8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 191. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:09
Reşat Nuri'nin ölümünden sonra yayınlanan ve ilk basımı 1960 da yapılan kitabı Kan Davası ile geldim bugun.Genelde bütün kitaplarında realist bir bakış açısıyla , toplumun yaralarına parmak basar yazar .Çalıkuşu nda romantizmin ben ayrıca hastasıyım. Neyse gelelim bu kitaba .. Bozova nın Toygar ılçesinde görevli doktorun kapısına gece yarısı bir adam gelir .Doktoru görmek ister .Ama doktorun kendine hayrı yok .Bir hastayı ameliyat ederken eli mikrop kapmış ve sol elini kullanamıyor. Orda yıllardır görülmemiş bir kış hukum sürüyor ve yardım alamıyor. Kapıya gelende köy öğretmeni Ömer .Ömer ona yardim edip sag eliyle sol elini tedavi ettiriyor . Ömer idealist bir köy öğretmeni. Yukarı Sazan köyünden geliyor . Ömer harp sırasında subaylık yaparken yaşadığı unutulmaz olayı anlatıyor doktora. Aslında Ömer Askeri yatılı okulda egitim almış ama sonra öğretmen Okuluna gidip öğretmen olmuş .Ege de bir kasabada çalışırken savaş patlak verir ve o da silah altına alınır. Askeri tren Bozova da durur. .Yanına gelen küçük kız ona su verir uğurlar. Seneler sonra savaş biter ve Ömer Bozova ya öğretmen olarak gelir ve o kızı arar.Ama bulamaz .Hükumette çalışan eski arkadaşı Murat la karşılaşır ve onun Misafiri olur .Murat çevre köylere yapacağı ziyarete Ömer le ,ev arkadaşı Ferhat i da götürür. Aşağı Sazan köyü ne gittiklerinde bir otobüs soygunu olur .Köy halkı Yukarı Sazan köyündekilerin yaptığını düşünür. Yukarı Sazan köyü ile Aşağı Sazan köyü arasında senelerdir süren husumet var .Soygunu yapanlar 8 yaşından 15 yaşına kadar çocuklar. Ömer onları himayesine alır .Köylüler bunu pek hoş karşılamaz. Ama Ömer onları hayata kazandırmak için uğraşır.. Savaş sonrası Anadolu yokluk içinde. Her yerde her zaman oldugu gibi şerefsiz insan çok. Ama neyse ki iyiler de var bu dünyada.
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2026855 okunma
Yaşamın özü, hayatın anlam arayışı..
7/10
·155 syf.··
2026 86. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:34
Auschwitz ve 4 farklı toplama kampında bulunmuş, bir nöro-psikiyatrist.. Evet, yolu kamplardan geçen, bir doktor. Hikayesi gerçek hayattan. Mesleğinin ilerleme sürecinde, bu acı olayların etkisinin çok olduğunu söylüyor eserde. Nedenim vardı, nasılına katlandım diyor. Üçüncü Viyana Psikoterapi olarak anılan "Logoterapi'nin" ve varoluşçu terapinin babası diyebiliriz yazara. Diğer ikisi psikanaliz'le Freud ve Bireysel Psikolojiyle Alfred Adler. Düşününce, aklını kaçırmadan nasıl kurtulmuş diye düşünüyor insan.. Kampların zorlu yaşam şartlarını, tutukluluk halinin bireyde nelere sebep olduğunu, içinde iyilik tohumları olan insanların bile, o kamplardan çıkarken katile dönüşme potansiyeline büründüklerini, mantıklı ele alımlarla anlatıyor terapistimiz. Psikolojisine baktığımda ; eser, duygusal bağlamda ele alınmamış. Daha çok realist bir bakış açısıyla," yaşamın özü anlamdadır " arayışını anlatmış. Ben bu bakış açısını, ajite etmekten daha çok seviyorum. Ve inanıyorum ki ; her insan, her acının içinde gerçekten bir sebep bulursa kendine ve hayata tutunuyor. Hayat yolları taştan diye, çıkmaza düşüp, kendimizi motive etmeyi bırakmak, sebebimizi bulmadan bu hayattan gitmeyi kabullenmek bence de İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap değil. :) Her ne olursa olsun : *Bitirilecek çok acı var. *Nedeni olan nasılına katlanır. *Beni öldürmeyen şey güçlendirir. Logoterapi'yle ilgili ilk önemli eseri okuduğumu düşünüyorum. Meraklısına öneririm. Düşünce dünyanıza sağlık Viktor E. Frankl
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Reklam
Mina Urgan
10/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:34
