Bana diyorlar ki, “Bu dünyanın hazlarıyla öteki dünyanın esenliği arasında bir seçim yapmalısın.”
Ben de onlara şöyle diyorum, “Hem bu dünyanın sevinçlerini, hem öteki dünyanın esenliğini birlikte istiyorum. Çünkü yüreğimde şunu hissediyorum; büyük şair bir şiir yazdı yalnızca ve onun vezni de kafiyesi de tamdır.”
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı
Dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara
Yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
İyi ki bir şâir değilim: Hayallerle dolu his dağarcığımı dünyânın eteğine boşaltırken, onları, kiminin kapıştığını, kiminin baş çevirip geçtiğini görmüyorum.
Sayfa 52 - Kubbealtı Neşriyâtı 5. Baskı: Ekim 2022
"sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum
gazinolardan
inanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor
bir yanım Asaf Halet söylüyor diğer yanım fabrika
bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana
bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum
ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk
örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair
arapça Akdeniz diyor ben
aynadan dönüyorum ayna
benden dönmüyor."