Bilmiş Bütün zula'lar Eğri hançer, kara mavzer, kan pusu. Ve insan düşüncesinin o en orospu, O en ayıp, frengili yemişi, Çıldırtılmış uranyum Bilmiş, Bilsinler! Sana nasıl yandığımı Uuuuy gelin...
Edebiyat
Mantığı aldıktan sonra askerlik insanın hoşuna bile gidiyor, disipline alışacaksın, otorite olacaksın, tartışma, mütalaa yok, aşırı baskı var. Eğitim çok ağır ama, oraya gidince faydasını fazlasıyla görüyorsun, hatta eksik kaldığını bile hissediyorsun. Her şeyden önce askerine bir şey olmayacak, terörist de öldürebilirsen, büyük başarı. Araziye çıkma, pusu, intikal, intikallerde hareket tarzı, harita bilgisi, silahlar, liderlik dersleri, bölücü terör örgütünün kuruluşu, amaçları, hangi ülkeler nasıl destekliyor, halka nasıl davranılacak, terörist yanlısı ve devlet yanlısı köyler nasıl ayırt edilecek? Bunları pratiğe dökmek gerçekten çok zor. Köye önyargılı gidiyorsun. O kadar eğitimden sonra herkesi terörist görüyorsun. Eğitimde bu bilinci yerleştiriyorlar, ama biraz aşırı oluyor tabii..
Sayfa 220 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tarladan bahçeden geçiyoruz, ot yığınları var, gece karanlık, yapacak bir şey yok, eğlence arıyor insan, rütbeli de bir şey söylemiyor. Sigarayı söndürmeden atıyorsun. Her yer çalılık küçük bir alevde gidiyor. Ben de attım, neden yaptığımı bilemiyorum. Aklıma geliyordu, düşünüyordum: Ben bunu niye yaptım? Köylünün hayvanına yedirmek için yığdığı otlar, çalıları yakıyorum. Birliğe giderken bir patikada sivil bir köylü görünce rütbeli sana onu aratıyor. Uzaktan geleni görüyorsun, gidebileceği mevkii kestiriyor, pusu atıyorsun. Yani yolunu kesiyoruz. Hemen durduruyorsun, yere yatırıyorsun, ayak bileğinden yatırıp elini tersiyle koyup, dipçiği de dayayıp, silah zaten dolu, sana bir tepki gösterse belki de tetiğe dokunacaksın ve o insanı pat diye öldüreceksin. Ben yapmadım, o ortamlardan kaçtım, ot yakmadan sonra, pişman oldum. Niye yaktım, niye bu aptallığı yaptım?
Sayfa 178 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
"Ermenistan sınırında görev yapacaksınız, gece sabaha kadar kalıyorsun" dedi. İlk akşam astsubay kılavuzluk yaptı. İki akşam sonra, araziyi tanıyınca kendi başıma askerle araziye çıktım. Askerin hepsi uyuyor, bir tane sağlam yok... "Hiçbir akşam bir şey olmadı" deyip uyuyorlar. Sabahtan akşama kadar uyusan da, uyku basıyor ya da hayallere dalıyorsun, uyanıksın ama uykudasın. Bir gün araziyi dolaşırken çıplak yerde pusu attığımızı fark ettim. Asker burada gerçekten satrançtaki piyon..
Sayfa 138 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
Zaman bir yılanın karın derisi gibi derin katmanlar oluşturmuştu. Her katmanda duraklamadan ilerleyemiyordu sanki. Üstelik her bir katmanda, çeşit çeşit kuşku kendi silahlarıyla pusu kurmuştu. Bu kuşkularla savaşıp, onları sessizce yok ederek ya da çarpıp devirerek ilerlemek olağanüstü bir çaba gerektiriyordu.
pusu
Dilsiz tarih yoktur. Ne kadar yoksalar ne kadar yırtsalar ne kadar yalansalar da insanlık tarihi ağzını kapamayı reddeder. Köhne düzeni yıkan bir deprem olur o zaman. Eduardo Galeano
Sayfa 17·Kitabı okuyor