Yaygın inanışın aksine Makyavelci kişilik yapısına sahip insanların istisnai derecede zeki olmadıkları, IQ testlerindeki vasat performanslarıyla ortaya konmaktadır. Ayrıca zihin oyunlarında da çoğu kişinin sandığı gibi üstün değillerdir. Bunun yerine tamamen farklı bir düşünce tarzına sahiptirler. Onlara bir ortak girişim önerdiğinizde, beyinleri “Evet, bu iyi bir fikir!” demek yerine, “Bundan daha fazlasını nasıl alırım?” şeklinde planlar kurmaya başlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Şimdilerde ortalığa hâkim olan vasat insanın uygarlaşma sürecini kendi başına taşıyabileceğini düşünmek hayalperestlik olur. Salt bugünkü uygarlığı koruma süreci son derece karmaşık bir iş ve sayılamayacak çok incelik gerektirmekte. Bu vasat insan onunla baş edemez; uygarlığın sunduğu birçok aygıtı kullanmayı öğrenmiş gerçi, ama doğasının özelliği uygarlığın ilkelerinden kökten habersiz oluşudur."
"Hiçbir devirde olmadığı oranda güçlü bir kitle ile karşı karşıya bulunuyoruz; neyleyim ki o kitle, geleneksel kitleden farklı olarak kendi çerçevesine sıkışıp kalmış, hiçbir şeye, hiç kimseye hayrı dokunacak durumda değil, kendi kendine yeterli olduğunu sanıyor, dik kafalı bir insan yığını."
"Toplumların yönetimini öyle bir insan türü ele geçirmiş bulunuyor ki uygarlık ilkelerine karşı herhangi bir ilgisi yok. Oyalayıcı nesnelere, otomobillere ve benzeri birkaç şeye karşı ilgisi var. Ancak bu da uygarlıkla hiç mi hiç ilgisi olmadığını doğruluyor, çünkü o nesneler uygarlığın yalnızca ürünleridir."
"Tarihsel görevinin" gerektirdiği düzeye ulaşamamış olan o insan tipi "eğer Avrupa'nın efendisi ve sonuçta kararları veren merci olmayı sürdürürse, kıtamızın barbarlığa geri dönmesi için otuz yıl yeterli olacaktır" der Ortega; keskin bakışlarıyla ufuktaki topyekûn savaşın yıkıntılarından arta kalacak Avrupa'yı görür gibidir:
"Avrupa uluslarının önünde, iç yaşamlarında büyük zorluklarla, ekonomik, hukuksal ve kamu düzeni açısından sorunlarla dolu bir dönem var. Kitlelerin hâkimiyeti altında, Devletin bireyin, grubun özgürlüğünü ezerek geleceği hepten tüketmesinden korkmayalım da ne yapalım?"
Öyle, çünkü kitle insanı devleti ele geçirmiş durumdadır:
"(...) kendini devlet sanıyor ve devleti kendi rahatını kaçıracak her türlü yaratıcı azınlığı ezmek üzere kullanmaya olan eğilimi