Yüzü silmek, belleği silmektir ve belleği silmek insanoğlunun karmaşıklığını, bütünlüğünü silmektir. Bedenleri tüketmek, hayatın yaratıcı gücünü yüzeysellik ve deneyimsizlik için hor görmek varoluşu bir süreç olarak görme düşüncesine yabancı olmak, ebedi anda yaşamak, kişisel kaprislerin ve başkalarının arzularının kurbanı olmak anlamına gelir. Zamanın akışını kabullenmediğimizde ne geçmişimiz, ne geleceğimiz olur; önümüzde açılan tek ufuk lunapark aynaları misali, kendi imgemizin sonsuz sayıda yansıdığı bir aynaya benzer. Yönümüz olmadan bir şuraya bir buraya savruluruz, gördüğümüz daima ve sadece daha zayıf, daha şişman, daha uzun, daha kısa kendimiz olur. Başlangıçta bu bize komik görünebilir ama zamanla bir kaygı doğar. Bu lunaparkın çıkışı nerededir, kimden yardım istenebilir? Bir aynaya çarparız ve kimse yanıt vermez bize. Bin taneyizdir, ama yapayalnızızdır.