Çok severek okurken yarım bıraktığım seriler
Vaveyla 1 - Sönmüş Aldebaran wattpadde okuyordum nerde kaldığımı hatırlamıyorum. İhtilal 1 - Zelzele aynı şekilde kaldığım bölüm hangi kitapda bilmiyorum Ateşpare 1 sona yaklaşmıştım ama artık saçma gelmeye başladı wattpadde bıraktım Hawthorne Mirası 3. Kitabın çevirisini bekliyordum Dördüncü Kanat devam serisinin yazılmasını bekliyordum Saka ve Sanrı wattpadde severek okurken yarım bıraktığım bir seri daha nerde kaldım hiç hatırlamıyorum Bir Rüya İçin Ağıt okudum ama 2. Kitabı ablam baştan sona anlattığı için okuyamadım🤦‍♀️ Siyam 1 - Kış Güneşi en son abisi ortaya çıkmıştı hatırladığım. O da yarım kaldı. 17 Numara - Katliam saçma geldi bile isteye bıraktım Bronz bir wattpad kurbanı daha Maça Kızı 8 finale çok az kaldığını düşündüğüm bir yerde bıraktım 8 kitap boyunca bi adamdan kurtulamayınca bayılma evresine gelmiştim çünküüüüğğ Bülbül Kapanı I yeni başlamıştım o da yarım kaldı
1000Kitap
Nilgün Marmara'nın Defterler kitabında geçen kitaplar: John Berger'ın G romanı (çüktüf [fiktif ile kurulmuş hoş bir sözüm] bir roman!) Elsa Morante'nin Endülüs şalı Öyküleri, bir enfantilenin öykü kurmaca oyunları. BFS yayınları Çeviri Dergisi ve Dün ve Bugün Felsefe: "[Çeviri] kitaplar çok önemli yazılar var - Rilke, Bachmann şiirleri, G. Deleuze'ün "Göçebe Düşünce" yazısı, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'1. Cüce Nedim Gürsel'in cüce bulup buluşturmaları "Yerel Kültürlerden Evrensel'e"ymiş... Jean Anouilh'in çoktan çöpe atılması gereken oyunu Becket. ve iyi ki yanımda getirdiğim Rimbaud, Char, Celan, Rilke, Kafka su serpiyor. Iris Murdoch'ın The Sacred and Profane Love Machine adlı bir romanı. Bu okuduğum en yalınkat ve matrak İrisanım romanı. Rosalind Coward-John Ellis'in Dil ve Maddecilik'i. Çok yoğun ve gerekli bir özet. Freud'un Totem ve Tabu'su. Canım Viyana'lı öyle !alçak!gönüllü ve açık ki... Daha çok yüzyıllar diller düşünceler müzesinde rafı duracak. Freud Bedrettin Cömert'in "Croce'nin Estetiği" şu sıra okuduğum, kuşkuyla izliyorum nereye bağlanacak bilmiyorum sonunda, sağlam bir kazığa mı yoksa kırılgan bir dala mı? Bir de senin kayranla bana ulaşan dergiler göreceli ayakta tutuyor ve bu arada oyun savsaklanıyor, sarsaklaşıyor, zaten TEKTÜK perdeli bir parodi aslında. Öykü durdu, bazen şiir -bazen Poème en Prose'umsu fragmanlar- böyle işte, Emelciğim teğelleniyoruz. S.166 Çöl bitiştirildiğinden bu yana zehir zıkkım okuma, pis alışkanlık, uyuşturucu yatırımı: G-John Berger (hıyarının) çüktüf romanı. Heyecanlı sürükleyici!! Endülüs şalı - Elsa Morante enfantile'nin (superlative'leri çok iyi kullanan, 8 yaşında ölen kuzen Veranzio hariç) çocuksu öykü kurmaca oyunları. Bok bile daha kolay yenir yutulur. Neyse ki Çeviri Dergisi (BFS, kitap 1, 985), Dün ve Bugün Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam alimleri imânı tanımlarken 3 görüş ortaya atarlar. 1-İman, kâlp ile tasdiktir. 2- İman, kâlp ile tasdik dil ile ikrardır. 3- İman, kâlp ile tasdik dil ile ikrar ve ameldir. Hepimiz bazen iman hakkında,Allah'ın varlığı birliği hakkında bazı sorgulamalara gireriz, girebiliriz,düşünürüz .. bazen de zihnimizde vesveseler olabilir. imanı incelerken, imanın ne olduğunu düşünürken dikkatimi çeken ana konulardan biri de bu konu oldu. İman Kalp ile olur. Allah'a kalpten teslim olmakla olur. Bu yüzden bu tanımların temelinde kalp vardır. kalpler görmüyorsa orada iman yoktur ve problem burada başlar. Biz aklın her şeyi çözebileceğine inanıyoruz fakat dünyalık işleri çözmede akıl yararlıdır. İman için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.. Allah (cc), siz yaratılan her şeyi anlayamazsınız, der ve ben baktığımda Allah'ın, Kitabında söylediği her şeyin kainatta bir karşılığı olduğuna inanıyorum. Ve evet kainatta aklın da üstünde şeylerin olduğunu görebiliyorum. Görmek, görebilmek ve görmeyi istemek gerekli. çünkü yazarın da ifade ettiği gibi "köre renk sağıra ahenk anlatılmaz." görmek isteyene, duymak isteyene anlatılır birçok şey .. Allah görenlerden eylesin. (Bu konu son zamanlarda dikkatimi çektiği için bunu dile getirmek istedim. iman konusunda (bence) -toplum olarak- eksildiğimiz için, Allah'a tevekkül konusunda, Allah'a sığınma manasında iman noktasında eksikliklerimiz olduğunu düşündüğüm için yazmak istedim.)
