karşılaşmamız kaderdi belki. ama çektiğimiz çiledir bizi
birbirimize yaklaştıran, o korkunç ümitsizlikler, büyük çaresizliklerdir.
acılarımızı yitirmeyelim.
insanın düşlerini gerçekleştirmesine engel olan iki şey olduğunu anlamıştı. birincisi, düşlerin zaten asla gerçekleşemeyeceği inancıydı, ikincisi de kader çizgisinin ansızın tersine dönmesiyle bu düşlerin ansızın, en beklenmedik anda gerçekleşebilir olması. bu gibi anlarda insan nereye götürdüğü belli olmayan bi yola girmekten, bilmediği tehlikelerle dolu bir yaşamdan, alışık olduğu şeylerin bir daha dönmemek üzere kaybolabileceğinden korkar.
verdiğin her kederin yüreğimde yeri var
hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır
hangi aynaya baktıysam seni gördüm
gel desen gelemem
git desen gidemem
öl desen kanım akmaz
anladım artık seni sevmek yüce bir şey
anladım seni sevmek tanrı’ya yaklaşmak gibi
tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. sen bana, dünyada başka türlü bir hayatında da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.