Tam ayar imkansızdır
Puan vermedi·382 syf.··
2026 30. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 20:53
Modernleşme dönemindeki toplum, doğu bati,eski-yeni, bireyin zamanla ilişkisi ve daha pek çok şey...SAE bürokrasinin manasizligini giderek büyümesine rağmen içi boşalan bir kurum haline gelişi çok güzel anlatır. Enstitü işlevsiz kurumların sembolü niteligindedir. İnsanların yeniliği ucu kendilerine dokunmadigi sürece kabul ettikleri menfaatleri değiştikçe mantığın da değiştiğini ve menfaatlerine dokunmadikca sizi kabul ettiklerini hicveden müthiş bir basyapit. Üzerine sayfalarca yazılır,konusulur. Ve Hayri irdal talihsizliğin vücut bulmuş hâlidir.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
10/10
·382 syf.··
2026 4. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 01:04
Bölük pörçük zamanlar da okumuş olsam da hiç ara vermemiş gibi devam ettim,hiç sıkmadı velhasıl sırtını bir yere yaslamadan yaşayamayan her insanın Halit Ayarcı gibi bir velinimeti olmalı. Nuri Efendisiz de olmaz tabii. O olmasaydı ana karakter, Halit Ayarcı'nın dikkatini dahi çekmezdi ve tabii saat hiç bu kadar güzel anlatılamazdı. SAE akıcı bir üslupla Hayri İrdal adlı ana karakterin çocukluğundan itibaren olgunlaşma vaziyetini anlatıyor ve gamsızlığı,pervasızlığıyla ara ara güldürdüğü yerler de oluyor ama en güzeli baba olduktan sonra oğlu Ahmet'le bu özelliğinin yerini keder alıyor. Daha uzun yazamayacağım bunu da okuyup görün :) Son kez Seyit Lütfullah'dan da bahsetmeden geçmeyim. Hayatın gerçeklerini hafif dalgaya almak amaçlı bi Seyit Lütfullah'da iyi giderdi,her zaman değil tabii :)
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Reklam
Değişmiyor hiç kimse!
8/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 21:32
Öncelikle merhabalar; Bu kitabı 10 yıl önce lisede edebiyat kulübündeyken edebiyat hocam önermişti. O zamanlar okuma fırsatım olmadı. Şimdi bir görevlendirme ile Hakkari'de bulunduğum sırada okuma imkanı buluyorum. Bunu anlatma sebebim "Lisede bu kitabı okumuş olsaydım nasıl bir bakış açım olurdu, algılayabilir miydim, olayları nasıl yorumlardım?"sorusunun kafamda yer edinmiş olması. Şu an tam anladım gibi anlaşılmasın bu sözlerim. Hayatın içerisine girip insanları gözlemleme imkanımın o yıllarda olmamasından kaynaklı okuyuşumun  bugünümden ayrı olacağı kanaatindeyim. Mevzu bahis kitabımıza gelirsek, Saatleri Ayarlama Enstitüsü (SAE) adlı kuruluşun nasıl kurulduğunu ana karakterimiz olan Hayri İrdal'ın ağzından dinliyoruz burada.Osmanlı'nın son zamanları ile Cumhuriyetimizin ilk anlarında geçen bir roman kendisi.Tamamını okuduktan sonra daha çok farkına vardım ki anlattığı dönemdeki değişimlere, kültürel yozlaşmaya, toplum yapısına mercek tutan; çokça katmanlı teşbihleri, eleştirileri, yer yer anlaşılması güç manaları ile oturup üstüne uzunca düşünülebilecek güzel bir kitap. Kitabı ikinci büyük karakterimiz olan Halit Ayarcı ile tanışma anımıza göre ilk yarı ve son yarı olarak ikiye ayırmak sanırım çokta yanlış olmaz. İçerisinde normalden fazla diyebileceğimiz kadar karakter tanıtılıyor ki bazılarında bu kadar ayrıntıya giriliyor olması bana gereksiz geldi. Belki de bahsi geçen tüm karakterlerin üzerine teşbih kuruludur ve manalarını ben anlayamamışımdır. Bu teşbihler özellikle kitabın ilk yarısında kendini belli ediyor ve olaylar, kitabın diğer yarısında daha hızlı ilerliyor. Burdan hareketle kitabın sonunun bana 'Yazar romanı hızlıca bitirmek isteyip olayları ve kişileri anlatmayı bırakmış.' dedirttiğini belirtmek isterim. Belediye reisi, salahiyetli zat benzeri
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Zor oyunu bozar.
