"Zorla bir yakınlık ediniminden sonra iki kişi kim olabilir? Gidecek bir yer yoktur.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Alıntı
Meşguliyeti olmayan beyin kısa zaman sonra gereksiz şeylerle ilgilenmeye başlar. Hiçbir şey yapmayan kişi sıkıntılarını tekrar tekrar çiğniyor gibidir.
1000Kitap
Reklam
"Maden, kendiliğinden ayar kabul etmez. İnsan da böyledir. Salah, iyilik, Hakk'ın bize lütufla bakışı sayesinde olur. Saat de böyledir. " Nuri Efendi'de saat sevgisi bir nevi ahlaktı: "Bozuk bir saate, bir hastaya, bir muhtaca bakar gibi bakmağa alış!" ve Nuri Efendi hakikaten öyle yapardı. Diyebilirim ki en çok üzerine düştüğü saatler, hurda denebilecek kadar bozulmuş, atılması lazım gelen, hatta atılmış saatlerdi. Onlardan biri eline geçince çehresi adeta yumuşardı: "Kalp işlemiyor artık. Beyinde de arıza var", yahut "Nasıl yürüsün biçare, iki ayağının ikisi de yok ... " diye büsbütün beşeri bir dil konuşurdu. Şurada burada tesadüf ettiği yaymacılardan bu cins bozuk saatleri satın alıp ötesini berisini değiştirerek tamir ettikten sonra fakir dostlarına hediye ederdi: "Al bakayım şunu! Hele bir zamanına sahip ol... Ondan sonrasına Allah kerimdir!"" sözü kendisine dert yananların -fakir olmak şartıyla- çoğuna cevabı idi. Böylece Nuri Efendi'nin sayesinde zamanına tekrar sahip olan insan sanki darıldığı karısı ile daha kolay barışabilir, çocuğu daha çabuk iyileşirmiş yahut hemen o gün borçlarından kurtulacakmış gibi sevinirdi. Bunu yaparken iki türlü sevap işlediğine inandığı muhakkaktı. Çünkü bir yandan yarı ölü bir saati diriltmiş oluyor, öbür yandan da bir insana yaşadığının şuurunu, zamanını hediye ediyordu.”
Polisten korkanlarsa bütün bir millettir. Yani, bunların lif lif kendilerini soymalarına tahammül eden, üstelik ebedî hayat yollarını tıkamalarına ses çıkarmıyan ve üstelik “Hâkimiyet senindir!” yalanını elinde bayraklarla kutlamaya mecbur olan zavallı halk… Bunlar, halkı tek tek zulûm ve “i’tisaf-yolsuzluk” peteğinin hücrelerinde zaptettikten, sonra onun beynine girip oradaki içtimaî şuur ve dayanışma merkezini körlettikten sonra halk neylesin? Halkın, elinden alınan HAK karşısında: –Yâ Hak! Diye doğrulamaması için, bunlar, ne kadar hünerleri varsa kullandılar. Ve itiraf edelim, bu halkın şartlarına göre muvaffak oldular.
Onca kelime yazdıktan sonra geriye neyin kalacağını nasıl seçersin?
Defalarca tecrübe ve teyit etmişizdir:İnsanlar önce bir yerde doğarlar ve sonra genellikle o yere benzerler.
Reklam
Reklam