Ayrılıklar ne tuhaf.
Aynı sokaklarda yürümek, yolu gerisingeri gitmek ne tuhaf; tüy kalem misali ayaklarıyla yazdıklarının, yazılı sözcüklerin üzerinden geçer, yeniden yazar, siler gibi. Ayrılıklar ne tuhaf. Aslında çok basit geliyor: Bir dakika önce, dört-beş dakika önce, kocası orada, yanındaydı, şimdiyse yok. Bir an onunla birlikteydi; sonraki an tek başına. Kendini fazla göz önünde, üşümüş gibi, soyulmuş soğan gibi hissediyor.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Alıntı
bu bilgiler hayat kurtarır...
Talihsiz Echo, seks işçilerinin ön sevişmenin bir parçası olarak sürekli oral seks yaptığını söyledi. Bu hareketin asıl amacının müşteride hastalık olup olmadığını rutin bir şekilde test etmek olduğunu söyledi. Frenginin tadı, köri soslu tavuğa benziyordu. Hepatit, kaparili dana eti gibiydi. Belsoğukluğu, ekşi kremalı soğan ve patates kızartması gibiydi. HIV, yağlı patlamış mısır gibiydi. Karıma baktı ve ''Anıını yalaı sam sende genital siğil olup olmadığını ve rahim ağzı kanseri olma riskini söylerim" dedi. Kanser türlerinin çoğunun tadı, tartar sosu gibidir, dedi
Alıntı
Reklam
“Ayda yılda gördüğüm doğan gibi, her gün gördüğüm soğan gibi!” derler…
Sayfa 195 - Literatür Yayınları·Kitabı okudu
Soğan 100 lira dedikleri ân ürperdim. Şu, daha birkaç yıl önce 4-5 liraya aldığımız soğan... O da mı 40 sene öncesine göre 1000 misli pahalılaşanlardan?.. Şu 500 ilâ 1000 misiller arasında et, ekmek, yağ, sebze, kira ve elbise başta geliyor. 3-4 nüfuslu bir ailenin günde birtürlü yemekle 3 odalı bir apartmanda geçinebilmesi, barınabilmesi için muhtaç bulunduğu gelir gayet fakirâne, gayet kanaatkârane bir hesapla ayda 25 bin liradır. İsteyene bu hesabın bir demet maydanoza kadar dökümünü verebilirim. 3-4 nüfuslu bir ailede tek türlü yemeğe tekabül eden bu harcayış, ihtikâr kazançlar «müstesna» hangi derecenin ücretiyle karşılanabilir?
Çekilen ağlamaklı Kore filmleri bunları anlatmıyor tabii…
ABD Kore'de "çarpışan" "aslan Mehmetçiğimizi" pek sevmişti. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Foster Dulles, Türk askerini, "çok masrafsız, günlük masrafı 23 centi aşmıyor" diye övmüştü. Mr. Dulles'ın bu sözleri bile sineye çekilirken, itiraz yine sosyalistlerden geldi. Nazım Hikmet, 23 Sentlik Asker' şiiriyle Bay Dulles'i yanıtlıyordu: "Mister Dulles, sizden saklamak olmaz, hayat pahalı biraz bizim memlekette. Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz, koyun eti, Ankara'da 23 sente, yahut iki kilo kuru soğan, yahut bir kilodan biraz fazla mercimek, elli santim kefen bezi yahut, yahut da bir aylığına yirmi yaşlarında bir tane insan.
Sayfa 38 - İmge
Nigâr Abla’nın penceresinden sokağa yayılan yanık soğan kokusuna yoğun kıyma kokusu karıştı. Sokak kedilerinde bir devingenlik görüldü.
Reklam
Reklam