Mektubunuzda Risale-i Nur'un mizanlarını her okudukça, daha ziyade istifade ettiğinizi yazıyorsunuz. Evet kardeşim, o risaleler Kur'andan alındığı için kut ve gıda hükmündedir.
Her gün ihtiyaç gıdaya hissedildiği gibi, her vakit bu gıda-yı ruhanîye ihtiyaç hissedilir. Senin gibi ruhu inkişaf edip, kalbi intibaha gelen zâtlar okumaktan usanmaz. Bu Kur'anî risaleler, sair risaleler gibi tefekküh nev'inden değil ki, usanç versin. Belki tagaddidir.
Barla - 336
"Çaresizlik, usanç, boşluk hissi ve hiçlik... Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde su olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin gibi gelir."
Uykularında içsavaş yüreklerinde göçük
Televizyonda haberler ölü bir zaman
Bardakta siyah bira fena halde köpük
Nasıl da usanmışlar kurt gibi yaşamaktan
"Le génie n'est qu'une longue patience" ("Deha denilen şey, tükenmez bir sabırdan ibarettir") sözü, en çok dikkate alınması gereken doğru sözlerdendir. Bu sözün özüne bakılırsa her şeyin başarısını sağlayan sabırdır. Usanç tabiatlı olanlar, ne kadar cin fikirli ve şeytan olsalar, yine de araştırma ve çalışmalarının meyvesi olarak ortaya tam bir şey koyamazlar.
Günler gazetelerin eksik haberleri arasında, renksiz ve tembel bir hayat içinde, ne olduğu bilinmeyen olayların cereyanı ortasında tekdüze, usanç verici, sersem sürükleniyor, gidiyordu.