Büyük Haberden Sonsuz Sığınışa: 30. Cüz Üzerine Bir Tefekkür
Puan vermedi·648 syf.··
2026 170. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:59
Kur'an-ı Kerim mealiyle hemhal olurken, kelimelerin ötesindeki o muazzam derinlik beni derinden sarstı. Bir niyetle yola çıktım; bu eşsiz rehberi incelemek, satır aralarındaki hikmeti kâğıda dökmek istedim. Ancak karşımdaki öyle bir eser ki, her bir harfi bambaşka alemlere açılan devasa bir kapı gibi... Bu derinlik karşısında duyduğum hürmetle, incelememi nasıl bir metodolojiyle sunmam gerektiği konusunda uzun süre düşündüm. Sure sure mi, yoksa cüz cüz mü ilerlemeliydim? Nihayetinde, bütünsel bir bakış açısı sunabilmek adına "cüz cüz" ilerlemeye karar kıldım. Ve bismillah diyerek, Kur'an'ın o sarsıcı ve bir o kadar da şefkatli finali olan 30. Cüz ile bu yolculuğa başlıyorum. Sure sure, hatta ayet ayet aldığım derinlemesine notlar bir yanda dursun; ben burada genel bir perspektif sunmak adına, aldığım o notların en saf, en yalın halini —tabiri caizse özetin özetini— sizlerle paylaşıyorum. Bakalım bu mukaddes hitap, kalbimizde nasıl bir yankı bulacak... -->30. Cüz Sayısal Verileri: Toplam Sure Sayısı: 37 Toplam Ayet Sayısı: 564 -->Verilerin Dağılımı ve Özellikleri: En Uzun Sure: 46 ayet ile Nazi'at Suresi'dir. (Nebe suresi 40 ayettir). En Kısa Sureler: 3'er ayet ile Asr, Kevser ve Nasr sureleridir. Nüzul Ortamı: 37 surenin 34'ü Mekki, sadece 3'ü (Beyyine, Nasr, Zilzal) Medeni kabul edilir. (Bazı kaynaklarda Zilzal ve Maun gibi surelerin iniş yeri hakkında farklı görüşler olsa da ağırlıklı görüş budur). 1. Üslup ve Mimari Yapı (Hızlı ve Vurucu): 30.cüz, diğer cüzlerden farklı bir "ritme" sahiptir. Sureler genellikle kısa, ayetler ise çok vurucudur. Mekki Karakter: Bu cüzdeki surelerin neredeyse tamamı Mekke döneminde
1000Kitap
Kur'an-ı Kerim MealiKomisyon · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 20102,661 okunma
Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi; He is an enlightened writer with a strong oratory who dominates all fields such as journalist, story and novel writer, philosopher of history and contributes to the enlightenment of the society he is in, transferring his knowledge and experience to all segments of society. He wrote about the renewal movement that started with the Tanzimat in his works and he became a guide by writing his writings for information purposes. He read a lot of French books, gained knowledge about literary movements and transferred them to his works with his own interpretation. Ahmet Mithat Efendi is the leading name in the works of the Tanzimat Period. He conveyed his existing experiences both in his novels and his works such as Müşahedat, Taffüf, Mesail-i Muğlaka, Ahmet Mithat Efendi, Edebiyat Yazıları 1 and 2, he became one of the most enlightened writers of Turkish novelism, and he deserved to be known as a novelist because he was mostly engaged in novels among prose genres. Ahmet Mithat Müşahedat criticized Emile Zola in his introduction titled 'Hasbihâl with Kâriîn' in his work titled Müşahedat and described the situation of Emile Zola, who wrote with a naturalist perspective of French society, from a critical point of view. Mithat Efendi wrote almost all his works to guide and educate people. And for this reason, according to him, transferring the events existing in the society as they are, instead of educating people, he was worried about leading them down the wrong path and therefore he opposed the Turkish society to read Emile Zola. Ahmet Mithat is a socialist and devoted writer. His aim to educate the public has led him to address the problems of the people. In this respect, he is in a way the sociologist of his period. Naturalism is established through the
