• 57 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Franz Kafka'nın babasına; hem haklı hem haksız yanlarını, üzüntülerini, babasının sevdiği sevmediği yanlarını, kırgınlıklarını, hayatındaki o büyük etkisini, ilişkilerinin psikolojisine etkilerini yazdığı uzun bir mektup.Sade dili ve içtenlikle yazdığı üslubuyla bu kısa kitap yüreğinize işleyecek cinsten. Çünkü hayatımızın her anında en ufak bir hareketiyle hem dünyaları bizim eden, hem de çok üzebilen yegane kişi "baba". Mektupta genel itibariyle babasını eleştiriyor. Franz Kafka'nın dünyasını anlayabilmek için okunması gereken ilk kitabının bu olduğunu düşünüyorum. Gerçekten çok güzel bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim.
  • 272 syf.
    ·Beğendi·8/10
    #okudumbitti️ #kitapyorum
    #armageddon ️ 270 Sayfa

    "ŞEYTANIN İNTİKAMI"
    "Savaşın üç boyutu vardır: Ekonomi, silah ve metafizik. Bunların içinde görünmeyen ve en önemlisi de metafiziktir, çünkü ruhu yenilmiş ve esir alınmış bir millet istediği kadar silah ve paraya sahip olsun asla tarih sahnesinde var olamaz."
    .
    Herkese Merhaba
    Bugün sizlerle tüyüleriniz diken diken okuyacağınız bir kitapla geldim. Dünyanın bazı yerlerinde ve Türkiye'de aynı anda yedi gün üst üste işlenmiş kafasız cinayetler. Katilleri ise en ufak bir iz bırakmayan ve beyinleri kemiren bu olaylar zincirini okurken heyecan ve gerilimi hiç bitmeyen muhteşem bir kurgu. Ve en kötüsü de tüm bunların bir başlangıç olması....
    Komiser Cahit ve çalışma arkadaşları bu doğaüstü varlıkları bulmak için çok emek sarf ederler. Katilleri bulmak o kadar da kolay olmayacaktır... En son Mardin'de işlenen cinayetin kamera görüntüleri işe yarayacak mı? Yazarın bazı yerlerde tarihi bilgilere yer vermesi de çok güzeldi. Bu da ciddi bir araştırma yapıldığının ve emek verildiginin bir işaretidir.
    Kitabı okumaya başlamadan önce önyargılı olduğumu kitabı okuyunca anladım. İlk sayfalarda bölüm başlarında ayetlere de yer verilmiş, korkmayın...
    Kitabı okurken ara ara ayetleri okumaya gerek duyabilirsiniz... Şaka bir yana, yazarın ilk kitabı olmasına rağmen sade anlatımı ve güçlü kurgusu beni çok fazla etkiledi. Korku ve gerilim türü sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Benim gibi korkarak başlamayın, biraz şeytanca işler hepsi o... OKUYUN efendim
    Vee en güzeli de kitabın devamı gelecek
    Ali bey devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.

    #kitaptanalıntılar
    ️"Oyuncular ve kuklalar efendilerinin yazdığı oyunu oynamak için sahneye çıkarlar, kendileri için yazılan oyunu oynarlar ve vakitleri dolduğunda da sahneden inerler."
    ️"Korkuyla merak ettiğin bir şeyi öğrenmek için bile bile yaşamını tehlikeye atmaktan çekinmezdi insan."


    Sevgi, sağlık ve kitapla kalın canlar... Sorgulatan, düşündüren ve hayatı anlamlandıran okumalarınız olsun...
  • 192 syf.
    ·9/10·
    Sol Ayağım boğazıma yumruklar dizen nadir kitaplardan biri oldu. Kitap o kadar çok tavsiye edildi ki hakkında en ufak bir araştırma yapmadan, gözü kapalı bir şekilde başladım.
    Sadece sol ayağı kusurlu bir çocuğun hikayesini okumayı beklerken, Sol Ayağın'dan başka birşeyi olmayan bir çocuğun hikayesinin içinde buldum kendimi.

    Christy Brown Sol Ayağı ile hikayesini yazarken bizimde sol yanımızda bir tohum, toprağını acıtarak filizlenip yavaş yavaş gülümseyen bir çiçek açıyor. Sol Ayağım bir azim ve umut hikayesi ve En çokta koşulsuz sevginin hikayesidir. Bedenlerimiz kusurlu olsada ruhlarımız kusursuzdur. Büyük bir ruh, hapishane gibi olan bir bedende bile kendi koşullarını yaratabiliyor.
    Christy Brown'da bu savaştaki silah arkadaşım dediği annesinin koşulsuz sevgisiyle engellerin üstesinden gelmeyi başarıyor.

    Burada engelliler için de bir paragraf açmak istiyorum. Aslında bu paragraf bizim için...
    Lütfen onları kendiniz için bir şükür kaynağı olarak görmeyin. Birkaç kere şahit oldum, bunun onları çok incittiğini farkettim.

