Haset,başkasının balını,kendi ağzına zehir etmektir.
...Yengeç sepeti sendromunun şöyle de bir hikayesi var: "Kumsalda yürüyen bir adam,avlanan balıkçıya yaklaştığında, kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri bir yengeç sepetinin içinde görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda, "Evet, tek bir yengeç olsaydı kesinlikle kaçardı. Ancak pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamayacağından emin olur. Geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar" yanıtını alır. Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken, sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz. ...bu durumu Cenap Şahabettin ne güzel özetlemiş: "Haset, başkasının balını, kendi ağzına zehir etmektir."
"Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir, her iki parça ayrı ayrı yaşamaya devam eder, bir zamanlar tek parça değilmiş gibi, tanımaz birbirini parçalar."
Sayfa 26·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Dünyanın ortasında tek başlarında kalmış, dayanılmaz bir özlemde, sevgide birleşmiş insan soyunun ilk kadınına erkeğine benziyorlardı."
Sayfa 423·Kitabı okudu
Alıntı
Bir ben kaldım şimdi Tek yakın bana. Ama ben eskiden de Hep böyle Yalnız çıkardım yola.
Sayfa 138·Kitabı okuyor
Belki sen –bu rüyadan habersiz olarak– benim tek taraflı yakınlığımı hissetmeyeceksin. Olsun. Ben bunu unutmak istemiyorum.
Alıntı
"Zayıf karakterlilik,insanın değiştiremeyeceği tek bozukluktur." -Francois de La Rochefoucald
Sayfa 31