"Bilge kişilerin, beklentilerinin aksi yönünde bir şey yaşaması imkânsız dememizin nedeni işte budur."
— Seneca, Ruh Dinginliği Üzerine, 13.3b
Bilge kişilerin bizden çok daha az sorun yaşamasının arkasındaki sır üç maddede gizlidir.
Birincisi, bilge kişiler beklentilerini olabildiğince iyi yönetir. Zaten imkânsız olan şeyi beklemezler.
İkincisi, bilge kişiler her zaman olabilecek en iyi ve en kötü senaryoların ikisini de düşünür. Sadece olmasını umdukları şeyleri değil, aynı zamanda gerçekçi bir şekilde bakıldığında ve her şey kötüye giderse olabilecekleri de hesap ederler.
Üçüncüsü ise bilge kişilerin her zaman bir "yedek planı" vardır. Yani sadece yanlış gidebilecek şeyleri hesap etmekle kalmaz, bunlara karşı o kadar hazırlıklı olurlar ki neredeyse işlerin sapa sarmasını ister hale gelirler. Çünkü bunu mükemmellik ve erdem yolunda bir fırsat olarak görürler.
Bugün sen de bu adımları takip ettiğinde hiçbir şeyin seni şaşırtmadığını ya da beklentilerinin aksine hiçbir şeyin yaşanmadığını göreceksin.
4x , Beklentiyi azalt- Hazırlıklı ol - Plan yap·Kitabı okuyor
Thamus bütün buluşların ne işe yaradıklarını inceledi. Her bir buluşu beğenip beğenmediğini dile getirdi. Kral thamus'un thoth'a ait buluşların her biri için neler söylediğini dökmek çok vakit alacak. Fakat, sıra yazıya gelince, "thoth diyor ki; sayın kralım, bu mısırlıların bilgeliğini ve hafızalarını geliştirecek bir başarıdır. Bilgeliğin ve hafızanın reçetesini buldum." Der. Thamus ise; "ey mucitlerin piri, icat yapmak ayrı şey, icadın onu kullananlara fayda mı yoksa zarar mı getireceğini kestirmek ayrı şey. Harflerin babası olan sen, kendilerine duyduğun sevgi dolayısıyla, onlardan verecekleri neticenin tam aksi bir netice bekliyorsun. Yazıyı kullanmaya başlayanlar hafızalarını kullanmaktan vazgeçecekler ve unutkanlaşacaklar. Bir şeyleri hatırlamak için iç kaynaklarını kullanmak yerine harici bir takım işaretlere bel bağlayacaklar. Sen hafıza için değil, hatırlama için bir reçete keşfettin. Bilgeliğe gelince , öğrencilerin, hakikati olmayan bilgelikleri sayesinde şöhrete ulaşacaklar fakat aslında bir yol göstericiden yoksun öğrencilerin sadece malumat sahibi olucaklar. Sonuçta belki bilgili sayılacaklar ama birçok şeyin cahili olacaklar. Gerçek birer bilge olmak için yerine bilgeliğin gururu ile yetinen bu insanlar toplum içinde birer yük haline gelecekler."
Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki
Parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
İşin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
Küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma sıçtı..Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
Ben seni severim sevmesine de
İş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim..
Öncelikle kendimiz için yaşamalıyız. Bu bir bencillik değildir. Sen ne kadar kendin için yaşarsan diğerleri o kadar da mutlu olurlar. Bu bir yeniden doğum pratiğidir.
Öyleyse sen de kendi kendini yargılarsın .En zoru da budur.İnsanın kendisini yargılaması ,başkasını yargılamasından çok daha zordur.Kendini iyi yargılamayı başarırsan gerçek bir bilge olduğunu kanıtlamış olursun.