s

Biz şimdilik son sayı diye bir şey olmadığını biliyoruz. Belki de unuturuz bunu. Hayır, hatta herkesin yaşlanması nasıl kaçınılmazsa biz de yaşlandığımızda unutacağız. İşte o zaman biz de sonbaharda ağaçlardan kopan yapraklar gibi, yarından sonraki gün sizin başınıza geleceği gibi, kaçınılmaz olarak düşeceğiz.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Biz
-Yevgeni Zamyatin sf.178
Ama sadece içine bir şey kaçan göz, yaralı parmak ya da ağrıyan diş kendini hisseder ve bireyselliğini kavrar. Sağlıklı göz, parmak ve diş âdeta yoktur. Kişisel bilincin bir hastalıktan ibaret olduğu apaçık ortada değil mi?
Sayfa 135·Kitabı okudu
Antik çağlarda yaşayan Hıristiyanlar, mükemmellikten uzak olmalarına karşın bizim yegâne seleflerimiz, bunu anlamışlardı: Onlara göre itaat erdemdi, gurur ise kusur, "BİZ," Tanrı'dan, "BEN" ise Şeytan'dan geliyordu.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Hatırlıyorum: Sersemce gülümsedim ve sebepsizce şöyle dedim: "Çok sis var..." "Sisi sever misin?" Çok eski, uzun zaman önce unutulmuş "sen"e, efendinin kölesine hitabına geçmişti, yavaşça ve keskin bir şekilde anladım ki evet, ben bir köleydim ama bu gerekli, iyi bir şeydi. "Eh, pekâlâ..." dedim kendi kendime sesli olarak. Sonra ona dönüp: "Sisten nefret ediyorum. Sisten korkuyorum," dedim. "Demek ki seviyorsun. Korkuyorsun çünkü senden güçlü, nefret ediyorsun çünkü korkuyorsun, seviyorsun, çünkü ona boyun eğdiremiyorsun. Ne de olsa sadece boyun eğdiremediğini sever insan."
Sayfa 81·Kitabı okudu