10/10
·160 syf.·
2025 50. kitabı
Zor oyunu bozar. Kimse bu hayata acı çekmek için gelmedi. Göz kamaştırıcı başarısı, bizi bu dünyadan soyutlasa bile, modern dünyanın şiddet barındıran, sert ve acımasız eleştirisidir bu dizi. Kadın ve erkek, 456 kişinin izole edildiği, akıl bozan, ezber bozan bir yapım. İçindeki şiddet oyunları, Kore’deki çocuk oyunlarından alınmış olsa bile, her seferinde adrenalin ve merak duygusu tavandaydı. Squid Game Felsefesi ve Squid Game Psikolojisi için o kadar güze bir inceleme yazdı ki Alper Turgay ben sadece bu kitabın da öksüz kalmasını istemedım. İşte Park Min Joon bu kitapta, dizinin arka planında kalanları bize açıklarken beyin yakan sorular sorup, oyuncuların ağzından dizinin farklı boyutlarını da açıklamış. Bildiğim tek bir şey var: Zor oyunu bozar. Kimse kötü olmak istemez, çaresiz kalmak hiç istemez. Çaresizlik insanı bazen hiç tahmin edemeyeceği yollarda yapayalnız bırakır. Oyuncu 456, oyunun baş kahramanı, göze çarpmaktan hoşlanmayan, kötü biri olmamak için kendini paralayan, 46 yaşında, hayata dair umudunu yitirmiş biridir. “Hayatımı değiştirecek talih kuşunu beklemeyi bırakalı uzun zaman oldu.” der. Evli ve mutluyken, işyerinde yaşadığı zor döngü onu çıkmaza iter. 218 numaralı oyuncu Cho Sang-woo ise kariyer yapmışken, bir anlık gafletle paranın büyüsüne kapılır ve yanlışlar yapar. 067 Kang Sae-byeok en masumlardan biridir. Kuzey Kore’den güneye gelip bocalama sürecinde yankesici olmuş, kardeşi için fedakârlıklar yapmak zorunda kalmıştır. 001 Oh Il-nam, asıl hayatla dalga geçen, sayılarla arası iyi olan ve parayı buldukça beynindeki tümörün verdiği ruhsuz tavırla, kendi çocukluğundaki oyunlardan insanların hayatını karıştıracak bir gariplikler silsilesi yaratmış biridir. Onun kafasında “insan insanın kurdudur.” Bu yolda eğlenecektik düşüncesiyle, gaddarca bir kafes inşa eder.
Squid GamePark Min Joon · Flipper Yayınları · 202196 okunma
7/10
·382 syf.··
2025 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 14:23
Tanpınar'la tanışma kitabım oldu ve kendisiyle bu kadar geç tanıştığım için hatta üzüldüm. Kitap başlarda beni çok içine almasa da ve biraz ilerleyince ne olacağını kestiremediğim için bir sürü soru işaretiyle beni boğsa bile içine çekip devam etmemi bir şekilde sağladı. Kitabı bitirirken onu tanımlamak için eğlenceli kelimesinde karar kıldım çünkü uzun zamandır okuğum kitaplar arasında gerçekten bu kadar eğlenceli, kendine çeken, düşündüren yani alttan alttan verdiği mesajlar ve öğretisi beni çok etkiledi. Gerçekten eski yazarlarımızı okudukça o zamandan bu zamana aile yapısının, oluşumların keza ticaretin bile temel taşlarının pek değişmemesine şaşırıyorum. Genel olarak Tanpınar ve SAE benim size tavsiye edeceğim eğlenceli bir kitap. Eğer kitap okuma alışkanlığınızı pekiştirmek istiyorsan veyahut baştan kazanmak düşüncesi içerisindeyseniz alın ve okuyun. :) suhee Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar
Türk Edebiyatı
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Saatlerin İşleyişi Tıkır Tıkır :)
9/10
·382 syf.·
2025 98. kitabı
“Biz bir iş yapıyoruz, hem mühim bir iş... Çalışmak, zamanına sahip olmak, onu kullanmasını bilmektir. Biz bunun yolunu açacağız. Etrafımıza zaman şuurunu vereceğiz. İçinde yaşadığımız havaya bir yığın kelime ve fikir atacağız. İnsan, her şeyden evvel iştir, iş ise zamandır, diyeceğiz. Bu müsbet bir hareket değil midir?” [s.251] ----------------------------------------------------------- Saatleri Ayarlama Enstitüsü (SAE) Tanpınar’ın 1961 yılında Huzur’dan sonra yazdığı ikinci romanı. Huzur’dan sonra açıkçası bu derece yoğun sembolizmle yazılmış bir roman okumayı beklemiyordum. Dönemi yansıttığını bildiğimden ve yakın tarihle ilgili az biraz okumam neticesinde yapacağı etki ve çağrışımları merak ederek okudum. Roman, baş karakter Hayri İrdal’ın kendi hayatını anlattığı bir yaşam öyküsü olarak başlıyor. Hayatına giren çok sayıda insanı tanıtmasıyla, her bir karakterin hem onun hayatına hem de yazarın anlatmak istediği toplumdaki işlevine sembolik ve son derece ironisi yüksek şekilde bağlanıyor. Okur, yine bireyden topluma uzanan bir hikayenin içinde hem insan zihni ve ruhunun, hem de bir toplumun kültürel iklimlerine tanık oluyor. Sayısız temaslarla okurun zihninde açtığı alanlarla yepyeni yankılara ev sahipliği yapıyor. Hayri İrdal, küçüklüğünde dayısının ona hediye etmesiyle saatlere ilgi duymaya başlıyor. Farklı işler deneyimlemesinin yanında, hayatına en çok etki eden kişilerden biri saatlerle ilgilenen ve onlara çok ehemmiyet veren Muvakkit Nuri Efendi oluyor. Nuri Efendi'yi, gelenekçi, bilge, tevazu sahibi, geçmişle içsel bağı olan bir şahsiyet olarak tanıyoruz. Hayri, gelenekçi yapısıyla modern yaşama ayak uyduramayan, bu temsiliyle Türkiye’nin modern yaşama geçiş aşamasında toplumun yaşadığı bocalamayı, eleştirmenlerin de ortak ifadesiyle “eşikte kalmış” halini sembolize
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Reklam
Reklam