doğ dedi ay ve geldi yeni gün
şov devam etmeli dedi güneş
kimin için durmuş ki hayat
sen yürümek istemesen de
hayatın hüneri bu işte
unutturuyor sana onları ne çok özlediğini pul pul dökülüyor derin ta ki
gidene kadar dokundukları her bir zerre gözlerin sadece sana ait
artık onlara bakan gözler değil
elbet sonu da gelecek
başlangıç denen bu şeyin
durma şimdi
aç kapıyı kalan günlere
-zaman
Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun!
Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?
“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
İstemem!
İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek…
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
Kimi için para pul, kimi için şan şöhret, kimine kıdem itibar, kimine ten sehvettir esas tuzak! İnsan neye fazlaca kıymet veriyorsa şu dünyada, evvela ondan kurtulması şarttır .