
Bir kalp, neyle yönetilir? Sevmekle mi? Bu hiç de kesin değil. Aşk acısının ne olduğu bilinebilir, aşkın ne olduğu bilinemez. Aşk bu durumda, yoksunluk, özlem, boş kalmış ellerdir. Coşku duyamıyorum; bana iç sıkıntısı kalıyor. Cennet olduğu sanılan bir cehennem. Oysa, bu bir cehennem. Beni boşluğa terk eden yaşam ve aşk diyorum. Hareket, zorlama, ayrılık, içimde paramparça olmuş bu ışıksız kalp; gözyaşlarının ve aşkın tuzlu tadı.
Sayfa 176
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rilke
. "Paramparça olmuş bir hayatın hikayesi ancak ufak tefek parçalar halinde anlatılabilir." .
Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
"Mutlu bir çocukluk için asla geç değildir," sözünü duymuşsunuzdur. Bu, özellikle erken çocukluk döneminde travma yaşamış olan kişiler için uygundur. Korkudan donmuş olan o çocuk nihayet serbest kaldığında çok şeye yetişmesi gerebilir. Mümkünse onu yüreklendirin. Bütün çocuklar mutluluğu hak eder. Bütün yetişkinler de öyle. Cehennemden kurtulduğunuzda bir rahatlama ve minnet hissedersiniz. (Bunları hissetmiyorsanız travmadan henüz kurtulmamışsınız demektir.) Travmanızı çözümlerken, asla sona ermeyen kâbuslar, sizi paramparça eden acı ve boğazınızı tıkayan çığlıklar dünyasından ayrılır ve karanlıktan hatırladığınızdan da aydınlık, her şeyin düzletildiği bir dünyaya, “artık paramparça olmadığınız” bir dünyaya adım atarsınız. Kutlama vakti gelmiştir.
Sayfa 354·Kitabı okudu
Ayrıldı gitti fakat aşkını gönlümde bıraktı Kalbim onun ayrılığından paramparça kaldı.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Şiir
Mükemmel arkadaş fazla kırılgan görünüyor,paramparça olmamasına imkan yok.