Ahmet Slowly

Ahmet Slowly
8/10
·384 syf.··
2019 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2019 12:07
Sporu, futbolu severim, spor kültürünü de severim, haliyle spor kitaplarını da okurum. Fakat spor kitapları konusunda ülkemizde, spora olan ilgiyle orantılarsak çok fazla eksiklik var. O nedenle öncelikle böyle bir kitap yazdığı için, sonra da bana hediye ettiği için kitabın yazarı Mehmet Bey'e teşekkür ederim. Bu kitabın neden yazıldığını ve de yazılması gerektiğini aslında en güzel kitaptaki şu cümle anlatıyor. "Tarihi efsaneler üretir çoğu zaman. Tarihi anlamlı ve çekici kılan bu olgudur. Eğer bir efsaneniz yoksa kayda değer bir tarihiniz de yok demektir. Efsaneler anlatıldıkça köklenir maziniz. Unutulmazlar arasına girer yaşadıklarınız. Futbol kulüpleri için de bu durum aynen geçerlidir. Tarihleri kültürleridir takımların. Bir diğer deyişle, mazisi olan kulüp, kültürü olan kulüp demektir." Futbol sadece bir oyun değildir, aynı zamanda bir kültürdür. Samsunspor'da ülkemizin güzide, mazisi olan, kültürü olan bir takımı. Ve bu maziyi, kültürü şimdiki ve gelecek kuşaklara anlatmak adına böyle bir kitap yazılmış Kitabı okumaya başladığımda kronolojik bir sırayla giden Samsunspor'un tarihini anlatan bir kitap sandım, bir yandan sevindim ama ilerledikçe sıkacağını düşündüm. Fakat biraz ilerleyince gördüm ki safi bir araştırma-inceleme kitabı değil. Samsunspor ile ilişiği olan ve taraftarları olan yazarların anı formatından yazıları da var kitapta. Bu kısmı çok duygusal açıkçası, tanınmış spor yazarları, Samsun tribünün bilinen tanınan kişilerinin bu anılarını okudukça tribün geçmişi olan biri olarak ben şahsen duygulandım. Duygu demişken Samsunspor'un tarihi duygusal zaten, Samsunspor dendiğinde insanda bir burukluk oluyor. Tabi en başta gelen 89 senesindeki kaza ve vefat eden hocası ve oyuncuları. Güzel şeylerden de bahsetmek lazım. Mesele Samsunspor'un başarıları
Samsunspor - Kırmızı Beyaz SiyahMehmet Yılmaz (Samsunlu) · İletişim Yayınları · 200918 okunma
Ahmet Slowly
Eline sağlık. İnşallah bir gün yine süper ligde yer alırsınız
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyanın En Güzel Romanı
10/10
·413 syf.·
2020 35. kitabı
Bence dünyanın en güzel romanı budur... Evet, kabul ediyorum, tamamen kişisel bir görüş bu ancak ben öyle olduğuna inanıyorum. Bu görüşe ilk sahip olduğumda henüz bir üniversite öğrencisiydim ve kitap okuma maceramın başlarında sayılırdım. Lakin aradan uzun yıllar geçti, aralarında hatırı sayılır miktarda roman da olan binden fazla kitap okumuş birisiyim artık ve Gün Olur Asra Bedel’i bir kez daha okuduğum zaman bu fikrimin değişmesini geçtim, iyice pekiştiğini gördüm. İyi bildiğimi düşündüğüm romanın bende eksik kalan taraflarını da keşfetmiş oldum. Muhteşem bir kurgu, olağanüstü bir anlatımı var. Cengiz Aytmatov bu kitapla edebiyatın zirvesine çıkıyor. Kadim dostu Kazangap'ın cenazesini defnetmeye çalışan Yedigey'in, o “bir gün içinde” yaşadıkları ve geri dönüşlerle anlatılanlar çok farklı bir romanla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor bize... Birbirinden bağımsız gibi görünen ve farklı zamanlarda yaşanan hadiseleri öyle bir bağlıyor ki şaşıp kalıyorsunuz. Üstelik ortak mekân kullanıyor çoğu zaman: Sarı Özek bozkırı… Sarı Özek bozkırı, neredeyse çöle benzeyen uçsuz bucaksız bir mekândır. Kazakistan’da bulunur ve Yedigey’in çalıştığı, yaşadığı Boranlı istasyonu da burada bir yerde bulunur. Aytmatov tam bu bozkırda cereyan eden bazı hadiseleri kullanıyor. Mesela Nayman Ana efsanesi ve mankurtlaşma. Çok, çok eski zamanların bir öyküsüdür bu. Ardından aynı yerde bu sefer Abutalip Kuttubayev adlı bir öğretmenin, bir babanın trajedisini veriyor. Bu sefer 1950’li yıllardayız. Son olaraksa 1970’lerin sonlarında buradaki bir uzay üssü üzerinden bir şeyler anlatıyor. Tabii, devam hikayesi olan ve ayrı bir kitap durumundaki Cengiz Han’a Küsen Bulut’ta da yine Sarı Özek’de idam edilen aşıkları ve Cengiz Han’ı terk eden bulutu işliyor. Bu farklı zaman olaylarının ortak
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Ahmet Slowly
En güzel romanın en iyi incelemesi.
