Hani ol şiirin sözlüler
Hani ol güneş yüzlüler
Şöyle kayıbolmuş bunlar
Hiç belirmez nişanları…
Bunlar bir vakıt beyler idi
Kapıcılar korlar idi
Gel şimdi gör bilmeyesin
Bey hangidir ya kulları…
"Büyük Ustaa! Ustacıım!" Altın sarısı zülüflerini kulaklarının arkasına sıkıştıran küçük melek diğer küçük meleklere bakıp "Duymuyor yaa!" dedikten sonra tekrar seslendi dalıp gitmiş Mikail'e:
"Ustaa ... Aloo!"
"İşsiz kalırsam" diye düşündü22 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü 23 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü 24 yaşında.
Ve zaman zaman işsiz kalarak
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
50 yaşına kadar.
"Bir hasır sepete bakıyordum. Kapağı kaldırılmıştı, sepet deniz ürünleriyle dolu görünüyordu, yani ben öyle düşündüm, istiridye falan derdim ama kabuğundan çıkarılmış..
(••)
'Bunlar Dalmaçya istiridyesi mi?' diye sordum Poglownik'e.
Ante Pavelić sepetin kapağını kaldırıp o deniz ürünlerini, kaygan ve jelatinsi istiridye yığınını gösterdi, gülümseyerek, o iyi yürekli, yorgun gülümseyişiyle dedi ki: 'Sadık Ustaśa'larımın bir armağanı bu: yirmi kilo insan gözü..'"