Fefkalade bir biyografi tadında bir kitap olduğunu söylemek isterim. Cumhuriyetin seksen yılını sağlam bir atatürkçüden ve iflah olmaz bir serseriden dinlemek isterseniz doğru bir kitap ,Mina urganın sıradışı yaşama anlayışı bu günkü feministleri cebinden çıkaracak bir farkındalığa ve ayrıcalığa sahip. Kananımca Türkiye’de entellektüel hayatı her daim solcu ve seküler insanlardan öğreneceğiz onlar her zaman çok daha realist bir örnek ve yaklaşımları var bu kitap su gibi okunacak çok akıcı bir kitap bu kitabı okurken ateist olmakla ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anladım insana sınır koyan en büyük engel her zaman din ve inanç lardır onlardan bağımsız olanlar çok daha berrak bir zihne sahip olup daha üretken ve zengin entel bir yaşamları oluyor Mina bu konuda güzel örnek ona aşık oldum. Bu kitabı seküler insanlara özellikle tafsiye ederim kendinizi bulacaksanız iyi okumalar canlar
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 11:49
Rėnè Quénon çok enteresan bir kafa ve kalemmiş Sonradan tarikât yoluna girip Müslüman olmuş ama belki bir Araptan belki bir Türkten çok daha iyi bir Müslümanlık sınavı vermiş zannımca Modern Dünyanın Bunalımı ve Manevi İlimlere Giriş adlarındaki 2 büyük eserini de okudum Hiç eğip bükmeden yumuşatmadan zamaneye veya siyasi konjonktüre uydurma çabasında olmadan yazıp çizmiş büyük bir alimmiş Bazı görüşleri bana çok katı ve günümüz dünyası içinde ziyadesiyle ütopik gelsede realist ve hak olduğu asla inkar edilemez Çok beğendim çok etkilendim hatta sarsıldım diyebilirim Bundan yıllar öncesine getirdiği eleştiriler sanki bugünlerde ki dejenere yozlaşma taklitçilik sekülerleşme ve modernite için atılan çığlıklar gibi... Yazar Abdülvâhid Yahya yani Quénon bir de bugünlerde yaşasa idi, Sosyal Medya Yapay Zeka gibi mefhumların insanları hatta özelde Müslüman dünyayı dahî bu denli esir aldığını görse acaba ne yorum yapardı?
Manevi İlimlere GirişRene Guenon · İnsan Yayınları · 19974 okunma
Puan vermedi·520 syf.·
2026 421. kitabı
‘ ne diye benim ruhumun âhengini bozdun?” sabahattin ali Sabahattin Ali, kımdır? Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi geleneğini kuran en önemli romancı, öykücü, şair ve gazetecilerinden biridir. Eserlerinde kullandığı sade dil, derin psikolojik tahliller ve ezilen kesimin sorunlarını işleyişi ile edebiyatımızda derin izler bırakmıştır. Toplumcu gerçekçi çizginin öncülerindendir. Eserlerinde genellikle Anadolu insanının yaşamını, bürokrasiyi, eşitsizliği ve bireyin içsel yalnızlığını ustaca harmanladı.  Karakteri ve Sürgünler: Hayatı boyunca siyasi yazıları nedeniyle pek çok kez baskıya uğradı ve hapis yattı. Gazetecilik de yapan yazar, "Sırça Köşk" isimli eserinin Bakanlar Kurulu kararıyla toplatılmasının ardından işsiz kaldı. Eserlerinde genellikle Anadolu insanının yaşamını, eşitsizlikleri ve toplumsal sorunları gerçekçi bir yaklaşımla işledi. Sivri dilli ve toplumcu mizah yazıları nedeniyle Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz gibi isimlerle çıkardığı Marko Paşa ve benzeri dergilerde defalarca yargılandı= ve hapis yattı. Tek parti döneminde 1⅛ yakınlarında başından vurularak öldürüldü. Tüm Eserleri - Oyunlar Şiirler Mektuplar Yazılar Tutanaklar "Bence Sabahattin'in en kuvvetli tarafı ken­ dine benzerliği, temiz ve metotl u bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamı nda realist oluşudur ... Sabahattin köyü, kasabayı, köyl üyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, d uyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla ba­ şarıyor." Nazım Hikmet "
Anı mektup günlük edebiyat şiir
Tüm Eserleri - Oyunlar Şiirler Mektuplar Yazılar TutanaklarSabahattin Ali · Epsilon Yayınları · 2019111 okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Reklam
Reklam