Çok yakınını, canından bir parçasını, en sevdiğini, dünyalardan üstün tuttuğu babasını kaybetmişti bir arkadaşım. Bir şey yazmıştı o zamanlar. 'Birçok şey için üzgünüm. Bir çok şey nasıl yazılır ki?' İçimi burkmuştu çaresizliği. Biraz ara mı versek dünyaya? Evimize bakalım..