Dilek Kartal – Çifte Açmaz
çok mu güzel diye orda çocuklar
değmesin diye mi nazar kem gözlerden
yıllardır kurşun döküp duruyorlar
tepelerinden
**
herkes o ilk acıyla ölmediğinde çok gücenir hayata
sonra unutur
ben o son dakika dediğinde
otuzbeş can, ilk canlı bağlantı, olay yeri, ilk resmi sayıklama
ohlar ahlara bir kez daha galip geldiğinde
allahım ne çok acı vardı
**
kucağımda iki avuç çaresizlik
kusursuz bir sessizlik fotoğrafı gibiydim
oysa sen susmak demiştin bir defasında
öldürmeye tam teşebbüstür
kendini dişlerine vura vura
**
o saçlarıma değen dönüşlü gök
kör eden ışık, o korkunç sayha
inip çıkan adamlar
günahkar perçemlerine asılarak birbirlerinin
bir köy dolusu kadın
taşları yoklaya yoklaya
taşları koklaya koklaya bir köy dolusu...
oğul öksüzü eller... çemberler... karanfiller...
bir köy dolusu kadın
:rüya
Başlangıçta görece önemsiz bir yiyecek maddesi olan tahıl taneleri, alışılmadık iki özelliğe daha sahip oldukları keşfedilince daha fazla önem kazandı. İlk önce şu keşfedildi: Tahıl ıs-atılınca çimlenir ve tadı tatlı olur. O dönemde ambar olarak kullanılan çukurları tamamen su geçirmez yapmak zordu, tahılların bu özelliği, insanlar tahıl depolamaya başlar başlamaz bu yüzden ortaya çıkmıştı. Tabii şimdi bu tatlılığın nedeni bi-liniyor: Nemlenen tahıl tanesi, içerdiği nişastayı maltoz şekerine, yani malta dönüştüren diyastaz enzimlerini üretir. Bu işlem tüm tahıllarda gerçekleşir, fakat arpa en iyi diyastaz enzimlerini, dolayısıyla en iyi maltı üretir. Ama o dönemde yani başka şeker kaynaklarının pek az olduğu bir zamanda, "maltlaştırılmış" tahılın "tatlılığı" oldukça değerliydi ve bu önemli keşif, tahılın önce ıslatıldığı, ardından kurutulduğu bilinçli malt yapma tekniklerinin geliştirilmesini teşvik etti.
..Yapılan araştırmalardaki ilginç bulgulardan bir tanesi de şükretmek konusundaki hassas kişilerin uyku kalitesinin daha yüksek olmasıdır.Cünkü "huzur"dediğiniz şey en güzel uykuların en tatlı ninnisidir.
"Ben mi, yoo," dedi çocuk gülerek. "Doğduğumdan beri bi kere bilem üşütmedim. Muhallebi çocuğu gibi büyütülmedim ben. Hava nasıl olursa olsun tavşanların yaptığı gibi kırda koşuşturdum. Annem on iki yıl boyunca çok fazla temiz hava aldığım için soğuğun bana vız geleceğini söylüyo. Alıç ağacı kadar dayanıklıyım ben."