"Burda olduğun kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi" diyeceksen eğer, kırk yıl düşünme, güzelim aklına yazık. Çağıracaksan kaldırma elini, elinin işaretine yazık. Sesleneceksen incitme sesinin telini. Gel anlaşalım, gözünün önünde bekleyeyim, göz kırp, ıslık çal, bir ışık yak, o dakika sendeyim..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Soruyorlar bir de nerdeyim
Minibüs şarkılarında güllerdeyim
Bilirim az buçuk ne istediğimi
Aykırı dalda açmışsa da çiçeğim
Doruklara tırmanıyor patika
Doyumsuz bir sarmaşık gibi,
İte kaka yürüyorum kalabalıkta
Sesim tanımaz bir çocuk sesi
Yaram derine düşer gün günden
Avutmalık tende çoğa oturdu
Seyircidir ovanın büyücüsü hekimi
Can tahtamda iştahlı bir çoban soluğu
Yakılar kavrulmuş kök bitkileri
Anlatmak uzun sürer şimdi
Sırlarını alıp gitti bir çocuk
Dönmesin geri dönmesin geri
Sırıkla araladım sulardaki pisliği
Soruyorlar bir de nerdeyim
Belki de ölümcül bir sevinçteyim
Sesim tanımaz bir çocuk sesi