Maya, bir alıntı ekledi.
24 May 21:54 · Kitabı okuyor

Ancak Franz'ın beni terk etmesinden ve benim de geri döneceğini umut etmeden onu beklemeye başlamamdan sonra, aşkımla sulh içinde yaşıyorum.

Animal Triste, Monika Maron (Sayfa 20)Animal Triste, Monika Maron (Sayfa 20)
Ebru, bir alıntı ekledi.
23 May 08:56 · Kitabı okuyor

Halbuki sonbahar kocayemişleri, beyaz esmer bulutları, yakmayan güneşi, durgun maviliği, bol yeşiliyle kuşlarla beraber olunca insana sulh, şiir, şair, edebiyat, resim, musiki, mesut insanlarla dolu anlaşmış, sevişmiş, açsız, hırssız bir dünya düşündürüyor.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
22 May 14:52 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Şahına söyle, işgal ettiği topraklarımızdan çıksın. Bağdat'ı hile ile aldı, geri versin. Ashaba şetmetmekten vazgeçsin, halkını dahi vazgeçirsin. O zaman aramızda bir mesele kalmaz. İstediğinden âlâ sulh olur. Aksi halde bizim Şah Abbas'la kavgamız vardır."

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun! ♥
Ey milletim
Ben Mustafa Kemal'im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı edebiliyorsanız 
Sanatın içine tüküren adamı

Unutun tüm dediklerimi 
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa 
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Karaçarşafa girsin diyorsanız
Yobazin gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın 
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız 
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız 
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ

deli kızın türküsü, bir alıntı ekledi.
18 May 10:57

Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allah'tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

En-NİSA (128.Ayet)

Kuran-ı Kerim Açıklamalı Meali, Türkiye Diyanet VakfıKuran-ı Kerim Açıklamalı Meali, Türkiye Diyanet Vakfı
nejla güldalı, bir alıntı ekledi.
 17 May 08:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Aşağıda okuyacağınız yazı için…
Erdoğan hakaret ettiğim iddiasıyla benden şikâyetçi oldu. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, “kovuşturmaya yer yoktur” kararı verdi.
Erdoğan’ın avukatı bu karara itiraz etti. Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliği itirazı haklı buldu, “kovuşturmaya yer yoktur” kararını kaldırdı!
Devreye Adalet Bakanlığı girdi. Bakanlık dava açılmasına izin verdi.
Ve… Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırlayıp Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sundu. Mahkemenin ne kararı verdiğinden önce yazdığım Sözcü gazetesindeki makalemi okumalısınız… İşte yazım:
Skandal…Skandal…
Ne yazık ki siyasetin gündeminde bu skandal yok.
Oysa bu, insan sağlığının hiçe sayıldığının net olarak ispatıdır.
Kimse sesini çıkarmıyor… Oysa bu, “hep bana/hep aileme” anlayışının net ispatıdır.
Susuluyor…
Konu, tavuk olduğu için…
Konu, bıldırcın olduğu için…
Konu, sebze olduğu için…
Konu yemek-içmek olduğu için herhalde önemsenmiyor/küçümseniyor!
Ne büyük hata!
Evet, Kaçak AkSaray’daki tavuk-bıldırcın kümeslerinden bahsediyorum.
Böyle bir Cumhurbaşkanı olur mu?
Millete yedirdiğini kendi yemiyor…
Millete yedirdiğini ailesine yedirmiyor…
Hiç mi kimsenin aklına gelmiyor; Cumhurbaşkanı neden bakkaldan, pazardan, marketten alışveriş etmiyor da, kendi yiyeceğini kendi üretiyor.
13 yıldır milletin ne yediğini/millete ne yedirdiğini kendi iyi biliyor!
Evet, endüstriyel yiyeceklerden bahsediyorum:
Sizin çocuğunuzun erken ergenliğe girmesine neden olan yiyeceklerden.
Sizin çocuğunuzun alerjisini artıran, obez olmasını sağlayan, tüm hormon bozukluklarına neden olan yiyeceklerden bahsediyorum.
Sizin kısır olmanıza, kanser olmanıza, sinir sistemi bozukluklarına sebep olan yiyeceklerden bahsediyorum.
Çevreyi yok eden GDO’lu/genetiği değiştirilmiş endüstriyel yiyeceklerden bahsediyorum!
Gördünüz mü? Duydunuz mu? Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki; halkına yedirdiğini kendi yemiyor, ailesine yedirmiyor!
Başta Hindistan olmak üzere Asya’yı…
Başta Arjantin olmak üzere Güney Amerika’yı…
Ve tüm Afrika’yı zehirleyen emperyalist ülkelere-küresel şirketlere, ülkemizin kapısını açanlar demek yaptırdıkları Kaçak AkSaray’da doğal besleniyorlar öyle mi?
Bu ahlakimidir?
Hz. Muhammet’in “komşusu açken, tok yatan bizden değildir” sözünü şöyle değiştirebilir miyiz:
“Komşusu GDO’lu yiyeceklerle zehirlenirken; doğal yoldan beslenen bizden değildir!”
Ey tarih bunu böyle yaz…!

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 123 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 123 - Kırmızı Kedi Yayınevi)
Siyabend*, bir alıntı ekledi.
17 May 04:48 · Kitabı okudu · İnceledi

Midelerinde vesika ekmeğinden başka bir şey olmayan insanlar nasıl zamanı düşünebiliyorlar sulh, harp diyorlardı? Niçin çocuklarından ve tarlalarından
bahsetmiyorlardı?

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları, Y.K.Y)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları, Y.K.Y)
Yağmur Şire, bir alıntı ekledi.
 16 May 23:28 · Kitabı okuyor

Ekber Han
Çocukluğundaki öğretmenlerinden birinin, Farslı âlim Mir'in öğüdünü hatırladı; bir insanın kendisiyle barışık olabilmesi için herkesle barış içinde olması gerekiyordu. Sulh-ı küll, topyekûn barış. Hiçbir han böyle bir düşünceyi anlayamazdı. Zaten o bir hanlık istemiyordu. Bir ülke istiyordu.

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 52)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 52)