VE AĞIR İŞKENCE (16 Gün Boyunca)
(...) Bundan bir hafta sonra, 1 Şubat 1991 Cuma günü, Salih Mirzabeyoğlu bir operasyonla gözaltına alındı. 17 Şubat’a kadar 16 gün boyunca ağır işkencelerden ve sorgulardan geçti. (Milliyet bu haberi de “Irak Casusu Örgüt Yakalandı” şeklinde verdi.) Mirzabeyoğlu yurt sathındaki Amerikan karşıtı kalkışmanın münfaili (fikir üfleyicisi) olarak suçlandı. Mahkemeye çıkarıldı ve aynı gerekçeyle tutuklandı. Böylece Türkiye, Birinci Körfez Savaşı’na (30 civarında ülke katılmıştı), çok istemesine rağmen katılamadı.
İŞKENCE, -Hukuk ve Hûk-, 5 Ağustos 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İşkence
"Bu yılın bitmesini istemedim çünkü günler geçtikçe, ocak yerini şubata, ilkbahar yaza bıraktıkça içimde bir şeylerin dineceğini biliyordum. John'un öldüğü ana ilişkin anılarım giderek tazeliğini, canlılığını yitirecek. John'un ölümü geçmiş yıllara ait bir olay haline gelecek. John’un hayatta olduğu zamanlar gün geçtikçe daha da “bulanık”laşacak, netliğini yitirecek ve onsuz yaşamayı biraz daha alışacağım. Aslına bakarsanız bunlar olmaya başladı bile. Bütün yıl her gün, geçen yılın takvimine göre yaşadım. Geçen yıl bu zamanlar ne yaptığımı, nerede yemek yediğimizi anımsayarak, Quintana’nın nikâhından sonra Honolulu’ya uçuşumuzu, Paris’ten dönüşümüzü zihnimde tekrar tekrar yaşayarak. Bugün, geçen yıl bu tarihte John’la ortak bir anımız olmadığını fark ettim. Geçen yıl bugün 31 Aralık 2003’tü. John geçen yıl bu günü göremedi. John o gün artık hayatta değildi."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Krallık güzel şey, aylara bile ismini verebiliyorsun. Hatta yetmiyor bir ayın gününü artırıp azaltabiliyorsun. Augustus baktı ki Sezar'ın ayı Julius(temmuz) 31 gün, kendisininki 30 gün. Olmaz,dedi. Şubat ayından 1 günü alıp kendisine ekledi. Böylece şubat 28 kaldı, ağustos tekrar 31'e çıktı. Şubat ayının böyle de hüzünlü bir hikayesi vardır. Belki bir gün bir kral çıkar, ağustostan alır şubatın hakkını yine şubata verir, kim bilir?
Sayfa 35 - İndie Yayınları·Kitabı okuyor
Sosyal Medya Otobiyografisi Biraz kendimden bahsedecek olursam... Patates kızartmasını, mantıyı severim. Yüzlerce yazı yazabilirim. Hiç durmadan saatlerce bir şeyler karalayabilirim. Aşk denen şeye inanmam. İki yüzlü insanları sevmem. Eğitim ve sağlık sektörlerinde özelleşme olduğu sürece eşitliğe inanmam. Yılbaşlarında ortalama bir Türk ailesi gibi bisküvi ve kuruyemiş yerim. 14 şubata yalnız girerim yalnız çıkarım. 3-2-1 diyoruz ve ne yapmak istiyorsak ona inanıyoruz. Allah yolunuzu açık etsin arkadaşlar. Hoşçakalın.
14 şubata “sevgilisiz” girenler;
Bence romantik ilişkilere çok gereksiz anlam yüklüyoruz. Hayatta bir erkekle bir kadının sadece iki kişiden ibaret romantik ilişkisinden daha kıymetli, daha kayda değer, daha süreğen şeyler var. Mutlu son takıntımız bana sorarsanız bize öğretilmiş bir şey. Hayatta karşılığı o kadar da yok.
Sayfa 14 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Köylüler şubata “güdük şubat” derler, “tez geçer” derler. Aydan saymazlar. Son tembellik ayıdır.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Alıntı