Ölümün ve Arzunun Kesiştiği O Sıcak Mezar
10/10
Edebiyatımızın en fiyakalı, en can acıtan ve kuralları en çok hiçe sayan yeraltı şairi küçük İskender’in, isminin ağırlığıyla bile konforlu alanları darmadağın eden eseri: Ölü Evinde Seks Partisi Bu kitap bir şiir ya da metin toplamı değil; ahlakın, normların ve ölümün kıyısında dans eden bir manifesto. Küçük İskender’in kendi hırçın, cesur ve yaralı diline yakışır bir bakışla, o karanlık odaya giriyoruz bu kitapta. Küçük İskender Türkçe edebiyatta tabu sayılan ne varsa onun üzerine benzin döküp çakmağı çakmaktan hiçbir zaman çekinmedi. Ölü Evinde Seks Partisi’nde de tam olarak bunu yapıyor. Kitap, isminin çağrıştırdığı o çiğ provokasyonun çok ötesinde, insan varoluşunun en dipteki iki güdüsünü yan yana getiriyor: Eros ve Thanatos. Yani arzu ve ölüm. Yazar, yas tutulan bir evde, çürümeye yüz tutmuş bir cesedin hemen yanı başında insan teninin o amansız, hayvanca ve hayati sıcaklığını parlatıyor. Çünkü İskender’e göre yaşamak, tam da ölümün gözünün içine bakarak sevişebilme cüretidir. "Biz, ölümü bir oda sıcaklığına indirgeyenlerdeniz. Orada ne bir eksik ne bir fazla; sadece tenin kemiğe, kemiğin toprağa borcu ödenir." Kelimelerle sevişen, kuralları siken bir dil İskender’in bu kitaptaki dili, korunaklı odalarında steril hayatlar yaşayan entelektüelleri rahatsız edecek bir çiğliğe sahip. O, kelimeleri süslemiyor; aksine yontuyor, kanatıyor ve okurun yüzüne fırlatıyor. Eşcinsellik, marjinal ilişkiler, uyuşturucu, gecenin görünmeyen yüzü ve kentin lağımları... Hepsi onun estetiğinin bir parçası. Kitap boyunca kurulan her cümle, burjuva ahlakının iki yüzlülüğüne indirilmiş sert bir tokat gibi: "Sizin kutsal saydığınız o temiz çarşaflar, bizim kirli fantezilerimizin yanında sadece birer kefendir. Biz o kefeni yırtıp içinden aşkı çıkardık; sizse aşktan sadece bir evlilik cüzdanı
Edebiyat
Ölü Evinde Seks PartisiKüçük İskender · Sel Yayınları · 2014236 okunma
Puan vermedi·275 syf.·
2026 58. kitabı
İnsan bedeniyle ilgili şeyler bildiğimi sanıyordum ama bazı bölümlerde oha dedim. Özellikle aşk, çekim ve seksin sadece duygusal değil tamamen biyolojik taraflarını anlatması çok ilgimi çekti. Ama bunu sıkıcı bilim diliyle yapmıyor; daha çok biri sana ilginç bilgiler anlatıyormuş gibi akıyor. İnsanların neden birbirine çekildiği, bedenin nasıl tepki verdiği gibi şeyleri okuyunca günlük hayatta fark etmediğin detaylara farklı bakmaya başlıyorsun. Hem eğlenceli hem de insan gerçekten garip bir canlı dedirten bir kitap bence.
Sevişen BedenSharon Moalem · Alfa Yayıncılık · 2012236 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Anayurt Oteli
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Anayurt Oteli, bir taşra delikanlısının anılarıyla ve ölüleriyle bağlı olduğu geçmişinden kurtulamayışını, kendini babadan kalma bir otele hapsedişini, geçmişe sıkışmışlığını anlatan bir romandır diyen olursa oradan uzaklaşın, romanı bu kişiyle lütfen konuşup tartışmayın olur mu? Bir abla nasihati! Zebercet, otele sıkışmış bir taşra delikanlısı argümanıyla okunamaz. Bu son derece sığ, kör kütük bir bakış olur. Kitabın adı: Anayurt Oteli. Karşımızda bir memleketin mizacı var. (Ne tarihi, ne destanı, bildiğin mizaç) Yusuf Atılgan özgürlüğün dayanılacak gibi olmadığının altını çizer çok önemli bir sahnede. Özgürlük dayanılmaz bir şeydir. Onunla ne yapacağını bilemezsen bu iktidarın çöküşü hatta intiharı bile olur. Zebercet, içi doldurulamamış bir özgürlük kavramıdır. Artık üzerinde baskı unsuru oluşturan herkes öldüğü halde, 33 yaşında genç ve alabildiğine özgür bir adam olduğu halde bununla ne yapacağını bilemez. Özgürce ölme hakkını kullanır. Bir yerde cumhuriyet eleştirisi daha doğrusu modernite eleştirisi olarak da kabul edilebilir bu roman. Özgür toplumların, dilediğince sevişen, dilediği gibi giyinen, yiyen, içen, eğlenen, dövüşen, çalışan, çalışmayan, seçen, seçmeyen, hunharca harcayan, tüketen, paşa gönlünün istediğini alan ya da yapan insanların, bu içi boş özgürlükle derin bir anlam boşluğuna sürüklenebileceğini kendi içinde sorgular. İçini dolduramadığın özgürlük , seni çok zorlu bir anlam arayışına sürükler. Anlam arayışı insanı daima intihar olgusuyla yüz yüze getirir. Çağımız özgürlükler çağı… Bu çağın en çok satan kitabı İnsanın Anlam Arayışı. Zebercet’in özgürce boynuna ipi dolamayı tercih ettiği sahne , yemek yemekten vazgeçme özgürlüğünü kullanan gençleri hatırlattı bana. İçi doldurulmamış sınırsız özgürlükler evreni… Zebercet, özgürlüğün tutsağıdır Z
