Yıllar akar gider ve gün gelir, sizi en çok girmeyi göze aldığınız sınavların tarif ettiğini anlarsınız. Hayallerinizin, arayışlarınızın, kavgalarınızın da…
Yazarın okuduğum ilk kitabı bozkır çiçekleri oldu. Sade, yer yer vurucu cümlelerle bezeli. Olaylar ve zaman seri şekilde ilerliyor. Her bir karakterin içten içe nasıl da yalnız olduğunu ve kendi varoluş sancılarını, gerçekten ne istediklerini bulmaya çalışmalarını anlatıyor. Okurken ben karakterlerle pek bağ kuramadım, etik ahlaktan yoksunluklar, bunlarla ilgili karakter duygularına çok az yer verilmesi hoşuma gitmedi, o ruh hallerini, ne hissettiklerini daha detaylı okumak isterdim. Diyaloglar, duyguların geçişleri her şey çok hızlıydı ve bir şeyler eksik kaldı dedirtti. Belki başka bir kitabına şans verilebilir.
Hayatla her anlaşmaya varan, varamayanın kederini arttırır, onun garipliğine bir ilmek daha atar. Dünyayı her makul bulan onu ayıplayanı yalnızlaştırır, tuhaflaştırır.