9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
KILIF ~ EMEL ŞİMŞİR İçerik; Duygusal roman Seramik sanatçısı kadın Dominant bir anne Kuralcı bir eş Geçmişte kalan bir aşk Travmalar, trajediler, anılar İyileşme süreci 286 sayfa Masal ile Mustafa… Sevginin gücüne rağmen korkuların kenarda beklediği, en güvendiklerinin ayırdığı bir aşkın iki ayrı tarafı… Ayrılıklarının üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen kendilerinden uzaklaşmış ama yine aynı anda hapsolmuş iki ruh… Çocukluk travmalarının şekillendirdiği hayatlar hiç bu kadar büyük pişmanlıklara gebe olmamıştı. Masal’ın geçmişten kalan tek dostu Tanya ile bir buluşmalarında aralarında geçen ‘dergideki yazı’ sohbeti, uzun zamandır üstünü örttüğü anılarının, çamurla şekillendirdiği hayatının aslında bir şekilden olduğunu anlamasını sağladı. Seramik sanatçısı olan Masal tekrar hayatını bir hamur gibi şekillendirmek, hayallerinin ‘Masal’ına’ dönüştürmek için oturuyor bu sefer torna masasının başına. Hamurunu şekillendiren annesi Songül ve ona maddi değeri yüksen fakat manevi değeri olmayan bir kılıf sunan eşi İlhan’dan yeteneklerini geri alabilecek mi? Bakalım bu sefer fırından nasıl bir eser çıkacak? Okuma listemin 1685.kitabı… Merakla okuduğum güzel bir kitaptı. Masal’ın ve Mustafa’nın yaşadıkları uzun süre zihninizi meşgul edecek. Tavsiyemdir efendim @emeloda @mumkunkitap @mervejour #kılıf #emelşimşir #mümkünkitap
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 202610 okunma
Sevebilen olabilir, olabilen yapabilir, yapabilen var olur!
9/10
·144 syf.·
2025 46. kitabı
Gurdjieff, insanı en güvendiği yerden vuruyor. Uyanık olduğunu sandığın o hal var ya, işte diyor ki en derin uykun tam olarak orası. Bu kitap zihnimizin pas tutmuş dişlilerine yağsız giren bir torna başı gibi seni işlemiyor, seni yerinden oynatıyor. Hayatın akıp gitmesiyle, senin o hayatın içinde gerçekten var olman arasında ince bir çizgi yok, düpedüz bir uçurum var ve Gurdjieff, o uçurumu gösterirken geri çekilmene izin vermiyor. Dördüncü Yol dediği bir şey var ve orası kaçamadığın yer. Gündelik hayatın ortasında, alışkanlıklarının tam içinde, reflekslerinin gölgesinde seni yakalıyor. Orada en sıradan anın içinde, ne kadar mekanik yaşadığını fark ediyorsun. Tepkilerin sana ait değil, seçimlerin bilinçli değil, hatta çoğu zaman sen dediğin şey bile tek parça değil. Kitabı okudukça huzursuz oluyorsun. Çünkü gün boyu yaptığın şeylerin büyük kısmının otomatik olduğunu fark ediyorsun. Bir makine gibi çalışıyorsun, sadece biraz daha karmaşık olanından. Gurdjieff’e göre gerçek hayat, ancak bu mekanik uykudan bir anlığına bile olsa çıkabildiğinde başlıyor. Kendini hatırlama dediği şey burada kilit. Basit bir farkındalık değil bu. Anın içinde gerçekten orada olabilmek. Parçalanmadan, dağılmadan, sürüklenmeden. Eğer bunu yapamıyorsan, yaşadığını sandığın her şey aslında sadece hareketten ibaret. Rüzgârda savrulan yaprak gibi, yön var ama irade yok. Kitap özetle seni rahatlatmıyor. Sana iyi hissettirmiyor. Aksine, seni sana geri veriyor. Aynı sahneleri tekrar tekrar izlemekten yorulduysanız, o görünmez otomatiğin farkına varmak istiyorsanız bu kitabı size önerebilirim. __Destek Yayınları’nın bu serisi felsefenin temel yapı taşlarını tanıtmayı hedefliyor. Eğer Gurdjieff’in dünyasında daha derin bir yolculuğa çıkmak isterseniz şu kavramların izini sürmenizi tavsiye
Felsefe
Hayat Ancak Ben Olduğumda GerçektirGeorge Gurdjieff · Destek Yayınları · 0103 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·320 syf.··
2024 71. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2024 17:19
Otobiyografik öğeler de taşıyan bu kitapta yazar, İkinci Dünya Savaşı sonrası Nothingam’da bir bisiklet fabrikasında çalışan, topluma karşı yabancılaşmış, yoksulluğun ortasında var olmaya çalışan, serseri ve asi ruhlu Arthur adlı karakterin hayatının kısa bir bölümünü anlatmaktadır. Arthur, savaş sonrası yoksulluğun ortasında torna tezgahında çalışan yoksul bir işçi olarak sisteme ve zenginlere isyan duymakta, hafta sonlarını birahane ve meyhanelerde sınırsız içki içerek ve evli kadınlarla ilişkiye girerek geçirmektedir. Sonrasında tanıştığı genç bir kızla tüm düşünceleri değişecek , tertipli ve düzenli bir hayat yaşamaya karar verecektir. Yazar Alan SILLITOE, 1950’lerde ortaya çıkan “Öfkeli Genç Adamlar” kuşağının önemli temsilcilerinden biri olup bu romanında bir nevi kendi hayatı ile birlikte düşüncelerini de ortaya koymaktadır. Ben çok keyif alarak okudum…
