Yolun sonuna yaklaşıyoruz; yanımda sakince otururken sana kaçamak bir bakış atıyor, o söylediğin şeyi düşünüyorum. Gerçekten de öyle, sanat aşkı sonsuz kılar; ama bakan kişinin gözlerinin suç ortaklığı da önemlidir. Ve ben, gözlerim gördüğü sürece sana bakacağım.
"Anlaşması kolay biri olması onu kolay biri yapmaz." Gurur beni bana
savunurken yüzü sertleşmişti. Sadece başkalarının değil, benim bile kendime laf etmeme izin vermiyordu. "Benim karım Orta Çağ'ın o aristokrat kızlarına benzer. Adımlarını hep küçük atıp zarifçe yürür. Sanırsın usulca süzülüyor etrafında. Sinirlendiğinde bile sesini yükseltmez, nezaket kuralları içinde karşısındakini sakince azarlar."
Nihayet bir şey keştettım.
Geceleri sürekli değişmesini seyrederken nihayet çözdüm gizemini.
Öndeki desen gerçekten de hareket ediyor - etmesine şaşmamalı; arkasındaki kadın sarsıyor onu!
Bazen arkasında bir sürü kadın varmış gibi geliyor bazen yalnızca bir tane. Ve o kadın öyle hızlı hareket ediyor ki hareketinden sallanıyor öndeki desen.
Çok açık renkli noktalarda sakince duruyor kadın, gölgelik noktalardaysa parmaklıkları tutup sertçe sallıyor.
Sayfa 25 - İthaki Yayınları, Karanlık Kitaplık Serisi, 3.Baskı·Kitabı okudu
Çünkü orada yapmacık trajediler ve hüzünler değil, gerçek dramlar ve kederler yaşanır. Kendi halinde evine dönen bir adam ailesiyle akşam yemeğini yiyip ertesi gün işine gitmek üzere sakince uyumaya hazırlanacak yerde, karşısında celladı bulduğu hapishaneye düşer.
Babası, “Beni şaşırtıyorsun, Katy,” dedi. “Annen yaşlandıklarında hem
annesine hem de babasına baktı ve bundan hiç yakınmadı. Annen seni
görse herhalde hiç gurur duymazdı.”
“Ne demek istediğini anlıyorum, baba.” Katy bu yemi yutmayı
reddetmişti ve kendi sorununu sakince ele almayı sürdürüyordu.
“Annemin her ikisine de bakabilmesi beni hep etkilemiştir. O,
öfkelenmeden verici olmak konusunda çok yetenekliydi. Ama ben annem
değilim. Ondan farklıyım ve onun gibi davranabileceğimi hiç
sanmıyorum. Sanırım ben annemden daha bencilim.”