shule

spoii!!
7/10
·80 syf.··
2024 25. kitabı
az önce bitirdim kitabı. akışı beni çok sarmasa da sonuna kadar okumayı başardım. minicik bir ihtimalle tahmin etmiştim sona doğru neler olacağını ama irene'nin kocasının çaresizliğini okuduğum an inceleme yazmaya karar verdim. aslında bu yoktu öyle içimden geldi,, şöyle bir paragraf vardı sonda: Durup durup karısını öpüyor, karmakarışık sözcüklerle kekeleyerek özür diliyordu. “Hayır… bir daha asla… sana yemin ediyorum… bu kadar çok korkacağını tahmin edemezdim… seni geri çağırmak istemiştim sadece… görevlerini hatırlamanı istemiştim… onu sonsuza kadar bırakmanı… bize geri dönmeni istemiştim… bir rastlantıyla durumu öğrendiğimde başka çare bulamadım… yüzüne karşı söyleyemezdim… ben… ben hep geri döneceğini düşündüm… o zavallı kadını o yüzden ben gönderdim… seni ondan uzaklaştırsın diye… biçarenin biri, işsiz bir oyuncudur o… bu işi gönülsüz kabul etti, ama ben istedim… şimdi haksızlık etmiş olduğumu görüyorum… ama geri dönmeni istiyordum… hazır olduğumu… bağışlamaktan başka bir şey düşünmediğimi… hep hissettirdim sana, ama sen anlamadın… fakat… fakat bu kadar ileri gitmek istemezdim… bu olanları görünce ben daha fazla acı çektim… senin her adımını izledim… sırf çocuklar için… anlıyorsun değil mi, onlar için seni zorlamak istedim… ama artık hepsi bitti… şimdi her şey düzelecek…" bunu okur okumaz ağzım açık kaldı. her şeye rağmen, haklı olmasına rağmen adam özür diliyor onu böyle bir şekilde itirafa zorladığı için... o kadar üzüldüm ki adama anlatamam. şahsen kocasını aldatan bir kadını okurken sonlarının kesinlikle ayrılmak olacağını düşünmüştüm (ki öyle de olmalıydı) ama irene'nin kocasının ona karşı anlayışlı olacağı çocuklarına verdiği ceza kısmından da anlaşılıyordu. irene korkuyu iliklerine kadar yaşayıp akli dengelerini sorgulayacak kadar hasta hissetmesi onun
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Can Yayınları · 2024125,1bin okunma
çokça spoiler!!!
7/10
·126 syf.··
2024 23. kitabı
uzuun süredir bu kitaba inceleme yazmak istiyordum ama zamanım olmadı. şimdi nihayet yazabiliyorum... roman alman edebiyatında büyük yankı uyandırmış. hem yazıldığı dönemde büyük bir sansasyon yaratmış hem de duygusal romanların öncüsü olarak kabul edilmiş. okurunu, 18. yüzyıl almanyasında geçen ve melankolik, derin duygularla dolu bir aşk hikayesine sürüklediği ön sürülüyor. benim fikrime gelecek olursak werther'in yaşadığı şeyin aşk olmadığını düşünüyorum. başlarda güzel ve saf sevgiden, uzaktan sevmenin zorluğundan bahsedildiğini düşünsem de werther'in yazdığı mektuplarda fark ettim ki gittikçe saflıktan çıkıyor sevgisi. bunu düşünmemi sağlayan cümle ise -şimdi tam hatırlayamasam da- lotte'ye olan aşkının canını yaktığı ve ya kendisini ya lotte'yi ya da albert'i öldürmeyi düşünüp en son kendinde karar kıldığını söylemiş olması. aşk böyle bir şey değil kesinlikle ve bu şekilde lanse edilmesi de hiç hoş değil. okurlar mantık çerçevesi içerisinde düşündüğünde bu kısımda benimle aynı fikirde olacaklarını düşünüyorum. ki zaten ülkemizde "ya benimsin ya kara toprağın" düşüncesi yaygın olduğundan belki de çoğu okur buna takılmamış olabilir. ben naçizane fikrimi belirtmek istedim. zaten goethe, werther’in aşk acısını o kadar etkileyici bir dille anlatmış ki, bu anlatım dönemin genç okuyucuları üzerinde büyük bir etki bırakmış. kitabın yayınlanmasından sonra, birçok genç werther'in kıyafetlerini giymeye ve onun gibi düşünmeye başlamış, hatta "werther vakaları" olarak bilinen intihar olaylarında bir artış yaşanmış. yani zaten psikolojisi kötü olan insanları hiç iyi bir ruh hâline sokmadığı kesin. bilinçli bir şekilde ve mantık çerçevesinde okunmalı. ki zaten ben okurken sıkılmamıştım, sadece bazı yerlerde garip durumların olduğunu gördüm. ama zaten 18. yüzyıla göre
İnceleme
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,3bin okunma
mitolojiksel anlamda robin hood denemesi
5/10
·78 syf.··
2024 7. kitabı
prometheus, tanrılardan ateşi çalarak insanlara vermiş, böylece onlara medeniyetin ve bilimin kapılarını açmıştır. ama bu eylem, zeus’un otoritesine karşı gelmek anlamına gelir ve acımasız bir cezaya çarptırılır. zeus’un gücü ve yönetimi sonsuz gibi görünse de prometheus’un isyanı, güç ile adaletin her zaman aynı şey olmadığını gösterir. karakter, insanlık için çektiği acılara rağmen direncini ve gururunu kaybetmeyen bir kahramandır. onun insanlara yardım etme isteği ve bu uğurda çektiği işkence, fedakarlık ve inatçılık arasındaki ince çizgiyi gösterir. aynı zamanda, geleceği görebilme yeteneği prometheus’a trajik bir bilgelik katar. o, ne olacağını bilmesine rağmen kaderinden kaçamayacağını da bilir.
Felsefe-Düşünce
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910,1bin okunma