Her duanın sonuna , insanların Tanrı'dan ziyade insanlara yönelttiği şu çıkarcı dileği ekliyordu: Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi ,sen de bizim suçlarımızı bağışla.
"Bizi affedin göçmen kuşlar! Yaptıklarımız için bizi affedin. Yapacaklarımız için de affedin bizi. İnsanların niçin böyle yaratıldıklarını ben size anlatamam ve siz de anlayamazsınız. Yeryüzünde nice nice insanların niçin öldürüldüğünü, daha nicelerinin niçin öldürüleceğini anlayamazsınız."
— Sayın bayım, -diyerek, oldukça ciddi bir tavırla yeniden söze başladı,- yoksulluk ayıp değil, bir gerçek. Sarhoşluğun erdem olmadığı ise daha büyük bir gerçek. Ama sefillik, sayın bayım, sefillik yüzkarasıdır. Yoksullukta yaradılıştan gelen soylu duygularınızı koruyabilirsiniz, sefillikte ise asla! Sefil bir kimseyi insanlar aralarından uzaklaştırmak için sopa kullanmazlar, süpürgeyle süpürürler; onu daha çok aşağılama içindir bu ve hakları da yok değildir böyle davranmakta, çünkü sefilliğe düştüğünde kişioğlunun ilk kendisi hazır olmalıdır kendini aşağılamaya.
Sayfa 13 - İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri, XXVI.Basım·Kitabı okudu