belkıs

belkıs
@pepite
İnsan doğar. On-on beş yıl sonra dünyanın nasıl bir yer olduğunu ve doğumla ölüm arasına nasıl hapsedildiğini fark eder. Bu aslında bir histir, bilgi değil. Ve ilk tepkisini verir. Avazı çıktığı kadar bağırarak. Bu çığlık, bir kalabalığın içinde cüzdanını çaldırdığını fark eden kişinin çaresiz haykırışına benzer. Önce, aşağılayan ve umursamaz bakışlar atan kalabalık, sonra da aşırı gürültüye dayanamayıp,içlerinden birini, bağırıp çağıranla konuşmaya gönderir. O da gidip “Bizde çaldırdık cüzdanı, ne var? Senin gibi kıçımızı yırtıyor muyuz?” der. Böylesi bilimsel bir müdahale için, genelde diplomalı olanlar tercih edilir. Kalabalığın kayıtsızlığı karşısında yavaş yavaş sesi kesilen yaygaracı, gerçeği kabullenir ve çevresindeki boşluğu insanlarla doldurur. Buna,büyüme denir. Yetişkin olma.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Travmatik olan hayattı. Hepsi. Bütün hayat. Her şey. Özellikle de, travmatik gibi durmayan ne varsa. Doğmak gibi. Dolayısıyla, doğum sonrası depresyon, yeni annelerin yakalandığı psikolojik bir hastalığın değil, hayatın tanımıydı. Hayatta kalma isteğinin. Hayata rağmen.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Modern suçun anası günah değil, açlıktır.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
İnsanoğlunun gerçek mükemmelliği, neye sahip olduğunda değil, ne olduğunda saklıdır.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
… Diğer yandan, kendilerine ait hiçbir özel mülkü bulunmayan ve sonu gelmeyen bir açlığın pençesinde kıvranan birçok insan, tıpkı yük hayvanları gibi, kendilerine hiç de uygun olmayan işleri zaruretin akıldışı, aşağılayıcı zorbalığı yüzünden yapmaya mecbur kalırlar. Bu insanlar yoksullardır; yol yordam bilmezler, doğru düzgün konuşamazlar; ne medeniyet, ne keyif dolu incelik ne de yaşama sevinci vardır onlarda. Onların bu kolektif gücünden insanlık büyük bir maddi refah sağlar. Ama elde edilen tek sonuç maddi kazanımlardır ve bu kazanımlarında yoksul insanlara hiçbir faydası yoktur. Onlar, kendilerini adam yerine koymayan tam tersine, bilinçli bir şekilde ezen bir gücün sonsuz küçük zerrecikleridir ve gerçekte, söz konusu bu güç yoksulun ezilmesini, bu sayede ise daha itaatkâr olmasını tercih eder…