Ahmet Slowly

Ahmet Slowly
Konya
357 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
İlim Yolunda Sarfedilen Bir Hayat
Puan vermedi·200 syf.·
2022 1. kitabı
RÂVİ : Rivayet eden, rivayet eden kişi ya da topluluk anlamlarına gelir. Hicri 180 li yıllarda bir hadis ravisinin yolculuğu kurgu şeklinde bir roman şeklinde yazılmış. Bir hadis yazabilmek için deve üstünde gidilen binlerce kilometre yol. Yolculuk Semerkand, Buhara, Nişabur, Merv,Rey, Kum, Isfahan, Ahvaz, Basra, Mekke, Medine, Sana, Kufe , Bağdat güzergahında geçiyor. Zaman zaman gençliğinde olan bu yolculuk anlatılırken aralarda ise Ravi'nin ağzından hicri 240 yıllarda Abbasiler, Mihne, Ahmed bin Hanbel ve o dönemki tarihi hadiseler tarafsız bir şekilde anlatılıyor. Bu kitabı okuduğunuzda hadis™ ilminin nasıl bir titizlikle inşa edildiğini anlıyor ve bugün hadislere gerek yok Kur'an yeter diyenlere " va esefa" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Metnin aralarındaki resimler ve sonundaki harita kitabı daha da cazip hale getiriyor.
Din
RâviMuhammed Enes Topgül · Ketebe yayınevi · 2021877 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Marksizm
Puan vermedi·189 syf.·
2021 71. kitabı
İşçinin durumunu kilise görmezden geliyor.Mevcut cehennem için cennet vadediyor mazlumları yatıştırıyordu.Din zalimin yanındaydı - - > İşte Marks'ın dinin karşısında olmasının bir sebebide budur. " Bu din gerçeğidir. Ama gerçek din bu değildir" Ali Şerîati : Hristiyan ortaçağdan ibaret değil.Marks Papa'da gördüğünü Mesih'e mãl etti.Oysa Mesih mazlumun umuduydu.Şöyle dedi." Çok kalın gemi halatı iğneden geçince altın ve gümüş biriktiren cennete girer." Marks'ın yaptığı bir şey varsa o da işçi sınıfına ideolojik bir silah temin etmek ve sınıf bilinci temin etmek. Dini papanın şahsında kişileştiren, dinin toplumdaki rolünü kilisenin orta çağdaki rolü olarak gören, din tarihi ile ilgili bilgisini ve bilincini sadece hakim dinden temin eden, dolayısıyla Musa'nın kıyamını, hahamlar ruhbanlar ve siyonistlerin kudretiyle, İsa'nın metinlerini kilise sistemiyle, İslamı Emevilerle, Hz.Ali'nin şifasını Safevi saltanatıyla aynı kefeye koyan Marks'ın bu düşüncelerini tekrar eder. Hülasa ne papalık iyi yaptı ne de Marks doğru bir reaksiyon verdi Deniliyor ki " din her zaman hakim sınıfın hizmetindeydi" İyi de felsefe, sanat vs, farklımıydı. Felsefe özellikle Aydınlanma burjuvanın kollarında büyüdü. İslam peygamberi bütün gücünü aristokrasinin siyasi ahlaki ve iktisadi temellerini yok etmeye adadı. Dünyası olmayanın ahiretide yoktur. Hadisi Şerif Tevhidin sembolü Hz. Bilal köleliği reddedip, davası uğrunda köle gibi çalışmıştır. Binlerce kölesi işçisi olanlar değil. Bugün hangi aydın büyük dinlerin başlangıçtan hakim güçlere bir isyan ve mazlumları kurtarmak için bir kıyam olduğunu bilmez fakat sonra hâkimler kıyamın etkisini sildikten sonra dini güçlerini perçinlemek için kullandırılır. Avrupada sosyal demokrasi "kapitalizm" için en büyük koruyucu ve işçi devriminin önündeki en
Düşünce
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Puan vermedi·420 syf.·
2021 63. kitabı
