Mektubunuzda Risale-i Nur'un mizanlarını her okudukça, daha ziyade istifade ettiğinizi yazıyorsunuz. Evet kardeşim, o risaleler Kur'andan alındığı için kut ve gıda hükmündedir.
Her gün ihtiyaç gıdaya hissedildiği gibi, her vakit bu gıda-yı ruhanîye ihtiyaç hissedilir. Senin gibi ruhu inkişaf edip, kalbi intibaha gelen zâtlar okumaktan usanmaz. Bu Kur'anî risaleler, sair risaleler gibi tefekküh nev'inden değil ki, usanç versin. Belki tagaddidir.
Barla - 336
"Çaresizlik, usanç, boşluk hissi ve hiçlik... Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde su olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin gibi gelir."
Acaba ömrün ebedî midir? Hiç kat'î senedin var mı ki gelecek seneye belki yarına kadar kalacaksın? Sana usanç veren, tevehhüm-ü ebediyettir. Keyif için ebedî dünyada ka lacak gibi nazlanıyorsun. Eğer anlasa idin ki ömrün azdır hem faydasız gidiyor. Elbette onun yirmi dörtten birisini, hakiki bir hayat-ı ebediyenin saadetine medar olacak bir güzel ve hoş ve rahat ve rahmet bir hizmete sarf etmek; usanmak şöyle dursun, belki ciddi bir iştiyak ve hoş bir zevki tahrike sebep olur.
(Sözler 295.sh - Risale-i Nur)
Uykularında içsavaş yüreklerinde göçük
Televizyonda haberler ölü bir zaman
Bardakta siyah bira fena halde köpük
Nasıl da usanmışlar kurt gibi yaşamaktan
"Le génie n'est qu'une longue patience" ("Deha denilen şey, tükenmez bir sabırdan ibarettir") sözü, en çok dikkate alınması gereken doğru sözlerdendir. Bu sözün özüne bakılırsa her şeyin başarısını sağlayan sabırdır. Usanç tabiatlı olanlar, ne kadar cin fikirli ve şeytan olsalar, yine de araştırma ve çalışmalarının meyvesi olarak ortaya tam bir şey koyamazlar.