Cumartesi Gecesi ve Pazar SabahıAlan Sillitoe · Alfa Yayınları · 202230 okunma
10/10
·307 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 00:00
1938 yılında Samsun'da doğdu. Öğrenimine Sakarya İlkokulu'nda başladı. Samsun Sanat Okulu'nun torna tesviye bölümünden mezun oldu. 1959 yılında ailesiyle Ankara'ya taşındı. 1971 yılına kadar o dönemde sahibi oldukları Büyük Otel'de babasının yanında çalıştı. 38 yaşından sonra şiir yazmaya başladı. 2018 de vefat etti. Şiirlerini ilk defa Orhan Gencebay besteledi. 1989 Yılında Zekai Tunca’nın bestelediği Rüyalarım Olmasa, 1990 yılında Selçuk Tekay’ın bestelediği Vurgun'un güftekarı olarak Hürriyet gazetesinin Altın Kelebek Ödülleri'nde ve Milliyet gazetesi tarafından verilen yılın en sevilen şarkısı ödüllerini aldı. 1991 yılında yine Zekai Tunca'nın bestelediği Gözüm Kesmiyor şarkısıyla Milliyet gazetesinin, 1991 yılında TRT' nin açmış olduğu yarışmada yine İmkansız şarkısıyla en iyi Türk sanat müziği şarkısı ödülü aldı.
Ya Evde Yoksan!Cemal Safi · Beste Yayınları · 2018753 okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2024 08:57
“Şu savaşa katıldı ve insan öldürdü, şu copladı ve zorla reçine yağı içirerek işkence etti, şu bir sürü insanı ihbar etti, şu annesini bile aç bıraktı, şu evde işkence yapıldı ve insan katledildi, şu taşın üzerinde yürüyerek Roma selamı verdiler, şu köşede dövdüler, bunlanın paraları başkalarının açlığına mal oldu, şu otomobil mermer tozuyla yapılmış ekmek ve kara borsada bozuk et satarak kazanılan parayla alındı, o kasap bakır çalarak ve yük vagonları soyularak açıldı, o barın arkasında Camorra var, kaçakçılık var, tefecilik var." “Dünyamız böyle bir yerdi, öldürmekle ilgili kelimelerle doluydu: boğmaca, tetanos, lekeli humma, gaz, savaş, torna, enkaz, iş, bombardıman, bomba, verem, iltihap.” Yukarıdaki paragraf Lenû ve Lili’nin büyüdüğü işçi mahallesinin kaba bir tabiri. Onların dünyaları böyle bir yer. Çocukların yanında konuşmadığımız kelimeler tarafında sarılmışlar. Yoksulluk, otoriter aile yapısı ve erkek egemen kültür aynı anda tünemiş tepelerine. Büyümeye çalışıyorlar. Bir yol bulmaya..Bir yol çizmeye. Ve tüm bunların ortasında kimi zaman çekememezlik, öfke, aşağılama, kıskançlıkla renkleri bulanan, buna rağmen kopmayan bir dostluk hikayesine tanık ediliyoruz. Peki Ferrante bir yandan tüm bu kaba kelimeleri bu kadar çok kullanıp, hem de insana garip biçimde iyi gelen bu kitabı nasıl yazmış ya? Erkek gölgesinde kalmış bu kızları nasıl çiçeklendirmiş? Ya fosforlu cümleler kurmadan fısıldar gibi konuştuğu halde, tek bir cümleyi bile kaçırmak istemeyerek okutmayı bu kitabı? Bu İtalyan kadınlarının (bkz Ginzburg) afili cümlelere ihtiyacı yok belli ki. İkisi de kelimeleri sadelikle yola getirmeyi, öykülemeyi nasıl da iyi biliyorlar. Lili ve Lenû’nun çocukluk ve ergenlik dönemini anlatan bu kitabı çok severek okudum ben. En çok da Lili’yi, erkeklerin önünden
Edebiyat
Benim Olağanüstü Akıllı ArkadaşımElena Ferrante · Everest Yayınları · 20153,526 okunma
10/10
·304 syf.··
2024 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2024 21:01
Torna ustası , hayalleri olan , halı saha müdavimi , Merve ile evlilik düşünen Gökhan' in sade yaşantısı Soltaç da Kübra dan gelen " Sen farklısın " mesajı ile tamamen değişiyor. Gökhan bu mesajların Allah tan geldiğine kendini ve çevresini de inandırıyor , iş cığrından çıkıyor ve sonunda Semavi isimli bir cemaat oluşuyor. Oysa Amerika dan gelen iki mühendis Selim ve Berk in icat ettiği bir program olan Kübra zamanla işin içinden çıkılmaz bir yola sapıyor. Okudukca Gökhan' in ayakları yerden kesilirken , okura ise ayaklarını yere bastıran sağlam bir tokat atıyor Kübra . Afşin Kum Sıcak Kafa dan sonra bilim kurgu alanında fantastik bir kitap daha yazmış.
KübraAfşin Kum · April Yayıncılık · 20201,077 okunma