    Not: Sol Ayak'la ilgili herseyi büyük baş harfleri ile yazdım çünkü Christy Brown 'ın Sol Ayağ'ı bu saygıyı hak ediyor.
  • 408 syf.
    Ahmet Ümit’in Türkçesi Sırlar Kapısı anlamına gelen Bab-ı Esrar kitabını bitirdim. Tam olarak polisiye olarak adlandırılamayacak içinde mistik öğelerin de bulunduğu bir eser. 3 milyon poundluk bir sigorta olayını çözmek için Londra’dan Konya’ya gönderilmiş yarı İngiliz yarı Türk sigorta eksperi Karen Kimya Greenwood’un bir yandan sigorta tazminatına sebep olan yangını soruştururken bir yandan da dini inanışı yüzünden kendisini ve annesini terkeden Konya’lı babasıyla olan iç hesaplaşmasını mistik bir şekilde yaptığı günleri okuyoruz kitapta. Ve bunların hepsi Mevlevilik ekseninde okuyucuya aktarılıyor. Mevlana ve Şems-i Tebrizi arasındaki aşk üzerinden ana karakterin babasının onu terk edişi işleniyor. Konusunu bir kenara bırakacak olursak kesinlikle çok yoğun bir araştırmanın ürünü olduğunu söyleyebilirim kitabın. Mevlevilik inancını polisiye bir romana dahil edip onu bu kadar akıcı, merak uyandırıcı ve mümkün olduğu kadar objektif bir şekilde aktarabilmek Ahmet Ümit’e yakışıyor. Eleştirilecek ufak tefek yanlar her romanda olduğu gibi bunda da Mevcut; dilin akıcılığa yetişememiş olması.. Kitap, Mevleviliği daha detaylı araştırmak için de beni teşvik etti. Ve bu türe ilgi duyanlar için tavsiye edebilirim
  • 412 syf.
    ·16 günde·Beğendi·10/10
    Storytel'den dinlediğim ilk kitap oldu. Uygulamayı pek tavsiye edemesem de kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.

    İnsanoğlu kendine hiç bu kadar dışarıdan ve objektif bakmamıştır sanırım. Yazar insanoğlunun dünya üzerindeki tarihini tek tek anlatmış ve açıklayıcı örneklerle de desteklemiş birçok konuyu. Hiç sıkmadan ilerliyor kitap ve her cümlede yazara hak vermeden edemiyorsunuz.

    Ayrıca yazarın kitabın yayımlandığı ülkelere göre verdiği örneklerde ufak değişikler yapması da güzel bir nüans.
  • 96 syf.
    ·3 günde·7/10
    Aristoteles, hocası Platon'un vefatından sonra Büyük İskender'e hocalık yapıp Atina'ya döner ve hocası Platon'un Akademia'sında başa getirilmemesinden ötürü Lykeion'u kurar. Kurduğu bu Lykeion'da öğrencileri, Aristoteles'in derste anlatırken tuttuğu ders notlarından oluşan kitaplarla tanıdığımız Aristoteles, bu kitapta da şiir sanatı üzerine ve tarih bilimiyle arasındaki temel farklılıkları ele almış. Biz tabi ki yine öğrencilerinin ders notları aracılığıyla biliyoruz bunları.

    Çok detaya girmeyeceğim insanların okuma zevkini köreltmemek adına ancak kitap felsefi yönünden çok edebi yönlü bir kitap. Evet, Aristoteles edebiyatı felsefi açıdan irdeliyor belki lakin edebiyat yönü olmayan veya edebiyatla mesafeli olan felsefecilerin zevk alacağını düşünmüyorum. Hoş, felsefeci zevk almasa da felsefe tarihinin baş öğretmeni Aristoteles'in kitabı diye ıkına ıkına da olsa okur.

    Özet geçmek gerekirse, Aristoteles; tarih biliminin olan olayları, şiir sanatının ise olabilecek olayları anlattığını, bu yüzden de şiir sanatının felsefi yanının olduğunu ve tarih biliminden daha üstün olacağını iddia ediyor. Tragedya ve komedya ayrımını dile getirip komedyanın eskiden sanat olarak görülmemesinden sanat olarak kabul görülmesi sürecine ufak bir değiniyor.

    Buraya okumanızı tavsiye ederim etmem yazacak değilim çünkü bu kitabın kitlesi bu değil. Ben yorumumu yapıyorum sadece. İyi okumalar.
  • 456 syf.
    Yazarın okuduğum ilk kitabı. 10 cocugun gercek hayatindan kesitlerden olusuyor. Kitap adini 15 yasindaki annesi tarafindan terkedildikten sonra bir kopek yetistirici tarafindan yetistirilen cocugun hazin hikayesinden aliyor.

    Kitabin icerigi hakkinda ufak bir fikriniz olmasi acisindan bu cocuktan kisaca bahsetmek istiyorum. Kafeste buyutulmus bir kopek gibi. Yurume, konusma gibi insani eylemleri gelismemis. Insanlardan korkuyor, asiri saldirgan. 6 yasindayken bulunuyor ve baslangicta kafesten cikarmiyorlar..

    Hayatim boyunca okumakta en zorlandigim kitap oldu. Kac kere ara verdim. Kac kere hickira hickira agladim. Okumaktan vazgectim. Kanim donarak okudum. Ama olurda birgun bir cocugun basinda burdaki cocuklar gibi bir durum varsa ve ben bunu bu kitaptan analiz ettigim davranislardan farkedersem diye okumaya devam ettim.

    Psikolojinizin saglamligindan emin degilseniz asla okumanizi tavsiye etmiyorum. Ama o cocuklar gibi yuzlerce hatta binlerce cocuk var. Birinin bakisindan davranisindan durumu farkedip bir cocugun hayatina dokunabilsek ozaman daha yasanilasi bir dunyamiz okur belkide. Sırf buyuzden bile okunasi bir kitap aslinda.

    Cocuklarin tedavi surecleri oldukca detayli anlatiliyor. Cocuklarin davranislarindan ne anlamlar cikarmamiz gerektigini ogrenebildigimiz bir eser.

    taciz, istismar, siddet vb cok seye maruz kalmis 10 cocugun yasam oykusu. Nasıl kurtuldular bu trawmalardan.
    Cocuklarimiza onlari sevdigimizi hissettirrelim.

    'Sevmek, mübalağa sanatıdır. Abartın !'

    Ismet Ozel