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
7/10
·320 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabın ilk kısmı güzel. Hem geçmişi kavramak hem de bir romandan keyif almak için birebir. Ta ki Ömer Hayyam'ın ölümüne kadar. Ondan sonra kitap 19. yüzyılda devam ediyor. İşte orası rezalet olmuş. Babacım ben mecbur muyum deli Cemalettin'in mesiyanik öyküsünü okumaya? Ya da iç savaşın ortasında İran prensesiyle sevişen Amerikan gencinin hayatına dalmaya? Bunlar işin biraz laklak kısmı. Yazarın İran'ın dünü ve bugününü bir noktada birleştirip anlatma hevesini de anlıyorum. Hatta az önce üstte dediklerim bir kenara, modernleşmeye çalışan bir devletin öyküsü de kimi zaman tarih kitaplarında anlatılandan daha iyi bile anlatılmış. Ancak ben diyorum ki, keşke yeni İran'ın mahzun yolculuğu ayrı bir romanda anlatılsaydı, biz de bayıla bayıla okusaydık. Keşke bu kitap yalnız Ömer Hayyam'ın koca İslam coğrafyasında oradan oraya savruluşunu konu edinseydi.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
7/10
·524 syf.··
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 21:03
Nişantaşı zenginlerinden Kemal ile uzaktan akrabası Füsun, Kemal'in sevgilisi Sibel'e rağmen birlikte olurlar. Kemal'in nişanına kadar Füsun'a üniversite sınavı için matematik çalıştırıp onunla sevişen Kemal, nişan gecesinden sonra uzun bir süre Füsun'u göremez olur ve onu Merhamet Apartmanı'ndaki dairesinde sürekli beklemektedir. Füsun bu sırada ergenlikten arkadaşı Feridun ile evlenip anne ve babasının evinde kocasıyla kalmaktadır. Feridun'un aklı sinema ve senaristliktedir; bu etkiyle Füsun da oyuncu olmak ister. Kemal her ne kadar uzak akraba olarak Füsunlara ziyarete çok sık gitse de akrabalık dışında bir bağ olarak zamanla Feridun'un projelerine Füsun'a yakın olmak için bahaneyle ilgi duyar görünür. Füsunların Çukurcuma'daki evlerine dokuz sene boyunca sık aralıklarla misafir olan Kemal, evden Füsun'u hatırlatan eşyaları birer birer gizlice almakta ve Merhamet Apartmanı'ndaki dairesinde biriktirmeye başlamıştır. Romanda ilerledikçe, Füsun'u ve aşkı hatırlatacak; insanların sevgiye dair bakış açılarını geliştirmelerini sağlayacak müze projesini hayata geçirmeye başlar Kemal. Hayat hikayesi için de kitabın yazarıyla anlaşır. Kitap akıcı ancak kitabın beşyüziki sayfa olması ve onlarca karakter barındırması sebebiyle zorlayabilecek bir eser. Yazarın, karakterlerin evlilikten önce cinsel birlikteliği yaşaması modernite olarak sunması, modernliği cinselliğe indirgemesine yol açmış ve başkarakter Kemal'in yakın zamanda nişanlanacağı Sibel'i aldatmasına hiçbir olumsuz yorum katmaması çarpık ilişkileri normalleştirici bir duruma neden olmuştur. Arkadaşımca hediye edildiğinden okuduğum ilk Orhan Pamuk romanı oldu. İstanbul'un tarihsel çizgide dönüşümünün seyri kitabın ilgimi çeken tek yönüydü. Herkese iyi okumalar...
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Benim Tahtım Senin Dizindir
Puan vermedi
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı Göğsümün içinde ateş var gibi Bazı nur içinde, bazı sisteyim Bazı beni seven bir göğüsteyim Kah el üstündeydim, kah hapisteydim Her yere sokulan bir rüzgar gibi Aşkım iki günlük iptilalardı Hayatım tükenmez maceralardı İçimde binlerce istekler vardı Bir şair, yahut bir hükümdar gibi Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün şiirlerin mükemmelidir Senden başkasını seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
Şiir
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma