İşte o anda anladım ki, bir ananın mutluluğu, milletin mutluluğundan doğuyor, aynı kökten olan ağacın dalları gibi bir kökten geliyor. Kaderi de onun kaderiyle bir oluyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ekimin ortasındaRaboçi Put(İşçinin Yolu) gazetesinde “Sosyalist Bakanlar” başlığı ile yayımlanan bir yazıda, halkın “ılımlı” sosyalistler karşısındaki duyguları şöyle anlatılıyordu:
İşte yaptıkları işlerin listesi: (3)
Tseretelli: General Polovtsev’in yardımı ile işçilerin ellerindeki silahları aldı, devrimci askerleri susturdu ve orduda ölüm cezasını onayladı.
Skobeliyev: Kapitalistlere yüzde yüz vergi koyacağını söylemekle işe başladı, atölye ve fabrikalardaki işçi komitelerini dağıtmaya kalkışarak bitirdi.
Avksentiyev: Yüzlerce işçiyi ve Toprak Komitesi üyesini hapse attırdı, birçok işçi ve asker gazetesini kapattırdı.
Çernov: “İmparator Beyannamesi”ni imzaladı ve Fin Diyet Meclisi’nin kapatılmasını emretti.
Fukara; ağzı olduğu halde konuşamayan adamdır. Yani, fukara son olarak dilini kaybeder. Başkaları kızacak diye fikrini söyleyemez. Tarih yorgunu bu milletin iki yüz yıldır şansı yaver gitmedi. Karanlık, vahşi bir çağı geride bıraktık. Şimdi modern, barbar bir çağda yaşıyoruz ama tarih boyunca tüm dünyada sömürmediği bir avuç toprak bırakmayan Batı, bizlere hergün barbar demekten çekinmiyor...
Kara toprak, sevgili toprak ana, hepimizi sinesinde barındıran sensin! Bizlere mutluluk vermeyeceksen neye yarar senin toprak ana oluşun? Dünyaya niçin geliyoruz? Biz senin çocuklarınız, bize mutluluk ver, bizi mutlu kıl toprak ana!
...
Havada bir ot kokusu ve başıboş köpekler
Ve yağmurda ancak sana yer var
Ama sen yağmurun kulesini terk ediyorsun
Fırtınanın gürültüsü için ışıltılı limanında yürekliliğin