Ey aziz! “Mal bana verildiğine göre benimdir ve bunun hesabı sorulmaz.” şeklinde düşünme. Başta, malın senin olduğuna dair düşünceden vazgeç. Sahiden malının senin olmasını istiyorsan, ölmeden önce bu malı ahirete göndermelisin. İşte o zaman, bu dağıttığın mal karşında hazır olarak bulunacaktır.
Ey aziz! Mal denen şeyi sana veren Allah’tır. Bunu boş yere seni övenlere, şöhret için, büyük bina ve firavuni yemeklere harcarsan cezasını görürsün. Zira mal, sahibine teslim edilmiş bir emanettir; ondan alınıp başkasına verilir. Nitekim o önce başkasındaydı, ondan alınıp diğerine verilmiştir. Kimse, kendisinde diye öyle kalır zannetmesin, ondan da başkasına gidecektir.
Biri bu malı miskinlendirir, diğeri kirlendirir. Biri sandığa gömüp saklar, diğeri yere gömer. Bu zahmetle saklanıp taşınan mal, sonunda başka birisine miras olarak kalır. Vâris, malın yeni sahibi olur. Bu malı toplayanın vebali varsa, kıyamete kadar azap çeker. Ey aziz! Sen hiç etrafında yaşanan bu döngüden ibret alıp kendine gelmez misin?