Edebiyat & Roman
Emile Zola Hayatı ve Edebi FaaliyetiMihail Barro · Dorlion Yayınevi · 00 okunma
Reklam
Sadece gökler, ağaçlar, sular ve toprak duydu
Puan vermedi·560 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 23:01
Tabiat dörtlemesinin 2.kitabı olan Toprak, Hititlerin başkenti Çorum'a bir tarihi eser hırsızlığını araştırmaya gelen doğa, çevre ve kadın hakları konusunda araştırma yapan gazeteci Defne Kaman'ın kaybolmasıyla gelişen bir dizi olayı konu ediniyor. Defne Kaman'ı bulmak için vali ve emniyet müdürü harekete geçer. Bu arada bir Kam olan Umay Bayülgen de torununu bulmak için Çorum'a gelir. Defne'nin babası da Çorum'da kütüphane müdürüdür, Defne'nin yıllar sonra babasıyla buluşması, şeftali kokan Küçük Prens kitabı,babasının yeni karısının Defne'ye olan tavrı hepsi çok güzeldi.Kemal'in ölen karısına olan bitmeyen sevdası, Karaca'nın yalnızlığı,sahaf Semahat'in sigarası ve kedi sevdası, Umay Nine'nin torunu bulunana kadar bir geyiğin başında nöbet tutması, ondan haber almak için rüyaya yatması büyüleyici bir masal tadındaydı.Sosyal medyadan örgütlenen gençlerin Defne Kaman için farklı illerden Çorum'a gelmesi, valinin emniyet müdürünün aksine olaya sağduyulu davranıp gençleri sakinleştirmesi, yasadışı bir şey yapmadıklarını düşünmesi hatta onlar için "gerginliğe karşı müzik" programı tertip etmesi taktire şayandı.Umay Nine'nin dediği gibi alkışlarrr sana vali Sabahattin Ali Okur. Yazar kitabı Anadolulu çiftçi ve köylü kadınlara armağan etmiş, ve bu kitabın yazıldığı dönemlerde annesini kaybetmiş. Hayat ne kadar ilginç Toprak kitabını yazıyorsun ve anneni toprağa veriyorsun. Kitabın dili akıcı, içinde mitoloji, şamanizm, kadim Türk gelenekleri ve Umay ninemizin mühtiş öngörüsü mevcut. Ben gerçekten keyif alarak okudum dilerim sizler de seversiniz. İyi okumalar. İncelememi kitabın son cümlesiyle noktalıyorum:BUNU SADECE GÖKLER, AĞAÇLAR, SULAR VE TOPRAK DUYDU.
ToprakBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20153,338 okunma
10/10
·152 syf.·
2025 214. kitabı
Tefekkürname Bediüzzaman Said Nursî Bu yıl içinde basılan özel bir baskısından okuduğum Tefekkürnâme, benim için sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir zaman ve mekân yolculuğu oldu. Çünkü bu kitabı, Risale-i Nur’un yazılmaya başlandığı topraklardan, Barla’dan temin ettim. Bu durum, kitaba olan ilgimi ve kalbimdeki değerini daha da artırdı. Kitabın ilk sayfalarını çevirirken, yalnızca bir eseri okumadığımı, aynı zamanda o mübarek beldeden yükselen manevî nefesin bir yansımasına tanıklık ettiğimi hissettim. Bugün, 1 Eylül 2025, Eylül ayının ilk günü. Bu yeni aya başlarken elimdeki ilk kitabın Tefekkürnâme olması benim için ayrı bir mânâ taşıdı. Sanki yeni başlangıçlara, yeni düşüncelere bu eserle kapı açmak istedim. Kısa bir zaman diliminde, yaklaşık 4-5 saatlik bir yoğunlukla kitabı bitirdim. Eserin aslı Arapça. Okuduğum bu özel baskı ise Arapça-Türkçe karşılıklı metin olarak hazırlanmıştı. Bu sayede metin üzerinde mukayeseli bir okuma yapma imkânı buldum. Bu yönüyle kitabın hem ilmî, hem de edebî zevki daha derinden hissedilebiliyordu. Bediüzzaman Said Nursî, bu eseri Eskişehir hapsinde, tecrid-i mutlak şartlarında kaleme almış. Onun hakkında bizzat “çok ehemmiyetlidir” demesi, hatta İmam-ı Ali’nin (ra) bir vecihte bu kitaba “Ayetü’l-Kübra” ismini vermesi, Tefekkürnâme’nin kıymetini ortaya koymaktadır. Üstadın ifadesiyle, bu risale “otuz sene akıl ve fikrin gıda ve ilacı olmuş bir marifetnamedir.” Eser, yedi bab üzere tertip edilmiştir: 1. Sübhanallah 2. Elhamdülillah 3. Allahu Ekber 4. Lâ ilâhe illâllah 5. Lâ ilâhe illâllah Muhammedün Resûlullah 6. Hasbünallâhü ve ni’me’l vekîl 7. Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l aliyyil azîm Bu tertibin, Üstad’ın Şafiî mezhebine mensubiyetinden
