Verdiğin her kederin yüreğimde yeri var
Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır
Hangi aynaya baktıysam seni gördüm
Gel desen gelemem
Git desen gidemem
Öl desen kanım akmaz
Anladım artık seni sevmek yüce bir şey
Anladım seni sevmek Tanrı'ya yaklaşmak gibi
— "Demin bir şey söyledin. Beni merakta bıraktın: "Hepsi birbirinin aynı!" diyordun. Niçin söyledin bunu?
— "İnsanlar... Gülüm."
— "İnsanlar mı birbirinin aynı?"
— "Evet."
— "Niçin bu sözü söyledin?"
— "Çünkü... bak... Bu dünyada kimbilir kaç milyon adam, kaç milyon sevgilisine der ki: 'Ben senin için canımı veririm.' Kadın, zavallı kadınlar! buna inanırlar. Yalandır bu, yalan. Ben bu yalandan nefret ediyorum. Bu yalan olunca sevmek de yalandır. Ben istiyorum ki seven bir insan ölüme hazır olsun."
— "Fakat bunu ne ile ispat eder, Selma? Kendini öldürerek mi?"
Selma gözlerini sımsıkı yumdu ve açtı:
— "Oh, hayır!" dedi.
— "Peki, ne yapsın? Söyle bana: Ne yapsın?"
— "Hazır olsun, kafî."
— "Ya hazırsa? Fakat ya hazır olduğuna kadın inanmıyorsa?"
"Seninle kaçmak için yalvarmayacağımı mı sanıyorsun? Kral görevim olabilir ama kalbim, Pae, sen neredeysen orada. Avuçlarının içinde, başparmağının ucunda. Eğer gidersen, seni takip ederim. Kalırsan, boyun eğerim. Çünkü benim için önemli olan tek parçama sahip olmadığın tek bir an bile olmadı. Seni sevmek beni önemli kıldı. Ve yeniden bir bütün olmanın özlemini çekiyorum."
"Kağıt üzerinde gerçekten bir şairi andırıyorsun ya da bir budalayı. Benim için
kendini mahvetmene izín vermeyeceğim."
"Mahvım olmanı istiyorum, unuttun mu?"
Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek — yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da "koşullar"a,
"hayatın akışı"na, "sorumlulukların"a falan bağlamaya kalkışma — bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden: korkaklıkla işin kolayına kaçan... O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?!...