Çok Şükür
ÇOK ŞÜKÜR Deli gönül, neyi özler durursun? Acınacak dostun, cananın mı var? Dünya yansa yorganın yok içinde, Harap olmuş evin, dükkânın mı var? Hatır, gönül bulamazsın birinde, Dama dedi dişisinde, erinde, Vatan dedikleri yangın yerinde, İnsanlığa hâlâ imanın mı var? Nene yetmez senin şu kuru kaval? Pir aşkına sıkıldıkça durma, çal. Malta'daki kurnazlardan ibret al, Paran mı var, bağın, bostanın mı var? Sana giren, çıkan nedir, be dürzü? Be Allah'ın numunelik öküzü! Ben mi yuttum on dört bin okka düzü, Bekri Mustafa'dan fermanın mı var? Ne uymazsın zamaneye be domuz? Kırk senedir .... ne verdin omuz. Nâzır olmuş desem sana ıstakoz, Reddedecek kılıç, kalkanın mı var? Çünkü neden? Dalyanın yok, ağın yok, Bir tek hamsi kızartacak yağm yok. Ocağın yok, dalın yok, budağın yok, Yoksa Gökalp gibi Turan'm mı var? Uyanmadın gitti, dalgın uykudan, Sana ne be âlemdeki kaygudan? Dem vurursun siyasetten duygudan, Beynelmilel bir imtihanın mı var? Feylesofum dedi herif, pap çıktı,
Şiir
Ceylan Yüce isimli okura yanıt verildi
Ahmet Slowly
Kimi tesadüf kimi tevafuk :)
1/10
·160 syf.·
2020 21. kitabı
Gündemde hangi konu var göç meselesi ve mülteciler.Yaz gitsin dil çok önemli değil zaten.Ezidileri yazmış onları ötekileştiriyormuşuz ve dinlerini bilmiyormuşuz.Doğrudur bilmiyoruzdur ama ben ezidi ırkçılık yapan küfreden çok az insan gördüm ama Kürtlere,Alevilere,Gayri Müslim vatandaşlarımıza hakaret eden saldıran çok insanı görüyoruz sosyal medyada.Ezidilere gelinceye kadar ya sev ya terket anlayışını terketsek daha iyi olur.Bazı yazarlar çok abartılıyor.Zülfü Livaneli'de onlardan biri.Ama okuyucu hocam mükemmel yazmışsınız diye alkış tutmaya devam ederse Ayhan Koç gibi bi kaliteli bir yazarın değeri hiçbir zaman bilinmez.Zülfü Livaneli'nin vasat kitaplarını okumaya devam ederiz
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
Smoothie isimli okura yanıt verildi
Ahmet Slowly
Başka kitaplarını da okudum Nihat beye katılıyorum.Sadece konuları değil üslubu da kötü.Eğer bu insan Tanrı yazar değilse eleştirilebilir.Başka konularda yetenekli ise onları yapsın herkes yazarlık yapacak diye bir kural yok.
Hoşgörü
İnsan tabiatının özü iyilikten çok potansiyel olarak, kötülüğe meyyaldir.İnsanları hoşgörülü olmaya ikna etmek, düşmanı vahşice katletmeye ikna etmekten daha zordur.Hoşgörü, sulanması gereken bir fidandır.İnsanları hoşgörüye duyarlı hale getirmek gerekir.Bu esasında tabi bir durum değildir. Tabi olan hoşgörüsüzlüktür. Hoşgörü çok zor gelişen bir davranış biçimidir.Hoşgörüyü öğrenmek ve bir caminin yakınında bir sinagogu veya bir Sinagogun yanında Katolik kilisesinin bulunmasını kabullenmek yüzyıllarımızı aldı.Oysa bir mabedi yıkmak yapmaktan daha kolaydır.Hoşgörü tabii bir davranış değil, bir kültür işidir.Dişleri fırçalamayı öğrenmek nasıl gerekli ise, hoşgörülü olamayı da acilen öğrenmek gerekir
Sayfa 49 - klasik Yayınları 4.Baskı
Edebiyat
Ahmet Slowly
Bence değil