Din
TefekkürnameBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 202339 okunma
Hürriyet Kahramanı Ohrili Eyüp Sabri (Akgöl)
Puan vermedi·592 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
dönemlerinde yaşayan, yolu Askeri Rüştiye ve Askeri İdadi’den geçen insanların yaşam hikâyeleri incelendiğinde göze çarpan önemli ortak noktalar vardır. Balkan kökenli ya da yolu bir şekilde Balkanlarla kesişen bu isimler, barut fıçısı olarak da tabir edilen bölgeyi yakından görmüş, tanımış ve içinde yaşamışlardır. Gördükleri karşısında aksiyon almanın elzem olduğunu, aksi takdirde bağ kurdukları toprakların elden çıkacağını görmüşlerdir. Muhalif kanadın bir kısmının Balkanlar’da yaşananlar anlaşılmadan ve Balkanlar okunmadan anlaşılması mümkün değildir aksi takdirde yapılan okumalar ve çıkarılan sonuçlar ayakları yere basmayan tarihi gerçeklerle örtüşmeyen okumalar olacaktır. Sadece muhaliflik üzerinden ve padişaha karşı muhalefet etme amacından yola çıkarak yapılan okumalar, çıkarımlar olsa olsa güncel siyasete meze olmaktan öteye geçmeyecektir. Bu tarih okumaları aynı zamanda okuru anakronizme sürükleyecektir. Ayakları yere basan okumalar ve bütüncül bakış açıları sayesinde yapılan çıkarımlara daha çok ihtiyacımız vardır. Güncel siyasette konuşulan yahut muhalif çıkarım yapanların da bu hataya sık sık düştükleri görülmektedir. Her devir kendi dinamikleri ve koşulları içerisinde okumaya tabi tutulmalı ve değerlendirilmelidir. Okuma yaparken öncelikle meselenin genel çerçevesini çizecek eserlere ağırlık verilmeli, dönem ve konu hakkında genel çerçeve oturduktan sonra hatırat, biyografi eserleri ile duvarlar sağlamlaştırılmalı, tahkim edilmeli açıklar kapatılmalı, okumalar derinleştirilmelidir. Son zamanlarda, bazı dönemlerde çok yoğun, bazı dönemlerde ise hafif yoğun bir şekilde İttihat ve Terakki Cemiyeti gündeme gelmektedir. İTC’nin gündeme gelişi kendi tarihsel bağlamından ziyade gündeme -amiyane bir tabirle ve üzülerek söylemek isterim ki- meze olarak
Tarih
İttihatçıların Kara KutusuTalha Burak Ünlü · Timaş Yayınları · 20255 okunma
Eserin Muhtevası
Puan vermedi·379 syf.·
2024 4. kitabı
Risale-i Nur Külliyatının ilk kitabı olup 33 Söz'den oluşmaktadır. * İlk 32 Söz; 1927-1929 yılları arasında Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin sürgün olarak gönderildiği Barla’da telif edilmiştir. * 33. Söz olan Lemeât Risalesi; 1921’de Üstad Hazretleri Dar’ul Hikmet’te iken telif edilmiştir. * 10. Söz, 12. Söz, 19. Söz, 20. Söz, 22. Söz ve 25. Sözler, Zülfikar Mecmuası'nda, * 11. Söz, 16. Söz ve 26. Sözler, Tılsımlar Mecmuası'nda neşredildiğinden bu esere dâhil edilmemiştir. * 13. Söz'ün 2. Makamı ise Gençlik Rehberi olarak müstakil neşir edilmiştir. * Risale numaralandırmaları, tertip ve taksimâtı orijinal el yazması Osmanlıca olan bu nüsha, Bediüzzaman Hazretleri (rahmetullâhi aleyh) tarafından yapılmıştır. Sözler Mecmuası Bediüzzaman Said Nursî Atıf Yorulmaz
Din
Sözler MecmuasıBediüzzaman Said Nursî · Hayrat Neşriyat · 20126,9bin okunma
Reklam
Reklam