Küresel siyaset sahnesinde bugün haritalara baktığımızda gördüğümüz sınır çizgilerinin çok büyük bir kısmı, adil birer bölüşümün değil, sömürgeci imparatorlukların geri çekilirken bilerek yanlış attığı dikişlerin eseridir. İngiltere, Fransa, İspanya gibi emperyal güçler egemenlik alanlarını terk ederken arkalarında net, hukuki ve homojen sınırlar bırakmak yerine, pimi çekilmiş el bombaları andıran "Kasıtlı Çözümsüzlük" alanları imal etmişlerdir. Bu stratejinin temel amacı; yeni kurulan devletlerin enerjilerini birbirleriyle savaşarak tüketmesini sağlamak, bölgesel bir süper gücün doğuşunu engellemek ve her iki tarafı da kalıcı olarak Batılı bir hakeme ya da silah tüccarına muhtaç kılmaktır. Dünya üzerinde bu sinsi mühendislikle üretilmiş, günümüzde hâlâ kanayan ve küresel dengeleri sarsan en kritik sınır sorunlarını şu şekilde haritalandırabiliriz: 1. Güney Asya ve Uzak Doğu: İngiliz Sömürge Laboratuvarı İngiltere, sömürgelerinden çekilirken harita üzerinde cetvelle çizgi çekme ve etnik/dini unsurları birbirine düşürme konusunda en kusursuz sabıkaya sahip ülkedir. Keşmir Meselesi (Hindistan - Pakistan): 1947 yılında İngiltere alt kıtayı apar topar ikiye bölüp giderken, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ama yöneticisi Hindu olan Keşmir’in statüsünü ucu açık bıraktı. Bu bilinçli belirsizlik, iki komşu ülkeyi nükleer silahların gölgesinde üç büyük savaşa sürükledi. Sorun bugün hâlâ iki ülkenin kalkınma enerjisini emen kalıcı bir kara deliktir. Durand Hattı (Afganistan - Pakistan): 1893 yılında İngiliz diplomat Mortimer Durand tarafından çizilen bu sınır, Peştun etnik kökenine sahip halkı tam ortasından ikiye böldü. İngiltere bölgeyi terk ettikten sonra Afganistan bu sınırı hiçbir zaman tanımadı. Bugün Taliban yönetimi dahil tüm Afgan hükümetleri ile Pakistan
Tarih
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
AYDIN'IN KARACASU İLÇESİ'NDE ŞİİR VE MÜZİK DİNLETİSİ TERTİP EDİLDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 26 Haziran 2026 Cuma günü, saat.21.00'de;Karacasu Kültür Merkezi Karacasu-Aydın adresinde, Egeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliği ile Karacasu Belediyesi yöneticileri tarafından ''Şiir ve Türkü Dinletisi'' tertip edilmiştir. Etkinlikte yer alacak şairlerin isimleri aşağıdaki şekildedir, Ali Tuluk-Mehmet Aslan-Ali Yıldırımer-Nazmi Çimenci-Selami Arıkan-Mehmet Gökçe-Yücel Kalaycı. Proğramın müzik kısmında ise Mehmet Dağal-Hüseyin Ongün ve Ferudun Başaran sahne alacaktır. İsteyen herkes bu etkinliği, ücretsiz olarak izleyebilir. **************************************************************************************************** MERT M. YAZAR BODRUM'DA OKUYUCULARI İÇİN KİTAPLARINI İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 4-15 Temmuz 2026 tarihleri arasında ''Turgutreis Meydanı-Bodrum'' adresinde açılacak olan ''YAY-DER Bodrum Kitap ve Edebiyat Festivali'' sırasında Şikago Basın Kulübü Üyesi olan yazar Mert M. Yazar 4-6-7-13-15 Temmuz 2026 tarihlerinde, 19.00-24.00 saatleri arasında okuyucuları için ''Vankay Öyküleri'' isimli kitabı başta olmak üzere yeni yazmış olduğu 3 ayrı kitabını daha okuyucuları için imzalayacaktır. Yazar yaşamını yılın belli zamanlarında Bodrum-İstanbul ve Şikago'da yaşayarak geçirmektedir, fırsat buldukça da çeşitli kitap fuarlarına iştirak etmektedir. **************************************************************************************************** YAZARLAR VE ŞAİRLER DE KIRKPINAR’DA OKUYUCULARI İÇİN KİTAPLARINI İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 7 Temmuz 2026 Cuma günü başlayacak olan 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali 9 Temmuz Pazar günü son bulacak, bu yıl Trakyalı yazarlar ve şairler de
Son nöbetler…
3 yıl birlikte çalış, vedaya kahveyle gir ☕️ Standartları yüksek ekip arkadaşlığı 😌