Nedir, "bir hayat"taki "bir"? İşte o "bir", "Ben" dediğim ile örtüşmüyor. Tamam, "ben" öleceğim, buna şüphe yok; herkes ölüyor, "ben" de öleceğim, ama sanki bu kesinlik mutlak değil, ya da mutlak kesinlik ise de mutlak kesinliğin ne olduğunu tam bilmiyorum, bilemiyorum.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Düşünce
Annem o zaman, 'Ben buradayım, merak etme' derdi, 'tamam, geçti.' 𝗕𝗲𝗻 𝗯𝘂𝗿𝗮𝗱𝗮𝘆ı𝗺. Bir gün yaşlanıp hafızamı yitirecek olsam bile asla unutamayacağım şeylerden biri de bu olacak sanırım.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yedi haftalar yaklaştı... Köylü harmanı kolayladı... Bu ara gittik gittik, yoksa... Niyyet etim Allah rızası için ikindi namazının sünnetine...... Allahuekber... Antep hesabına bir çizgi çekmeli... Gitmiyor bunların malı canım... Millet tangolaştı... Kayseri'nin kumaşını da satamadık... İyice rengini attı... Zekâta ayırmalı bunları... Rabbenalekelhamd... Allahuekber... Çerik çürük malı zekâta ayır, sonra da sevabını otur bekle... Tövbe Yarabbi... Namazın ortasında düşündüğümüz şeye bak... Olsun, her yıl bi tamam veriyorum ya... Fukaranın işine yarıyor, tapon da olsa zekât zekâttır... Yağma yok... Yine de Kayseri işi iyi efendi, parça işi iyi... İstanbul'un yahudisine kul olduk gitti bunca yıl... Yahudi mahudi adamların hesabı sağlam... Bizim türediler daha beter valla... Soyup soğana çevirdiler milleti... Yine de yahudiden alışveriş etmemeli... Etmesek iyi ya... Efendi malın gözesi bunlarda, suyun başı... Subhanerabbiyelâlâ... Nerdende takıldı aklıma şu Süleyman... İyi çocuk... Başı önünde... Şükriye'ye münasip... Akşam köroğluna açmalı... Aboooo... Fukara dul bacımı tefe koyar çalar... Köroğlu imkânı yok razı gelmez... Onun gönlünden neler geçiyor, neler... Ya doktor, ya mühendis diye tutturacak... Yahu karı devri geçti bunların, maaşlı adama kız verilir mi? Şurda kurulu tezgâhımız işlerken, birimizi bin edecek gül gibi oğlan dururken... Huyunu biliriz, suyunu biliriz, gel dersen gelir, git dersen gider... Namazı fesat ettik iyice... Esselamualeykümverahmetullâh...
Sayfa 51·Kitabı okudu
“Lafını bil de konuş Fatiş Hatun!” diyerek belki de ilk kez diklendi karısına Hacı Ali Bey. “Ayıptır, günahtır. Dimitri’nin bize emanetidir Omorfia. Bacımızdır. Ne kötülüğünü gördün bugüne kadar? Edebiyle namusuyla ekmek parasını kazanıyor kadıncağız. Tamam, kızını almaya razı gelmeyebilirsin, ama hakaret etmeye hakkın yok. Hem, bunca yılın hukuku var. Bugüne kadar Ermeni olsun, Rum olsun hangi komşundan şikâyetin oldu? Koşa koşa ziyaretlerine giden, onları evine kabul edip izzetle ikramla ağırlayan sen değil misin?”
Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Muxtar Manaflı cismən hiss etdi ki, onu qucaqladılar və onun ürəyindən yaddaşının dibinə çökərək, bütün bu illər boyu susmuş bir hissiyyat baş qaldırdı: anası heç vaxt onu beləcə qucaqlamayıb, heç vaxt belə bir doğmalıq hiss etməyib, bu - tamam başqa bir doğmalıq idi, sərhədsiz, daimi, mütləq bir doğmalıq. O, gözlərini yumdu və həmin anlarda bütün varlığı ilə hiss etdi ki, daha ilotların arasında deyil, ilotlarla birlikdə baxmır, əksinə, ilotlar və ilotlarla birlikdə tanıdığı və tanımadığı bir çox insan da indi o uzaq kənddə ona - Muxtar Manaflıya baxır.
Rəssam Muxtar Manaflının həyatı,sənəti və bu dünyadan qaçışı·Kitabı okudu
"Tamam, olan olmuş, değiştiremediklerimiz için vakit kaybetmek kimsenin işine yaramaz. Hüznünüz sizi ümitsizliğe sevk etmemeli."
Sayfa 157·Kitabı okudu