Fetihten sonra ilk iş olarak şehrin yeniden tamir ve imarına (Osmanlılar buna "şenlendirme" demektedirler) başlanması için emirler vermesi ve tıpkı Konstan-tin'in vakt-i zamanında yaptığı gibi imparatorluğun çeşitli yörelerinden halkların getirtilmesi çabaları, Fatih'in şehircilik vizyonunun dayandığı esasları layıkıyla ortaya koymaktadır.
Geçiyordum uğradım
boynuz boruların uğultusundaki bulanık zamanlara
belki bir gömüde birkaç eski eşyanın ışıltısı
vurur şimdiye. merdiven altında unutulmuş bir zaman
ya da eski yüzümle karşılaşmak
girişteki aynada
dinmiş uzaktaki nehrin gürültüsü
ağaçlar yer değiştirmiş
çekmiş küçülmüş onca hayal
oyun ve atlıkarınca sığdırdığım kurak peyzaj
Doğduğum ev artık yavrusunu tanımayan
bir hayvan gibi bakıyor uzaklara
Toz yalnızca toz Zaman
geçiyor içimizden
adılını mırıldana mırıldana
elim çoktan düşmüş kalbimin üzerinden
gözlerim yabancı hatırladıklarına
üzeri tırnak izleriyle kaplı bakır çanın
dağıtacağı hiçbir sis kalmamış oysa
ne burada ne hayatımda
dibi görünen bir sarnıcın çiğ kuraklığıyla
bakıyor gözlerim anlamından çıplak kalmış dünyaya
Neden dönüşler loş zamanlara saklanır
Neden kimse yola çıktığı gibi dönmez geriye
Zaman nerde adılın?
Kimbilir kaç yüz
kulaç derininde kalmış yüzüm
Şimdi ezberini unutmuş kapalı bir ırmak gibi