Son 4 yıldır hayatımın nasıl geçtiğine dair düşünüyorum da, hatırımda kalan çoğu anı olumsuz duygulara, hislere ait. Sizlerde de böyle mi dostlar?
Pandemi dönemi, dünyadaki savaşlar, masumları canından etme, Doğu Türkistan meselesi, Türkiye'deki bitmeyen ve zaman geçtikçe de iyice yobazlaşan olaylar ve insanlar.. öyle çok örnek veririm ve verirsiniz ki.
Çok üzülerek söylüyorum ki artık yolun kenarında hayvan seven birini hayvanı sevmeyi bırakıp yoluna gidene kadar gözümle takip ediyorum. Maalesef korkuyorum, maalesef. Bu duruma kahroluyorum. Bir günümün güzel geçebilmesi için haberleri izlememem gerekiyor.
Bir de böyle büyük büyük sorunlar yetmiyormuş gibi özel hayatımdaki insanlardan duyduğum hikayeler.. öyle iğrenç şeyler yaşıyorlar ki insanlar. Anlamıyorum, anlayacak gibi de hissetmiyorum kendimi. Binlerce sorunun arasında iyi duygularımızdan olmuşken, insan ne ister başka bir insandan? Neden insan insanın kurdu olur?
Öyle doluyum, öyle doluyum ki. Umudun, neşenin, heyecanın nasıl bir his olduğunu unutturmaya çalışıyorlar. Çünkü umudunu kaybeden bir milletin, bir toplumun direnme gücünü de gösteremeyeceğini iyi biliyorlar.
Üzülüyorum artık vatanıma, insanıma..
Neden hep alçak bu dünya?
Şuan kendi kendime Dostoyevski de kimmiş diyesim geliyor ..
Nasıl bir anlatım nasıl bir insanı içine hapsetme ve nasıl muhteşem bir örgüdür bu kitap.. okumakta geç kaldığım içim derin bir burukluk yaşıyorum.. öyle ki kitabı elimden bırakıp alıntı paylaşmak bilhassa sonlara doğru imkansız oldu.. diğer yandan kitabın altı çizili cümleleri her alanda öylesine vardı ki buna gerek duymadım desem yeridir.. ama tecrübe etmiş olduğum gibi bir kez daha anladım ki alıntıları ile aşina olduğunuz kitabı okumak içine girmek ve bu sözleri kimin hangi noktada neden sarfettiğini bilmek apayrı bir keşif..
Yine çok etkilendiğim etkisinden çıkamayacağımı ve unutmayacağımı bildiğim bir eser ve yine çok üzgünüm ..
Gerçekten öyleymiş alanında "Koskoca Sabahattin Ali" ..
"... şimdi de sen anlat bakalım, neler olsun istersin masalımızda, kuşlar prensler sevimli haller?"
'ben isterim ki annem Esma'nın ölümünü daha duymamış olayım, böyle üşümiyeyim, ben isterim ki çocuk kalbimi anlayan annem olmayınca ben de olmayayım. Annesizliği anlatan bir masal anlatın kendimi daha iyi anlamak ve tanımak istiyorum'