Büyük bir entelektüel başarı elde etmesine karşın yaşamını uyuşturucularda ve sado-mazohist sekste aşırı heyecanlar (o bunlara “sınır-deneyimler” demekteydi) arayarak harcadı ve muhtemelen San Francisco’nun masaj salonlannda kap­ tığı AIDS yüzünden 60 yaşına gelemeden öldü.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Sadece bireyleri sahneye çıkaran, yani mikrotoplumsal ağları eklemlemeyi başaramayan bir adalet terazisinde sado-mazoşist şiddetin kefesi ağır basar.
Sayfa 212-213·Kitabı okudu
Reklam
Abraham Maslow
Belirli birkaç klinik örnek bize pek çok şey öğretebilir. Kadınlarla yürütülen terapilerde sık rastlanan bir olaya değinelim öncelikle. Birçok akıllı kadın, zekâ ile erkeksilik arasında kurduğu bilinçdışı bir özdeşleştirmenin yarattığı sorunlarla boğuşur. Araştırmak, incelemek, ilgi duymak, kanıtlamak, keşfetmek... Bunların hepsini, özellikle de kocası bilinçdışında bunu sakıncalı buluyorsa, kadınsılıktan uzaklaştırıcı şeyler olarak algılar. Birçok kültür ve din kadınları öğrenmekten ve çalışmaktan uzak tutmaya çalışır. Bunun kadınları (sado-mazoşist bir anlamda) kadınsı tutma isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Örneğin kadınlar rahip ya da haham olamazlar. Çekingen erkekler de araştırmaya ilgi duymanın gözü kara bir tavır olduğunu düşünür. Akıllı olmayı ve gerçeği aramayı iddiacı ve gözü pek olmakla bir tutar, böyle bir tutumun da kendinden daha yaşlı, daha güçlü insanların gazabını kendi üzerine çekmek anlamına geleceğini düşünürler. Çocuk da meraklı ve araştırmacı olmayı güçlü anne baba ya da tanrının alanına izinsiz girmek olarak algılayabilir. Yetişkinlerin bunu besleyen tavırlar sergilemesi de sık rastlanan bir durumdur. Çocuklarının özellikle de cinselliğe yönelik heyecanlı, ilgili tavırlarını sıklıkla can sıkıcı hatta sakıncalı bulacaklardır. Çocuklarının ilgisinden hoşlanan ve bunu onaylayan ailelere ise az rastlanır. Buna benzer bir durum sömürülen, ezilmiş, güçsüz azınlıklarda ya da kölelerde de karşımıza çıkar. Bu insanlar çok fazla şey bilmeyi ve özgürce keşfetmeyi sakıncalı bulacaklardır. Ne de olsa efendilerinin öfkelerini körükleyebilir böyle bir şey. Böyle topluluklarda savunmaya yönelik yapmacık bir aptallık tavrı sık görülür. Bu tip durumlarda efendi ya da despot da egemenliği altındaki insanların öğrenme merakını kamçılamaya pek niyetli
Psikoloji
İlk müşterisinin Mitch gibi, havadaki kokudan bile tahrik olan bir fok olması Derdâ'nın işi öğrenmesinde büyük kolaylıktı. Çünkü sado-mazoşizm denilen oyunda, kararsız ya da bir sonraki hamlesini bilmeyen bir sahibeye yer yoktu. Ve bütün köleler, her şeyden önce, titanyumdan inşa edilmiş gibi kırılmaz ve bükülmez bir iradeyle karşılaştıklan için tahrik olurlardı. Aslında, oyundaki roller, sokaktaki insanlanrın gündelik yaşantısının bir parodisiydi. Sadece bir canlandırma. Herhangi bir kasabanın düşman işgalinden kurtuluşunu temsili olarak canlandırmaktan farklı değildi. Yalnız bu parodide, sahibe hayatı, köle de insanı simgeliyordu. Ve bütün insanlar hayat tarafından dövülür, nadiren de ödüllendirilirdi. Bu kadar basit. İnlemelerin duvarlarda böcek gibi süründüğü yatak odasındaki deri ve metal aksesuarlar ise sadece bir ayrıntıydı. Havaya girmek için. Gerçek hayatta onların yerini kartvizitler, evrak çantaları, kravatlar, içinde eşantiyon parfüm şişeleri olan kadın çantaları, numarasız da olsa yakıştığı için takılan şeffaf camlı gözlükler, renkli lensler, saç boyalan, indirimli epilasyon broşürleri, herkesten gizlenerek zayıflamak için satın alınıp yatak odasına konan spor aletleri, yaramaz çocukların çekildikçe çekilmeye alışan kulakları, radyasyon oranının yüksekliği, otuz yıl vadeyle alınan iki odalı bodrum katları, bütün taksitli alışverişler, kanunlar, polis copları, yedikçe kanser yapan gıdalar, içilmese de kanser yapan sigaralar ve siyasi ya da dini liderlerin nurlu yüzlerindeki porselen dişler alıyordu. **Bir de gerçek hayattaki şiddetin önünde ya da arkasında lütfen, rica, özür gibi kelimeler oluyordu. Dolayısıyla insanın, hayatla olan, çoğu acıya, azı zevke dayalı ilişkisini kabullenip oyunu kuralına göre oynaması kesinlikle bir
Alıntı
Arap Sado, her ne kadar yalnızlık çekmese de, yine de tek başınaydı.
Sayfa 24 - Gendaş Yayıncılık
Alıntı
Sado mazo gibi aslında?
Köleleşmek ya da özgürleşmek: Birbirine karışan, modern bedeni tamamen özgür bir çehreye kavuşturan iki dinamik.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Reklam
Reklam