Erkekler bütün gün oklarıyla meşguldürler ve az zaman da sürü- leriyle ilgilenmektedirler. Geri kalan vakitte de ava çıkar ve okçu- luk talimi yaparlar. Hem erkekler hem de kadınlar uzun bir süre at üstünde kalabilir. Evle ilgili bütün işler kadınların omuzlarındadır. Onlar kürk. kumaş, ayakkabı, çizme ve deriden yapılabilecek her şe- yi yaparlar. Aynı zamanda araba sürer ve tamir ederler, develere yük bindirirler. Kadınların eli çabuktur ve çalışkandırlar. Bütün kadınlar pantolon giyer ve bazıları ise erkekler kadar isabetli ok atarlar.
Kuzey ışıklarıyla ilgili bir sürü efsane vardır. Kimilerine göre bu ışıklar ölen çocukların ruhlarının oynarken saçtığı ışıklardır. Kimileri bu ışıkları yanan bir gökkuşağına benzetir. Bazı halklar devlerin gökyüzünde yaktıkları büyük bir ateş olduklarına inanır. Bense bu ışıkları görmek istiyordum çünkü sadece... Seviyordum. Bana yeni başlangıçları hatırlatıyordu. Keşfedilmemiş yolları, korkutucu kayboluşları anımsatıyordu. Sadece fotoğraflarda gördüğümde bile sıcak bir elin kalbime dokunduğunu hissediyordum.
sana bakarak
bütün yüzleri unutmak
kendimden
ve arap saçı olmuş
bir sürü
hikayelerden bıkarak
sana misafir geliyorum
denizlerin sesi içinde
ve gündüz güneşlerinde
şaşırmış
sana misafir geliyorum
biraz daha uykuya yakın
biraz daha dalgın
biraz daha başka şeylerden uzak
Tefekkür ve muhakeme kabiliyetini yitirmek ve sürü mantığıyla hareket etmek, kötülüğün sıradanlaşmaya başladığı yerdir. Haz ve hız toplumu, bireylerin düşünmelerini değil, rutin işlevleri yerine getirmelerini ister.