Zira geçen yılların o çehrede yarattığı değişiklikler ışık ve gölge oyunu gibidir,giysiler ise her defasında çehreleri farklı çerçeveler olarak gösterir.
Kuranı "SEVDİREREK ÖĞRETMENİN" yollarını,her çocuğun kendine has olduğunu onlara uygun tavsiyeleri veriyor.
Eğitimci ve Kuran kursu öğreticileri için basit gelebilir ama bu konu hakkında bilgisi olmayanlara yol gösterici olacaktır.
Çocuğun ilk başta Kuran öğrenimini nasıl aldıysa yıllar sonra okurken bile o duygulara gireceğini,eğerbu işin korkutularak yapıldıysa mecbur zamanında devam edip özgür olduğunda dönüp bakmayacağını aslında bu yüzden de çok önemli bir nokta olduğunu gösteriyor. Buna kesinlikle katılıyorum,din öğretimi konusu da böyle. Aklıma hep Cem Karaca'nın çocukluğunda camide oynarken tokat yediği ve ondan sonra dine küstüğü, çok yıllar sonra dine döndüğü ve o gün için; beni bu kadar yıl dine,camiye küstüren adama hakkımı helal etmiyorum dediği gelir. Önemi büyük.
Erenlerden birine halkın sorular sorması ve Ermişin az sözle çok şey anlattığı kitap..
Güzel alıntılar var,daha felsefiklerini gördüm,güzel tesbitler okudum. Kitap abartıldığı kadar var mı bilemedim. Hiç bu tarz okumayan için güzel bir başlangıç kitabı olabilir.
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201885,4bin okunma