Kitabın mövzusu Fələstin və İsrail arasında olan mübarizə,bu mübarizənin ortasında qalmış siravi vətəndaşların həyatı idi. İsrail Fələstin xalqı ilə amansız rəftar edir. Onların torpaqlarını zorla zəbt edir. Belə vəziyyətdə həyatını dəyişdirmək üçün təhsilin vacib olduğunu anlayan Əhməd böyük uğurlara imza atır. Ailəsinə maddi yardım göstərir. Eyni zamanda o oxuduğu İbrani Universitetində yəhudilərin fələstinlilərə qarşı o qədər də pis davranmadığını anlayır. İlk başda aralarında problem yaşanan yəhudi bir professorla daha sonra çox yaxın dost və iş yoldaşı olurlar.Daha sonra ABŞ gedir və orada bir yəhudi qızla tanış olur. Bu qızla evlənir və öz kəndinə qayıdır. Bu qız kənddə Əhmədin evini İsraillilər buldozerə verməsin deyə özünü fəda edir. Noranın ölümündən sonra həyatın mənasız olduğunu düşünən Əhmədi Professor Şaron Ensteyindən bir sitat gətirməklə ayağa qaldırır. Daha sonra ailəsinin zoru ilə kəndindəki bir qızla—Yasəmənlə ailə həyatı qurur. Onun Yasəmənlə övladları olur. Əmədin qardaşı Əhməd yəhudi bir qızla—Nora ilə evləndi deyə evi tərk edir. İllər sonra Həmasa qoşulduğunu öyrənən Əhməd Qəzzaya gedir. Oradakı həyatla tanış olur. Ona bənzəyən və onun zəkasına oxşar qardaşı oğlu Xalidlə tanış olur. Xaliddə əmisi kimi Fizika təhsili alırdı. Amma İsrail onun Universitetini bombalayandan sonra o təhsilini yarımçıq qoymalı olur. Əhməd Xalidi Qəzzadan çıxartmaq istəyir ,amma buna nail ola bilmir. Bütün bunlara təb gətirə bilməyən Xalid intihar edir. Onun ölümündən bir həftə sonra Əhməd Nobel mükafatı qazanır. Bu tədqiqat üzərində professor Şaronla birlikdə qırx il işləmişdi.
#Türkiyeekonomisi #mahfieğilmez hoca sıkmadan yormadan anlaşılır şekilde çok güzel anlatmış. En değerli madrnimiz Bor onu da sadece ham olarak satıyoruz işlenmiş (ederi yüksek olan kalemlerde) olarak alıyoruz. Ülkede iki çalışana bir emekli düşmekte. (SGKnın iflas etmesi gayet normal. 20-25 yılda emekli olup 40 yıldır maaş alan kesim sağolsun gelecek nesiller hem daha çok çalışacak hem daha az maaş alacak..) Ekonomik sistemlerde Türkiye'nin yeri piyasa ekonomisne dayalı karma ekonomi sistemiymiş.. Eskiden paralar stoktaki altın karşılık gösterilerek basılırmış 1971 de ABD bu düzeni kaldırmış. "Bugün kağıt paranın değeri sadece devletin itibarıdır." Paramızın iç değeri yani TÜFE yılbaşındaki satın alma gücüyle yılsonundaki satın alma gücü arasındaki fark. Haliyle çok büyük değişim var... Kitap ayrıca ülkemizde ekonomiyle ilgili kamu kurumlarını ve görevlerini anlatmış.(TCMB, BDDK, TMSF, STB, TB, SPK,Rekabet Kurumu, Türk Eximbank, Sayıştay... Meraklısı için bankalararası para piyasasının çalışması anlatılmış. Banka bir devlet için olmazsa olmazmış gerçekten. İş bankasının neden kurulduğunu anlamak için yada bugün devlet bankalarının neden özelleştirilmediği... IMF üyeliğimiz 1947 IMF para birimi SDR=1,4 $ Ayrıca dönemsel olarak uygulanan ekonomi politikaları anlatılmış. Eleştirilen dönemler olabilir varlık içindeyken yokluk dönemi olmayan işler için yapılan yanlış eleştiriler çok... Gini katsayısını anlatmış okumakla, bilimle,güzel yaşamakla ilgisi olmayanların ilgisini çekmeyen bir alan sanırım. Eğitim ile ilgili bir kısım da var.. Nihayetinde bağnazlıktan uzak iyiye iyi kötüye kötü diyerek anlatmış yol göstermiş. Türkiye 5 cente muhtaç olduğu dönemde de dünyanın 16. Ekonomisiymiş bugün gayet iyiyiz ama 18. sıradayız. Yaşadığımız ekonomik krizlere değinilmiş. Çok
DİPÇE :
Süreyya menzilinde mihr-i alem-táb zann etsin Gören mektub-ı ikbalindeki mühr ile imzayı
(Nedim)
Yaşamak Sandığım kitabının yazarı Veysel Altuntaş'ın, yaşamın ve ölümün gizine sürdüğü kaleminden tanıdık fakat erişilmez sesler yükseliyor.
