Atatürkçülük fikri, siyasi veya felsefi bir sistem veya ekol olmadığı için bazı Türk münevverleri tarafından hiç ciddiye alınmıyor. Hakikaten bu ad altında hemen herkes kendine göre iyi ve doğru bildiği şeyleri ortaya sürmekte; işin kötüsü, bu suretle hakikatin objektif kriterleri yerine bir insanın şahsını ikame etmeye çalışmaktadır. Fakat bütün bunlara bakarak Atatürkçülüğü manasız bir gayretten ibaret saymak hiç doğru olmaz. Atatürkçülük denen şey, elli yıllık genç cumhuriyetin yaşama çabasını temsil ediyor. Solun bir ölüm denemesi olması, sağın da başka konularda bir takım endişeler yaratması, Türk devletine şimdilik tek çıkar yol olarak Atatürk milliyetçiliğini bırakmış bulunuyor. Şimdilik diyoruz, çünkü henüz elimizde işlenmiş ve hazırlanmış bir Türk milliyetçiliği görüşü mevcut değildir. Günümüzde ideolojik aşırılıklara engel olmak ve plüralist demokrasinin ayakta kalmasını sağlamak gayretinden başka bir manaya gelmeyen Atatürkçülük bir siyasi tedbirden ibarettir, yani bazılarının Kemalizm adını verdiği ve bir siyasi partinin bayrağını teşkil eden sloganlarla ilgisi yoktur.
Her kalıplaşan fikre karşı çıkmak alışkanlığını edindim. Daha doğrusu karşı çıkmaktan çok başka olanaklar arama isteği bu! Karşımdaki beni bir nihilist sanabilir bu yüzden. Ama nihilist değilim ben. Yalnızca bir eylem, bir olay, bir nesne üzerinde fikir edinebilmem için
-gerçeğe varabilmem demiyorum- bütün olanaklarımı zorluyorum, kullanıyorum, o kadar.
Bu yüzden de solcularla konuşurken kapitalist ya da statükocu, muhafazakârlarla konuşurken solcu, erkeklerle konuşurken feminist, kadınlarla konuşurken kadın düşmanı, dindarlara tanrıtanımaz, tanrıtanımazlara geri kafalı olarak görünüyorum. Gerçeğin bir yüzü var. Ya da gerçek diyebileceğimiz pek az şey var. Gerçekler uğruna direnmeyi anlıyorum. Ama fikirlerde direnme ve kendi fikrine bağlılık uğruna karşı fikirleri tümden yadsıma inancı, giderek bağnazlığa götürüyor kişiyi.
Ben şimdilik araştırıyorum. Eylem insanı olmadığıma göre, belli fikirleri hareket noktası olarak alamamamın zararını görmeyeceğim.
”günün birinde ya çıldıracağız ya dünyaya hakim olacağız. şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.”