Cemil Meriç'in Hatay'daki doğumundan başlayıp ölümüne kadar yaşadığı İstanbul hayatını kızının ağzından birinci tanık olarak öğreniyoruz.İlk gençlik yıllarında Osmanlı ve sonrasında Fransız işgalinde olan Hatay'da dönemin atmosferini soluyoruz.Hatay'da komünist olmadığı halde hakkında tahkikat yapılması, beraat etmesine rağmen komünist damgası yemesi ve uzun bir müddet herkesin selamı sabahı kesmesi üzücüydü. 80'li yıllardada Ülkücü terör örgütü denmiş, hakeza solcular içinde öyle. Şimdide KHK'lılar terörist (!) oldu. Kitap'ta 1950'li yılların gökdelensiz ve kaotik olmayan Istanbulunun müthiş tasvirlerini buluyoruz.Cemil Meriç'in gözünü kaybettikten sonra yaşadıkları ziyaretine gelen bir çok entelektüel ve talebeleri, kitap çalışmaları yine kızının himmetleriyle bize ulaşıyor. Kitap bir yakını tarafından yazıldığı için tarafsız olmadığı düşünülebilir ancak talebelerinin eleştirileride kitapta yer alıyor. Beni kitapta en çok etkileyen Cemil Meriç'in dürüstlüğü ve hakikat karşısında tutumu oldu. Birde gözleri görmemesine rağmen ülkenin yüzde doksanının evet verdiği darbe anayasasına hayır demesi beni etkileyen amillerden biri oldu.Eserlerinden alıntılarla desteklenen kitap genişletilmiş baskısıyla oldukça tatmin edici olduğu söylenebilir.
İnsan
Babam Cemil MeriçÜmit Meriç · İnsan Yayınları · 2018235 okunma
Doğu cephesinde değişen bir şey yok
Puan vermedi·206 syf.·
2021 62. kitabı
Kitap mizah kategorisinde ama genelde acı acı gülümsediğimi söyleyebilirim.İlk bölüm tam bir kara mizah örneği. Yazılar genelde 1.Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında yazıldığı için konular : açlık, sefalet, harp zenginleri, haris ve maceraperest yöneticilerin yediği herzelerden oluşuyor. Yöneticiler ve halkın davranışlarını görünce acaba tarih tekerrürden ibaret mi diyorsunuz.Yazar'ın çok temiz bir türkçesi var. Ne uyduruk kelimeler var ne de ağır Arapça - Farsça terkipler. Cemil Meriç'in de üstadın dilini çok beğendiğini bir yerde okumuştum. Deneme tarzında olduğu için çok sıkılacağınızı düşünmüyorum.Kitabın ikinci bölümünde ise çok bilinmeyen Nasreddin Hoca fıkraları, çiçekler, günlük hayattan esintiler beğeninize sunuluyor. Yutkunmaya imrenmeye dair, Sakın aldanma inanma kanma, Talihe kadere dair, Efendiler Nereye? döne döne okunacak yazılardan.
Edebiyat
Sakın Aldanma, İnanma, KanmaRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2011117 okunma
Osmanlı'nın Marco Polosu
Puan vermedi·344 syf.·
2021 30. kitabı
Ubeydullah Efendi gerçekten nev'i şahsına münhasır maceraperest bir şahsiyet.Onu bir zaman Amerika'da keten helva satarken bir zaman Küba'da bilezik yaparken bir zaman ise yüzlerce asker ile İran'da eşeğin üzerinde giderken görebiliyoruz.Tabi bu kitap daha çok Malta az da olsa İran ve Afganistan hatıralarını içeriyor.Ubeydullah efendi Osmanlının son dönem nice kudretli Paşa, Prens, Şeyhülislam ve gazeteci gibi şahsiyetleri ile esir tutulduğu Malta serencamını yer yer mizahi bir üslupla okuyucuya aktarıyor
Tarih
Mehmed Ubeydullah Efendi'nin Malta Afganistan ve İran HatıralarıÖmer Hakan Özalp · Dergâh Yayınları · 20033 okunma