Bir beyin, iki beden...
Aslına bakarsanız biri insan yapımı olan ve uzaktan kumanda edilebilen bir beden. Kitap hakkında beni heyecanlandıran şey Hugo En İyi Kısa Roman Ödülü almasıydı. Hikaye özgün. Piyasadaki bir çok bilimkurgu niteliğinde izlediğim filmlerden çok daha yaratıcı bir konusu var evet.
Ama söylemek gerekir ki anlatma tarzı midemi bulandırdı. Gerçekten, mental olarak değil.
Roman zaten yetmiş sayfa. Vermek istediği mesajları veriyor da daha uzun olsaydı çok daha güzel olurdu ama böyle bir anlatış yok. Betimleme sanatından yoksunluğu hayal gücümün zoruna gitti. Bunun yanında anlatım yöntemi olarak zaman kaymasını seçtikleri ve kısa bir roman olduğu için sanki ışık hızında giden bir arabanın içinde çevremde olayların döndüğü hissini yaşattı. Ve gerçekten midem bulandı.
Bu kadar güzel bir konunun çok daha iyi işlenmesini isterdim.
Bilimkurgu seviyorsanız ve anlatıma takılmıyorsanız okunabilecek iyi bir kitap. Siz okurken ben; Türk Edebiyatı, sayfalarca betimlemeleri, güzel, ince ruhlu anlatım tarzı ile sarılıp ağlaşacağız.
Zamanın ritmi, tekdüzeliği, sapmaları ve hep aynı olan bölünmeleriyle bitip tükenmeyen bir tekdüzelik içinde olduğu için günler öylesine insanı şaşırtacak biçimde aynıydı ki, bugünü ertesi gün varsayabileceğiniz gibi, bu durağın sonsuzluğu nasıl olup da değişiklikler getirebileceğini anlayamıyordunuz ...
''Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.''
Kainatı düşündüğümde birbirine bağlı ebedi bir kötülük zinciri görüyordum, her mahluk bir diğerinin acısıyla var oluyor gibiydi; hayat dolu dünyanın düsturu ölüm ve kargaşadır ve bu muhteşem varlıkların diyarında insanoğlunun birbirini avlayan yaban hayvanlarının bile çok aşağısında, başkalarının düşüşünden mutluluk duyar olduğunu gördüm.