Bütün kadın hastalarına böyle kaba mı davranıyorsun?" Sesim zindanımın boş odasında yankılanıyordu. "Omzundaki yarayı tedavi etmek için LANET MEMELERİNİ ortaya çıkarmana gerek yoktu!" diye bağırdım yüzüne.
İnledi ve altına işedi. "L-l-l-lütfen, Kronos'un şerefi üzerine yemin ederim, bunu bir daha yapmayacağım," dedi.
Korkudan titrerken Hermes Hanedanı'nın balığı beyaz ceketinin cebinde parlıyordu.
"Bana zarar verme," diye yalvardı. "O sadece bir Olimpos melezi. Önemli yok, haberi bile yok. Önemli bir şey değildi. Sadece memelerini görmek istemiştim. Sadece bir anlığına. Çok az Spartalı kadın var," diye geveledi.
Safra tadı alıyordum.
Onu durdurmak için orada olmasaydık neler yapabileceğini düşündüm. Helen'e de neler yapabileceğini.
Genellikle tüm hanedanlarla yakın çalışan, son derece saygın bir doktordu.
"Kronos aşkına, lütfen," diye yalvardı, gözyaşları yüzünden akıyordu. "Önemli bir şey değildi. Onun bir önemi yok."
"Kronos seni kurtarmayacak," dedim karanlık bir sesle. "Senin gibi pis, şerefsiz sapıkları umursamaz."
Güçlerimi harekete geçirdiğimde göğsümde bir acı hissettim.
Daha çok mücadele etmeye, çığlık atmaya başladı. Biri bana yardım etsin! Lütfen!
Çenesini kabaca kavradım ve başını geriye doğru çekerek gözlerinin içine baktım. "Sana bir sır vereceğim," dedim, sesim düz ve soğuktu. "Alexis Hert hayal edebileceğinden çok daha önemli ve benim korumam altında. Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun? Benim olan birine zarar verdin."
Sayfa 337 - Augustus der geçeriz. Kharondan sonra fav crush·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Pencereden süper mini bir etek giymiş bir
kadını seyretti, içinden, nerdeyse alıştım, yazık, diye geçirerek, yine de kadının üstünde bir şeyler olmalıydı yoksa soyacak bir şey kalmıyordu, çıplak ten çıplak tendi sonuçta..