Oradaki halka karşı önyargı mutlaka var, tanıdıkça insan olarak görüyorsun. Oysa önce potansiyel bir suçlu olarak bakabiliyorsun. Halkla kahvelerde sohbetlerimiz oluyordu. Tabii komutandan komutana fark oluyor. Bizim yüzbaşımız gayet bilinçli, iyi bir insandı. Halkla sürtüşmeye girmedik. Bizim önümüzde üç dört köy ve kasaba korucu oldular, yanımızda yer aldılar, sorun olmadı. Sorun olması gerekirken bile olmadı. "Terörist geliyor mu?" diyorsun. "Vallah gelmedi komutan," diyor. Psikolojik yanaşıyorum, "sana gelmemişse amca, ben de köy çocuğuyum, küçük yerde duyulur, komşuna gelir," diyorum. "Vallah geldiyse bile gözüm değmemiştir," diyor. Bir çatışma sonrası, doküman buluyorsunuz, "bu köye gidildi propaganda yapıldı" notlarını okuyorsunuz. Gözü değmeyen muhtara bir ay önce terörist gelmiş, şu malzemeleri vermiş. Tabii siz söylemiyorsunuz, ne yapacaksınız muhtarı öldürecek misiniz? O da mecbur. İsterseniz baskı da yaparsınız, ama biz öyle şey yaşamadık..
Sayfa 62 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Askeri birliklerce çekilmiş video filmleri gösteriliyor. Şurada, burada çatışma oldu. Şu komutanın hatası oldu, bundan dolayı böyle zayiatlar verildi. En tepeye bir gözcü çıkaracaksın, sonra birliği oradan geçireceksin. Komutan orada gözcü çıkarmadığı için 15-16 askerimiz şehit olmuş gibi bilgiler de veriliyordu. Hatta bu PKK'ya karşı daha hırslanmamız için albaylar kurs veriyor. Kürt diye bir şeyin olmadığı, dağda karlık yerde gezerlerken çıkardıkları kart kurt seslerinden dolayı bu adamlar kendilerine Kürt demişler, aslında Kürt değiller, bunlar aslında bizim gibi Türk'tür, diye şeyler anlatılıyordu. Acıma hissini ortadan kaldıracak, bir sürü insanın tüylerini diken diken edecek şekilde devamlı propaganda var tabii. İnsan ister istemez etkileniyor. Ben askere gittiğimde 28 yaşındaydım, ben bile etkilendim, 20 yaşındaki çocukları siz düşünün..
Sayfa 42 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Reklam
...Sonuçta, partiler propaganda bakımından giderek daha çok psikolojik ve ideolojik; siyasal yaklaşım bakımından giderek daha çok saldırgan ve nostaljik hale geldi.
Hakikaten öyle, ağzından tek bir cümle için saatlerce alakasız konuları dinleyen halk kitleleri var. Sizden duymak istediğimiz dışındakilerle ilgileniyor muyuz? hayır.
“ Çünkü barışsever filler savaşı sevmezler.”
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Dinlenmeyi reddetmek, daha kuvvetli cazibelere dönük arayışa yol verir, fakat on­ların etkisi de çok geçmeden yavanlaşır. Sorun, rehberlerin propaganda ettigi ve sosyal medyalarda sunulan hazların ar­tık bir salınımı öngörmemesidir. Böylece insanlar, dur du­rak demeden, bir sonraki hazzın ne olacağı sorusunun işkence edici baskısına maruz kalırlar.
«Or­manlarda yakaladığımız maymunları giydirip şehre getiriyoruz; bizim savaşa karşı propaganda yapma­mız yasak olduğu için, propagandayı onlara yaptırı­yoruz. Nefis bir fikir, yoksa o kadar nefis değil mi?»
Sayfa 130
Edebiyat
Reklam
Reklam