Kahretti
Zihnimde bunun nasıl bir alay olacağını hayal ettim: kurbanlık hayvanlar, libasyonlar, tanrı onuruna korolar, tütsüler ve kutsal alanı çevreleyen şehrinizin gençleri, ruhları tüm kutsallıkla
Edebiyat
Bürokrasi devletin hayaleti olarak kalıyor.
Bürokrasi "devlet biçimciliği"ni oluşturuyor, "biçimcilik olarak siyasal devlet"i oluşturuyor ve Hegel de bürokrasiyi böyle bir biçimcilik olarak betimliyor. Bu "devlet biçimciliği" gerçek bir güç olarak meydana getirildiği ve kendi öz maddesel içeriğini kendine kendi sağladığı için bürokrasi, bir pratik yanılsamalar dokumasından başka bir şey olamıyor; "devlet yanılsaması"ndan,"siyasal yanılsama"dan başka bir şey olamıyor. Bürokratik tin köküne kadar cizvitçe, köküne kadar tanrıbilimsel bir tin oluşturuyor. Bürokrasi la république prêtre [bir rahipler topluluğu] anlamına geliyor.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Il y a une volupté à se faire des reproches à soi- même. Quand nous nous condamnons, nous sentons que personne n’a plus le droit de nous condamner. C’est la confession et non le prêtre qui nous donne l’absolution.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Prtre
Sen birine kötülük edeceğine, bırak sana kötüluk etsinler! Ruhunun temizliğini koru! Yetenek sahibi insan, ruhça herkesten daha temiz olmalıdır. İnsanlar başkaların da hoş gördükleri pek çok şeyi, sanatçıda hoş görmezler. Evinden tertemiz bayram giysileriyle çıkmış birine yoldan geçen bir arabadan azıcık bir çamur sıçramayagörsün, herkes parmağıyla bayram giysisi çamurlanmış adamı gösterir, ne kadar özensiz, düzensiz olduğundan söz eder. oysa aynı insanlar, leke içindeki gündelik giysileriyle yam başlarından gelip geçen onlarca kişiyi fark etmez. Çünkü gündelik giysideki leke görülmez.'
İş bankası·Kitabı okudu
Edebiyat
Sade'in sefihleri tektanrıcılığın Tanrı'sına doğanın ilahiliğine hizmet etmek amacıyla başkaldırmışlardır. Ama insanların yaptığı her şey doğalsa, din nasıl doğaya aykırı diye belirlenir? İbadet seksten daha az doğal değildir; erdem kötülük kadar doğaldır. İnsanların yaptığı her şey doğa tarafından buyurulmuşsa, ahlaka ve göreneğe boyun eğerken de doğaya uyuyorlardır. Sade Dialogue entre un prêtre et un moribond kitabında dini doğal insanlığı yozlaştırmakla suçlar. Peki, neyi yozlaşma sayacağız? Tıpkı Milton'ın Paradise Lost (Kayıp Cennet) şiirindeki Şeytan gibi, Sade'ın düsturu da "Kötülük, benim iyiliğim ol" şeklindedir. Ancak doğal olan her şey iyiyse, kötülük diye bir şey olamaz.
Sayfa 111 - Yapı Kredi Yayınları • Tanrı Düşmanları·Kitabı okudu
Reklam