Zannedildiğinin aksine kendilerine hiçbir zaman, "Biz Yedi Güzel Adamız" dememişlerdir. Cahit Zarifoğlu, altı bölümden oluşan şiirine "Yedi Güzel Adam" ismini koyarak bu ismi Türk edebiyatına katmış olur. Bu şiirde yedi güzel adamdan birisi kan görür, birisi aşk, biri yar, biri bela, biri dağ, biri de sofra görür. Şiir altı bölümdür ama gizli bir son bölümü de vardır aslında; en sonuncusu ise diğerlerini görür. Her bir kelimede ayrı bir anlam yüklü olsa da, tıpkı kuşların geçtiği vadiler gibi hepsinin farklı bir amacı olsa da, güzel insan tanımı Nuri Pakdil'e göre "Ülküsel konumunu algılayan her insan güzel insandır. Güzel insanlar da ülkülerini ülkelerinde yaşatmak için yaşarlar." Bundandır isimlerinin, kim olduklarının bir önemi yoktur. Onlar yedi kişi değillerdir, bir sayıları da yoktur. Çünkü okurlarıyla birlikte sayıları sonsuza dek artmaya devam edecektir.
Yaşamak, tanımı gereği, öğrenilemez. Kendi kendinden öğrenilemez, yaşam yoluyla yaşamdan öğrenilemez. Bir tek başkasından ve ölüm yoluyla öğrenilebilir.
Kusursuzluğun tanımı yapılabilmiş olsaydı, bu tanımdaki ölçütlere uyabilen bir kişi herhalde çok sıkıcı olurdu. Kusursuz olmaya çalışanlar bile öyle olduktan sonra!..