'Yalnızlığımı sokakla paylaşıyorum. Herkes benden bir parça yalnızlık taşıyor evlerine. Herkes bana yardım ediyor. Tekinsiz kötülüklerle dolu karanlık sokakları arşınlayan her kişi, benim evimin önünden evlerine küçük adımlar atan her kişi benim yalnızlığımı görüyor ve benden birer parça götürüyorlar evlerine."
Modern zaman insanının kendi yalnızlığında kaybolma tehdidine karşın var olma sancısı bir yana, kalıcı olma sevdasına ayna tutan yazar, karakterlerinin girdaplarında kaybolmayı başarmış. Tıpkı bir roman kişisi olarak karşımıza çıkan mektup gibi.
Bir görünüp bir kaybolan, kendi sırrına kadem basan kişi ve olaylara polisiye gözlüğünden bakıldığında akışın tıkandığı gören okura farklı bir gözlük uzatıyor yazar. Böylece derûni bir yolculuğa açılıyor kapılar.
Eser; büyükbabasının hatıra eşyaları arasında bulunan bir kitabın torunun elindeki yolculuğunu anlatıyor. İmgelerin kazandığı ruhsal kimlikler bu eserin en çarpıcı detaylarından biri. Böylece sonsuz olasılıklarda sorular ve cevaplar sıralanıyor.
Büyükbabaya mı ait yoksa ona emanet edilen bir eser mi bu kitap? Kalanların gidenlerden devşirdiği ruh parçaları birkaç nesil sonra ortaya çıkarak yaşama meydan mı okuyor? Kalıcı olmak yeryüzüne ait olmak yitip gitmemek böyle bir şey midir?
Müntehir bir edebiyatçının( Ali Göçer'in) dosyasını inceleyen genç savcıyı, ölümün kıyılarında dolaştıran, maddi deliller bularak açıklamaya çalıştıkça görünmezin çelik kollarında sarsan olaylar zinciri emin olduğumuz gerçekliğin maskesini düşürüyor. Ölmek veya yaşamak. Kalmak için
Adına RomanlarVeysel Altuntaş · İz Yayıncılık · 038 okunma
E.A. Poe'nin insanda ürperti yaratan, insanı şaşkına çeviren ve kitap bitince, "ne okudum ben?" diyerek odasına gönderip düşündüren kitabıydı. Vahşetin cezbine kapılmak bu kitapta vücut bulmuş.
Kitabı okurken aklıma bir soru takıldı. Acaba dinbazlar bu kitabı okumuş olabilir miydi? Ya da okuyan birinin yorumuna, örneğin toplu taşımada denk gelmiş miydi? Sır Kapısı gibi TB saçmalıklarına yontabilirlermiş gibi geldi.
Storytel'de Fatih Sönmez'in gizemli seslendirmesinden dinledim.
Kara KediEdgar Allan Poe · Kolektif Kitap · 20122,811 okunma
Türk Hava Kurumu Yayın Organı UÇANTÜRK Dergisinin Kasım 1991 - Sayı: 354, THK'dan Haberler, İdea'91 Fuarı Açıldı, Askeri Simulatörler, Özel Harekat Kuvvetleri Hava Eğitim Sistemi, UH-60 Motorunda Güç Arttırımı, TB-21 Turbo Trinidad, Dornier-328: Dost, Hızlı... Hem de Tutkulu, Paraşüt, Anılar "Ordu Svaş Moralini Yitirdi", Havacılık ve Uzay Enüstrisinin Tarihi Gelişim-1, Planör Kazaları, Eski Uçaklar "Condor", Havacılıkta Basınç, Türk Hava Kuvvetleriş Tarihi konularında yazılmış ve resim-grafikler ile desteklenmiş makalelerin bulunduğu güzel bir dergi.
Bir kitap, bir kahve, huzurlu bir ortam, sevgi(..), sessizlik... Yüzyıl Yalnız olur
.
Yazarın bendeki 'Kırmızı Pazartesi' kitabını yerini alamaz ama en ünlü kitabı da bu.
.
Kitap konusu akraba evliliği yüzünden lanetletmiş bir aile, lanetin kalkması için tüm fertlerinin ölmesinin gerekmesi, fakat ailenin fertlerinin doyumsuzluğu, şehveti, egosu, düşüncesizliği, kural tanımazlığı ile lanetin devamlılığı ve ayrıca aile içi dram, aşk, ayrılık, hayattaki amacı arayış ve hayattan vazgeçiş konularını sade bir dille anlatıldığı bir eser.
.