“Tekillik ve teori birbiriyle pek anlaşamaz. Teorinin düzeni, tutarlılığı ve anlamsız olmaması gibi özellikleri varken bireyin benzersizliği, kendine özgü tekilliği vardır.
Lacancı analist Serge Leclaire şöyle yazar:
Yalnızca gerçek bir teori, tekilliğin alanını azaltmadan koruyan bir biçimselleştirmeyi ilerletebilir; psikanalizde hiçbir kurumun asla çözemeyeceği ve sürekli karşımıza çıkan güçlüklerden biri, bir yandan kapalı bir sistemselleştirmenin yıkıcı etkisine, diğer yandan da sezgisel süreçlerin anarşisine karşı savunmasız olmasıdır.”
— Adam Phillips, Yan Etkiler, Ayrıntı Yayınları, s.45
İnsanın yeteneklerinde temel ve şiddetli bir dönüşümü temsil edecek olan Tekilliği 2045 yılına tarihliyorum. Bu tarihte yaratılacak biyolojik olmayan zekâ, günümüzün insan zekâsının tamamından bir milyar kat daha güçlü olacaktır.
Metafizik üçlüye, üç başlı gerçekliğe mantıksal bir itiraz yoksa da böyle üçlüler yaygın ya da revaçta değildir. Metafizikçiler normalde ya dünyanın oluşumunu tek bir şeyle açıklayan Tanrı gibi bir tekillik arar ya da iki şey olarak açıklayan düşünce-madde gibi bir ikiliyi arar ya da onu, çok sayıda şeyin anlatımı ile açıklayan pluralizm olarak bırakırlar. Ama üç, biçimsiz bir sayıdır.